Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/2671 · K. 2024/3537
11. Ceza Dairesi 2023/2671 E. , 2024/3537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/906 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2022 tarihli ve 2022/467 Soruşturma, 2022/1614 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İskenderun 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/906 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.03.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli ve 2022/19189 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41353 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41353 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/12/2021 tarihli ve 2021/19281 soruşturma, 2021/11260 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair İskenderun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/01/2022 tarihli ve 2022/15 değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan soruşturma evresi sonunda İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/02/2022 tarihli ve 2022/467 soruşturma, 2022/1614 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İskenderun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/03/2022 tarihli ve 2022/906 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenlemeler gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde, Cumhuriyet savcılığınca belirtilen eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasında isabet görülmediği, ancak anılan kararın gerekçesinden esasen bu kararın soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiği ve eksikliklerin tamamlanmasını müteakip sulh ceza hakimliğince itirazla ilgili bir karar verileceği, kesin nitelikteki İskenderun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/01/2022 tarihli kararının olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yolu ile bozulmadan yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, ancak ilk ve kesin mahiyette olan kararı veren ve yeniden soruşturma yapılmasını müteakip itirazla ilgili bir karar verecek olan sulh ceza hakimliğince karar verilmiş olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Şüpheli ...'in, yetkilisi olup müştekilerin ise hissedarı oldukları ... isimli şirkete ait 31 ... 60 plakalı araç ile adı geçen şirketteki malvarlıklarını yine kendisinin şirket yetkilisi olduğu, müştekilerin ise hissedarı oldukları bir başka şirket olan ... isimli şirkete müştekilerin bilgisi dışında devrettiği, yine ... isimli şirkete ait 31 ... 25 plakalı başka bir aracı ise ... isimli şirket çalışanı olan diğer şüpheli ...'a devredip araç bedellerini şirket kayıtlarına intikal ettirmeyerek uhdesinde tutmak suretiyle şüphelilerin yarar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; suça konu ... ve ... isimli şirket kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmamış olması karşısında, gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; anılan şirketlere ait belirtilen dönemlerdeki ilgili ticari defter, makbuz, fatura, muhasebe kayıtları, banka kayıtları ve diğer hukuki belgeler ile araç satış sözleşmeleri temin edilip, ilgili belgelerle birlikte dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii sağlanıp, savunma içerikleri de dikkate alınarak, araç satış bedellerinin şirket kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmediği, söz konusu bedellerin şüphelilerin uhdesinde bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.