IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu nedeni ile işbu davanın reddi gerekir iken kabulü cihetine gidilmesi hatalı zamanaşımı itirazları dikkate alınmadığını, bu itibarla kararı kabul etmeleri mümkün olmadığını, zira davaya konu olan ve daha önce yasal prosedürü takip edilerek müvekkil kurum sağlık kurulları ve YSK tarafından tespiti yapıldığını, meslek hastalığı kararının üzerinden uzun bir süre geçmiş olduğunu, bu itibarla öncelikle davanın ikame edildiği tarih nazara alındığında yasal hak düşürücü süre dolmuş olduğunu, zamanında ikame edilmeyen işbu davanın zamanaşımı nedeni ile de reddi gerektiğini, diğer davalı sigortalı ...’in geçirmiş olduğu rahatsızlık neticesinde sevk edildiği ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 08.03.2016 tarihli kararı ile sigortalı ...’in rahatsızlığının meslek hastalığı olduğunu ve % 10,1 maluliyet oranı bulunduğu tespit edildiğini, akabinde işbu yargılama sırasında dosya YSK’ya gönderilmiş olduğunu, YSK tarafından yapılan kontroller neticesinde 10.09.2018 tarih ve 69/14547 sayılı karar ile kurum sağlık kurulu raporunu teyit ederek sigortalının %10,1 maluliyet oranının bulunduğuna ve hastalığının meslek hastalığı olduğuna dair karar tesis edildiğini, davacı sigortalının geçirmiş olduğu rahatsızlık neticesinde maluliyetinin olmadığını iddia ettiğini, yerel mahkemece bu tür ihtilaflarda uygulanması gerekli iş ve işlemler uygulanmadan eksik inceleme ve araştırma ile karar tesis edildiğini, müvekkil kurum tarafından yapılan tüm iş ve işlemler ilgili mevzuat muvacehesinde ifa edilmiş olup haksız ve mesnetsiz neden ve gerekçeler ile reddi gerekmekte iken eksik araştırma ve inceleme neticesinde davacının maluliyetinin gerekmediği ve hastalığın mesleki olup olmadığının ayrımının yapılamadığına dair ATK Kurul raporlarını kabul etmek mümkün olmadığını, ATK raporları incelendiğinde de görüleceği üzere “hastalığın mesleki olup olmadığının ayrıştırılamadığı” şeklinde kararlar verildiğini, yerel mahkemece sanki ATK kurulları tarafından “hastalığın mesleki olmadığına dair” bir karar ihdas edilmiş gibi işbu kararları hükme esas alması kabul edilemez ve izahtan yoksun olduğunu, bu itibarla davanın reddi gerekir iken Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulü cihetine gidilmesi, bununla birlikte davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil kurum aleyhine yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup işbu kararın ortadan kaldırılması gerekmekte belirterek istinaf taleplerinin kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi dosya kapsamına ve dosyada alınan bilirkişi raporlarına uygun olmadığını, mahkemece Adli Tıp 2. Üst kurulu raporunda müvekkilin hastalığının mesleki olmadığının sabit olduğu belirtilmiş ise de Adli Tıp 2. Üst kurulu raporu incelendiğinde görüleceğini, müvekkilinin hastalığının mesleki olup olmadığına ilişkin ise bir ayrım yapılamadığını, yönetmelik kapsamında meslek hastalıkları içerisinde sayılan bir rahatsızlığın bulunması durumunda hastalığın mesleki olmadığının ispatı işverende olduğunu, hem içtihatlarla hem de doktrin ile sabit olduğu üzere bu hususta işçi lehine bir karine ön gürüldüğünü, dolayısıyla davacı işverenlik müvekkilin hastalığının mesleki olmadığı yönündeki iddia ve taleplerini ispat edemediğini, müvekkil, işe başladığı andan itibaren vakum makinesinde montaj operatörü olarak çalıştığını, davacının iddia ettiği gibi müvekkilin bu işinin sürekli olmadığı doğru olmadığını, müvekkil işe başladığı tarihten itibaren sürekli bu makinede çalıştığını, yalnızca, sipariş