IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...’e ait "KİM BİLEMEZ" isimli eserinin noter onayında hususiyetin açık ve net olarak belirtildiği gibi 25 sayfalık detaylı şekilde senaryo edilmiş olan sunumda da açık şekilde belirtildiğini, bu hususiyetin ‘Ekrana gelen soruları kimin bilemeyeceğini tahmin etmek’ olduğunu,
Müvekkili ...’e ait olan sunum hem dijital sunum dosyası(.PDF) şeklinde hem de kağıt üzerinde şekillenmiş olduğunu, . 25 sayfalık replik ve diyalog içeren yazıların bugün senaryo olarak kabul edilmekte olduğunu, üstelik yarışmacıların temsili resimlerinin dahi yer aldığını, ‘Şekillenme’ kavramını ‘televizyonda yayınlanma’ olarak tanımlamak Hususiyet kavramının hukuken tanımlanmış kaidelerine aykırı olduğunu,
FSEK’in 2.maddesinin ‘İlim ve Edebiyat Eseri’ başlığı altında ‘herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler’ denilerek ...’in noter tasdikli formatını ve 25 sayfalık sunumunu FSEK koruması altına alındığını,
Bilirkişilerce ve mahkemece değerlendirilmemiş olan Ankara 2.... Sinai Haklar Mahkemesi’nin emsal kararında da görüldüğü üzere 1 sayfalık bir yarışma programı metni hem FSEK Madde 2’deki ‘herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler’ hem de ‘her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları’ çerçevesinde ele alınarak eser olarak kabul edildiğini, bu kararın değerlendirilmemesinin kararın kaldırılmasını gerektirdiğini,
Mahkeme Kararında “telif hakları fikirleri değil, onların ifade ediliş şekillerini korumaktadır.” diye yorumlanan TRIPS 9/2 maddesinin “Fikir hakkının korunması…” şeklinde başladığını ve TRIPS 9/2 açıktır ki; ‘Fikir Hakkı’ ile ‘Düşünce’ aynı şey olmadığını, davacının KİM BİLEMEZ eserini hem notere onaylattığını, hem de 25 sayfalık senaryo sunumu hazırlayıp eposta ile yayıncı kuruluşa göndererek alenileştirdiğini, KİM BİLEMEZ eserinde düşüncenin ifade ediliş biçiminin (... hususiyetin) Yarışmacılar ekrana gelen soruları hangi yarışmacının bilemeyeceğini tahmin ederek başarılı olmaya çalışacak olmaları olduğunu, SHOW TV’de yayınlanan Bir Sorun Mu Var programında düşüncenin ifade ediliş biçiminin; Yarışmacılar ekrana gelen soruları hangi yarışmacının bilemeyeceğini tahmin ederek başarılı olmaya çalışmaları olduğunu,
Hatta Show TV’de yayınlanan programın her bölümünde ‘Dünya’nın en farklı bilgi yarışmasına hoş geldiniz. Neden en farklı diyoruz. Çünkü bu yarışmada ekrana gelen soruları kimin bilemeyeceğini bileceksiniz.’ denildiğini ve ...’in ‘KİM BİLEMEZ’ eserinin ismi planlı ve periyodik şekilde 323 kez programda zikredilmekte olduğunu, programın izleyicileri programın isminin ‘KİM BİLEMEZ’ olması için yorumlar yaptıklarını,
Son bölümü olan 21.bölümünde de, programın ilk bölümünde de ‘ekrana gelen soruları kimin bilemeyeceği tahmin edilmektedir’ Yine yayınlanan programın ilk bölümünden son bölümüne kadar kesintisiz ve sürekli olarak KİM BİLEMEZ sorusu jenerik olarak kullanılmakta olduğunu, ...’in eserindeki replikler birebir aynı şekilde zikredilmekte olduğunu, böylesi bir benzerliğin intihalden başka bir açıklaması olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
...’ın 25 yıllık televizyonculuk hayatında tek bir format üretmemiş olması, ilk formatını ...’in noter onayından 6 ay sonra, ...’in gönderdiği epostadan da 3 ay sonra ürettiğini iddia etmesi de davalı taraf iddialarını dayanaksız kıldığını, Davalı taraf savunmalarında tevili ikrarla; ...’