Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/2720 · K. 2024/5217
11. Hukuk Dairesi 2023/2720 E. , 2024/5217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/875 Esas, 2023/279 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/320 E., 2020/240 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğine dayalı manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Holding A.Ş. ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... Holding A.Ş. ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 05.03.2010 tarihinde davacı müellife ait mimari eserin bulunduğu İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Ortaköy Mahallesindeki taşınmazı Hazineden aldığını, 01.04.2013 tarihinde İstanbul 3. numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna başvurarak 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesinden almış olduğu rapor ve Kurum tarafından 2011 yılında Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesinden alınan deprem performans raporlarında binanın can ve mal güvenliği açısından yeterli performansı sağlamadığı gerekçesiyle kapsamlı güçlendirmeye ihtiyaç duyulduğunu, yapılacak işlem ve maliyetlerin göz önünde bulundurulması nedeniyle binanın yıkılıp yeniden yapılmasının daha uygun olacağının belirtildiğini, bunun üzerine binanın yıkılarak kültür varlığı değerlerine uygun olarak yeniden inşa edilebilmesi için izin talebinde bulunulduğunu, talebin kabulü üzerine yeniden yapma taahhüdü ile davalı ile 22.12.2011 tarihinde davacıya ait Mimar Konuralp Müteahhitlik Müşavirlik A.Ş. arasında davaya konu binanın (mimari eser-Karayolları binası) restorasyonunun yapılabilmesi ve iskan edilebilmesi için sözleşme imzalandığını, binanın yıkılması sonrasında imzalanan sözleşmenin 05.06.2013 tarihli ihtarnameyle davalı tarafından feshedildiğini, davalının bina yıkıldıktan sonra koruma kurulu ve davacıya ait taahhütlerinden kurtulmak ve vaatlerini bertaraf etmek amacıyla binanın yıkılmış olması ve benzer sebeplerle kültür varlığı özelliğini kaybettiği iddiasıyla davaya konu binaya ilişkin tescilin kaldırılması talebinde bulunduğunu; ancak talebin reddine karar verildiğini, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 2014/758 E. sayılı dosyası ile yürütmenin durdurulması talebiyle birlikte Kurul kararının iptaline ilişkin dava açtığını, ancak yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiğini, iptali istenen kararın konusunun tescilli binanın proje müellifinin müvekkili olup, bina ve mimari projeleri üzerindeki tüm fikri mülkiyet haklarının kendisine ait olduğunu, manevi hakları kullanma yetkisinin eser sahibine ait olduğunu, manevi haklardan birinin de eserde değişiklik yapmayı menetmek olduğunu, eser sahibinin bu bütünlüğün korunmasını talep edebileceğini, Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü binasının Türkiye'de ilk defa asma cephe kullanılan bina olduğunu, Zincirlikuyu-Levent aksı üzerinde daha sonra oluşan yüksek yapıların öncüsü olarak sembolleştiğini, bu nedenle 2004'ten beri korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli olması nedeniyle burada yapılacak her proje için izin alınması gerektiğini, davalının bu hak ihlalinin müvekkilinde büyük üzüntü yarattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait eserin yıkılarak yeniden yapılmaması nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesini talep etmiştir.