yoğunluğuna göre kısa süreli olarak, matkap, karbüratör montajı gibi başka işlerde çalıştırılmışsa da bunlar da oldukça tozlu ve gürültülü işler olduğunu, müvekkilinin bu koşullardaki, uzun süren çalışma saatleri, yaptığı işin niteliği ve biçimi nedeniyle, akciğerlerinde meslek hastalıkları oluştuğunu, müvekkilinin bu rahatsızlıkları davacı iş yerinde çalışmakta iken başladığını, zaman zaman akciğer rahatsızlıkları nedeniyle hastanede dahi yattığını, bu şekilde ağır sağlık sorunları olan müvekkilin ciğerlerinde, sağlık taramalarında bir rahatsızlık çıkmaması veya işverenin bu durumdan haberdar olmaması mümkün olmadığını, ... Meslek Hastalıkları Hastanesi’nden verilen 03.03.2016 tarihli epikriz raporu ile müvekkilinin işyeri çalışma koşullarından kaynaklanan astım ile pulmoner nodül rahatsızlığı bulunduğunu ve tozsuz, dumansız, kokusuz, kimyasal olamayan bölümde çalışmasının uygun olacağı tespit edildiğini, mahkemece yapılan yargılama sürecinde müvekkil Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna sevk edilmiş kurulun 10.09.2018 tarihli kararında da müvekkilde bulunan hastalığın meslek hastalığı olduğu ve hastalık sebebiyle meslekte kazanma gücü kaybının %10,10 olduğu tespit edildiğini, davacı tarafça bu tespite itiraz edildiğini, dosya akabinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine gönderildiğini, kurum 20.03.2019 tarihli kararında müvekkilin mesleki rahatsızlığının bulunmadığını değerlendirdiğini, yerel mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 04.10.2019 tarihli "kişide mevcut astım hastalığının mesleki olup olmadığının ayrımının yapılamadığı oy birliği ile mütalaa olunur " değerlendirmesini, açıkça işçi aleyhine olacak şekilde değerlendirmiş, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun meslek hastalığı olup olmadığını ayıramadığı somut olayda Sayın Mahkeme müvekkilin hastalığının mesleki olup olmadığı ayrımını kendisi yaptığını ve hastalığın mesleki olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verdiğini, davacının davalı iş yerinde çalışmaya başlamadan önce böyle bir sağlık sorunu bulunmadığını bu hastalığı tetikleyebilecek başka bir sağlık sorunu da bulunmadığını, hastalığın mesleki olduğunu belirleme yetkisi de münhasıran Meslek Hastalıkları Hastanesi'nde bulunduğunu, SGK tarafından mesleki hastalığı ve buna bağlı maluliyet oranı da belirlendiğini, 510 sayılı Kanun dönemi öncesi, SSK ... Meslek Hastanesinin ve SSK ... Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından belirlenen mesleki maluliyet oranlarının verilme sebepleri nazara alındığında meslek hastalığının ölüme etkisinin somut olayda gerçekleşmeme nedenine ilişkin makul ve yeterli bir gerekçelendirmenin görülmediği bunun sonucu olarak da bilirkişi raporunun yeterliliğine ilişkin Mahkeme tarafından somut herhangi bir gerekçe gösterilmediği tespit edildiğini belirterek istinaf taleplerinin kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan ve itiraz üzerine ATK 2. Üst Kurulu'ndan alınan raporlara göre; davalı sigortalının durumunun maluliyet gerektirmediği, astım hastalığının mesleki olup olmadığının ayrımının yapılamadığının tespit edildiği, böylelikle davalı sigortalıda mesleki hastalık olarak kabul edilecek bir rahatsızlık bulunmadığı ATK 2. Üst Kurulu raporu ile sabit olmakla, davalı SGK'nın... T.C. kimlik numaralı sigortalı davalı ...'de meslek hastalığı olduğuna ilişkin kararının iptaline yönelik ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçelerine dayalı olarak; davalıların istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.