ın ...’in eserinden haberi olduğunu kabul etmekte olduğunu, ... hususiyeti aynen kopyalayarak, yarışma ismi, yarışmacı sayısı, joker sayısı, dekor rengi gibi ayrıntılar değiştirildiğinde asıl eserden farklı bir eser ortaya çıkmadığını, ...’e “KİM BİLEMEZ” eserine ait 25 sayfalık detaylandırılmış senaryo sunumunun yargılamaya esas olarak hiç bir suretle incelenmediğinin karar ile de açık olduğunu, “KİM BİLEMEZ” eserinin 25 sayfalık sunumu standartların üzerinde detaycı bir anlatıma sahip olduğunu, yarışmacıların diyaloglarına, repliklerine kadar her ince ayrıntı düşünüldüğünü, öfkelenen, gülen, güldüren, üzülen, sevinen, intikam alan yarışmacılar belirtildiğini, Yarışmanın genel kuralları, ...’in “KİM BİLEMEZ” eserine ait 25 sayfalık detaylandırılmış mizansenin 2.sunum sayfasında ... hususiyet, yarışmacı sayısı, duruş şekli, stüdyoda olacağı, soruların ekrana yansıyacağı, her soruda ‘Kim Bilemez’ diye sorulacağı, oylama ve eleme sistemi, oylama ile alakalı kısa örnek, programın ana akışı, yarışmada bir ödülün varlığı, sonraki bölümde yeni yarışmacının dahil olması gibi tüm detaylar belirlendiğini, Oyuncuların muhtemel stratejileri, sunumunun 10. Sayfasında yarışmacıların strateji geliştirmesi ve gruplaşma örnekleri olduğunu, Yine 11.sayfada Philip isimli yarışmacının diğer yarışmacıları stratejileri kapsamında örgütlemesi detaylı bir sunumun tüm gerçekliğini ortaya koyduğunu, 15.sayfasında bir yarışmacının rakiplerini yanıltmak için strateji gereği kafasını kaşıdığı dahi görüldüğünü, eserinin 25 sayfası baştan sona okunduğunda dakika dakika akışın mevcut olduğu görüleceğini, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, temsili sunucu ve yarışmacı resimleri eklendiğini, temsillerin ayrı coğrafyaları, ayrı meslekleri, cinsiyetleri, karakterleri ve hayatları temsil etmekte olduğunu, ayrı temsil ve tipteki kişilerin programa ne kadar renk kattığını eseri okuyan her kişi için tasdik edilesi bir gerçeklik olduğunu, sunucunun resmi ile nasıl bir görünüşü olacağının belirlendiğini, Yarışmayı nasıl sunduğunun, sunumun tümünde repliklerine kadar belli olduğunu,19.sunum sayfasındaki sunucunun yarışma ile ilgili tarifi dikkat çektiğini, sunumdaki 2.sayfada her soruda yarışmacılara “KİM BİLEMEZ” sorusunun sorulacağı belirtilmiş olduğunu, 8. sayfasında sunucunun yarışmacılara her soru geldiğinde KİM BİLEMEZ diye soracağı tekrar belirtildiğini, Show TV’de yayınlanan programda da sunucu her soru geldiğinde yarışmacılara “KİM BİLEMEZ?” diye sormakta olduğunu, rapora itirazlar, itiraz görsel ve USB VIDEO SUNUM’larda belirtilmiş olmasına rağmen yerel mahkeme kararının gerekçesinde işbu husus hiç bir suretle ortaya konulmadığını, 15.sayfasında yarışmacılarla birlikte stüdyodaki konukların da tezahürat yaptıkları ve yarışmaya aktif katıldıkları açık şekilde belirtildiğini, Jokerlerden birinde stüdyodaki izleyicilerden birinin sayı söylemesi de yine bu unsurun eserdeki varlığını gösterdiğini, ‘içeriğin şekillenmesine ... olan hususiyetle yoğrulmuş özgün fikrin de bir başka biçim etrafında meydana getirilmesi’ cümlesinin ‘Ekrana gelen soruları kimin bilemeyeceğini tahmin etmek’ ... hususiyetinin başka bir biçim etrafında Show TV’de yayınlanması ‘olayına karşılık geldiğini, özgün unsurun kullanım oranına bakılması gerektiği kararda belirtildiğini, “KİM BİLEMEZ” eseri ve “BİR SORUN MU VAR” programı incelendiğinde; “BİR SORUN MU VAR” isimli program Show TV’ de 21 bölüm yayınlanmıştır. Eğer bu programda ... hususiyet aynı olmayıp yarışmanın sadece bir yerinde konuşma esnasında bir kez sunumdaki replik kullanılmış olsaydı bu durumda telif hakkı ihlalinden bahsedilmesi gerçekçi olmazdı. Ancak 1. Bölümden 21.bölüme kadar her soru geldiğinde “KİM BİLEMEZ” diye sormak, yarışmanın ... hususiyetini (ki bu ... hususiyeti davalılar bizzat kendileri dünyanın en farklı bilgi yarışması olarak nitelemişlerdir.) 1.bölümün başından 21.bölümün sonuna kadar sirayet etmiş şekilde kullanmak, bu da yetmezmiş gibi ...’in sunumundaki replikleri bile birebir aynen kullanmak açık ve hüsnüniyet barındırmayan bir intihaldir. Yarışmacı sayısı, dekor rengi , sunucunun ayakkabısı gibi ayrıntıların ... hususiyetle karşılaştırılabilecek derecede önemli ayrıntılar olmadığı sabit olduğunu, 1.bölümden 21.bölümün sonuna kadar yani programın tamamına sirayet etmiş bir özgün fikrin orantısız ve kötü niyetli kullanımı söz konusu olduğunu,
