Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/256 · K. 2024/3918
11. Hukuk Dairesi 2023/256 E. , 2024/3918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3030 Esas, 2022/1738 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/81 E., 2019/153 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük talebinin reddine diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tütün sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, ürünlerinin Türkiye'de ilk olarak 1994 yılında piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde "..." ibareli pek çok markası bulunduğunu, davalı adına tescilli 2011/09844 sayılı "..." ibareli 5 ve 29. sınıfta tescilli markanın müvekkilinin markası ile benzer olduğunu, markaların ilişkin oldukları sınıflar bakımından da büyük benzerlik gösterdiğini, iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli markanın davalının markasından önce tescil edilmiş olup tanınmış marka olduğunu, davalının markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, davalının 2015/21743 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itiraz neticesi davalının marka başvurusunun reddine karar verildiğini, davalının müvekkilinin tanınmışlığından itibarından haksız kazanç sağlayacağını, müvekkilinin itibarına zarar vereceğini, hukuki işlemlere başlanmadan evvel davalıya ihtarname keşide edilerek, söz konusu hukuka aykırılığın önlenmesi amaçlandıysa da davalıdan geri dönüş alınamadığını, davalının söz konusu markayı internette de kullandığını, davalının fiili kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/09844 no.lu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) anlamında marka hakkına tecavüz ve Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafından satış ve pazarlaması yapılan "..." ve "... ..." markalı ürünlerin pazarlamasının, satışının, ihracatının ve ithalatının durdurulması ve bulundukları yerlerde toplatılarak el konulmasına, "..." ve "... ..." ibarelerinin davalı tarafından tanıtım unsurlarında kullanımının durdurulmasına ve yasaklanmasına, davalıya ait internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.