Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/2740 · K. 2024/5124
6. Hukuk Dairesi 2023/2740 E. , 2024/5124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2023/517 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/191 E., 2021/176 K. Davacı vekili, müvekkilinin 16.09.2016 tarihinde sol alt çene molar bölgede ağrı şikayeti ile davalılardan Dentpro Ağiz ve Diş Sağlığı Polikliniğine başvurduğunu, bu poliklinikte diğer davalı diş hekimi ...'in hastası olduğunu, müvekkilinin muayene sonucu pulputus teşhisi konularak, kanal tedavisine başlandığını, iki seanslık tedavi sonrası ilgili dişte apse geliştiği görülerek 01.10.2016 tarihinde diş hekimi tarafından bu apseli dişin çekildiğini, müvekkilinin dişin çekimi sonrasında ağrılarının devam ettiğinden, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine müracaat ettiğini, burada yatarak tedavi gördüğünü, ardından ameliyat olması gerektiğinin belirtildiğini ve 6 dişinin çekilmesi ile birlikte ameliyat olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin çok sayıda dişini kaybetmesine sebep olduğunu, yapılan tıbbi müdahalenin hukuka da aykırı olduğunu, gerekli aydınlatma yükümlülüğünün yapılmadığını, tıbbi müdahalenin özenle yerine getirilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının diş ağrısı, dişte hassasiyet, diş üzerine basmada ağrı gibi şikayetleri ile davalı polikliniğe başvurduğunu, diş tabibi ... tarafından muayene edildiğini, davacının diş röntgeni çekildiği ve kendisine kanal tedavisine başlanılmasına karar verildiğini ve bu hususun davacının kendisine açıklandığını, kanal tedavisi yapılmaya başlandıktan 2 gün sonra dişte iltihap olduğunun anlaşıldığını ve kanal tedavisi işlemine son verilerek antibiyotik tedavisi uygulandığını, antibiyotik kullanımının ardından dişin çekilmesine karar verilerek diş çekim işleminin yapıldığını, 4 gün sonra davacını yüzünde şişlik olduğunu telefonla arayarak diş hekimine bildirdiğini, kendisi derhal polikliniğine çağrıldığını ve diş filmi çekildiğini, diş filminin çekimi sonrasında kemiğin eridiğinin görüldüğünü ve davacının derhal Ankara Üniversitesi Diş Hastanesi Fakültesine çağrıldığını ve tomografisi çekildiğini, hastada kronik kemik iltihabı olduğunun anlaşıldığını ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine yatışının sağlandığını, dişin çekilmesinin bu hastalığın başlamasına veya hızlanmasına sebep olabilecek bir durumun olmadığının bilimsel görüşlerle açıkça ortaya konduğunu, hastalığın bir diş iltihabı hastalığı değil kronik kemik iltihabı hastalığı olduğunu, müvekkillerinin hasta ile çok yakından ilgilenerek hastanın hayatını kurtardıklarını, davacının kendisinin hastaneye başvurmadığını, bizzat diş tabibi davalı ... tarafından hastaneye yatışının sağlandığını, teşhis ve tedavinin doğru ve tam zamanında yapıldığını, hastaya her türlü açıklamanın yapıldığını ve durumun bildirildiğini, davacının kanal tedavisi sonucunda dişinin çekilmesi ile hastalık arasında illiyet bağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre, davalı doktor tarafından uygulanan kanal tedavisi neticesinde oluşan duruma uygulanan tedavi ve metotların tıp biliminin genel kurallarına uygun olduğu, yapılan işlemlerde herhangi bir kusur yada hata bulunmadığı, oluşan durumun komplikasyon olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararına karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dava, diş tedavisinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemesince Adli Tıp Kurumundan alınan rapor incelendiğinde, raporu düzenleyen bilirkişiler arasında uyuşmazlık konusunu bilen, alanında uzman bir bilirkişinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece öncelikle üniversitelerin diş hekimliği bölümünde görev yapan, uyuşmazlık konusu olan endodonti alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Ankara 9. Tüketici Mahkemesinin 2017/191 Esas, 2021/176 Karar, 18.03.2021 tarihli kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.