Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/2669 · K. 2024/5234
11. Hukuk Dairesi 2023/2669 E. , 2024/5234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1440 Esas, 2022/1120 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/236 E., 2020/411 K. Taraflar arasındaki alacak ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, hesabını internet bankacılığına açtırmadığını, bilinmeyen kişiler tarafından 16.03.2018 tarihinde internet bankacılığı kullanılarak müvekkilinin hesabındaki tüm varlıkların Türk Lirasına çevrilerek vadesiz hesaba aktarıldığını, müvekkili adına kredi çekildiğini, vadesiz hesaba aktarılan paralar ile çekilen kredinin 3 ayrı EFT işlemi ile Koineks Teknoloji A.Ş. unvanlı şirket hesabına gönderildiğini, müvekkilinin bankada kayıtlı 0533...91 no.lu cep telefonuna ait SMS raporuna göre tüm işlemlerin 16.03.2018 günü saat 10:22-14:52 aralığında yapıldığını, müvekkilin bilgisi ve onayı dışında hesabının internet bankacılığına açılmasına ve kısa süre içerisinde yüklü miktarda işlem yapılmasına rağmen davalı bankanın müvekkiline hiçbir bilgi mesajı göndermediğini, her vade bitiminde müvekkilini arayan müşteri temsilcisinin müvekkilini aramadığını, müvekkilinin olaydan 29.03.2018 tarihinde mesai bitiminden sonra tesadüfen haberdar olduğunu ve hemen ertesi gün suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin vadeli dolar, vadeli TL, vadesiz TL, vadesiz ek TL ve altın hesaplarında olan toplam 148.885,30TL'lik parasal varlığını kaybettiğini, vadeli hesaplarının bozdurulması nedeniyle ayrıca faiz ve gelir kaybına uğradığını, bu zararların yanı sıra müvekkilinin adına rızası dışında çekilen 35.000,00 TL'lik kredi ve 1.231,72 TL hayat sigortası nedeniyle davalı bankaya 59.071,12 TL borçlandırıldığını, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı bankanın müvekkilinin hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan ve krediden sorumlu olduğunu, müvekkilinin bankadan bu yönde talepte bulunduğunu ancak banka tarafından ihtara cevap verilmediğini ileri sürerek 25.097,27 USD'nin aynen veya tahsil tarihindeki kur karşılığı TL üzerinden olay tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, vadeli TL hesabındaki 26.262,04 TL ile vadesiz TL hesabındaki 2.378,06 TL olmak üzere toplam 28.640,10 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yıllık en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, ek hesaptan aktarılan ve müvekkilinden tahsil edilen 801,37 TL'nin en yüksek mevduat faizi ile birlikte, altın hesabındaki 130 gram altının aynen iadesine veya tahsil anındaki TL değeri üzerinden tahsiline, rızası dışında çekilen 58.254,70 TL kredi ve bu kredi nedeniyle düzenlenen hayat sigortası poliçesinden kaynaklı 846,42 TL olmak üzere toplam 59.071,12 TL'den dolayı müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.