Yerel Mahkeme Kararı ve bilirkişi raporlarının ‘kamera açısı, kamera sayısı, ışığın rengi, vs.’ gibi unsurları farklılaştırarak, ‘Ekrana gelen soruları kimin bilemeyeceğini tahmin etmek’ ... hususiyetini, yani davalıların bile dünyanın en farklı bilgi yarışması ... olarak nitelediği çok değerli bir eserin ... hususiyetini farklı renk ışık kullanarak, kamerayı birkaç metre geride konumlandırarak, farklı enstrüman ile çalınan bir müzik kullanarak herkesin izinsiz kullanabileceğini belirtmesinin hukuka aykırı olduğunu, eserin telif hakları kapsamında karşılaştırmasını yapmak için eserin televizyonda yayınlanmış olmasına gerek olmadığını, alenileşmenin, “eserin üçüncü kişiler tarafından görüldüğü anda başladığına” dair hukuki dayanakların dosyaya eklendiğini, uzman olmayan ortalama bir izleyici dahi; ...’e ait sunum okutulduğunda ve yayınlanan programın sadece bir bölümü izletildiğinde ‘KİM BİLEMEZ’in defalarca yayınlanan programda tekrar edildiğini, programın ana fikrinin aynı olduğunu belirteceğini,
Raporun uzmanlıktan ve tarafsızlıktan uzak olduğunu, eserin isminin yanına ‘ismi değişebilir’ ibaresi eklenebileceğini, bu eserin isminin değişmesi eseri farklı bir eser yapmayacağını, noterde ... hususiyetin genel çerçevesiyle ile tescil ettirildiğini ve diğer ayrıntıları opsiyonlu olarak, bilinçli şekilde kaleme alındığını, 25 sayfalık senaryo sunumunda noter onayında opsiyonlu yazdığı her unsuru belirlediğini, ... hususiyet esinlenmek adıyla haksız suretle kullanılamayacağını,
Davalı ...’dan 3 ay önce e-posta yolu ile göndermiş olduğu 25 sayfalık, replikleri dahi içeren adeta bir senaryo olan sunumu yok sayıldığını, gerekçenin yerinde olmadığını, itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişilerin görüş ve kanaatlerini ortaya koydukları makale ve kitaplarındaki tespitlere tamamen zıt tespitlerle hareket ettiklerini,bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, kararın ve tespitlerin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl davacı vekili istinaf aşamasında beyan dilekçesi ve 25 sayfalık sunumun yapım halinin video görüntülerinin yer aldığını belirttiği 1 adet USB bellek sunduğu, bilirkişiler hakkındaki soruşturma dosya numarasını bildirdiği, yeni bilirkişi incelemesi talep ettiği görülmüştür.
2.Birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece birleşen dava dosyasında davalı aleyhine ikame ettiğimiz davamız asıl dava dosyasındaki davacının talepleri ile herhangi bir ayrıştırma yapılmaksızın genel ibareler kullanılmak sureti ile reddedildiğini, kararın bu anlamda hiçbir gerekçeyi içermediğini, somutlaştırma gerçekleştirilmeden eser vasfı bulunmadığına hükmedilerek bu kapsamda davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, her iki davadaki program formatlarını ayrı ayrı karşılaştırması gerektiğini, müvekkilinin tescil belgesinin kendi inisiyatifiyle notere giderek beyanda bulunma şeklinde değil Kültür Bakanlığı nezdinde kaydedilmiş olduğunu gözetilmesi gerektiğini, müvekkilinin formatı özgün ve eser niteliğinde olmasa idi Kültür Bakanlığı tarafından hiçbir şekilde tescil edilmeyeceğini, raporda formatın eser vasfını haiz olup olmadığı yönünden değerlendirme başlıklı kısımda dipnotlardan da anlaşılacağı üzere pek çok müellifin kitaplarından alıntılar yapıldığını, bu şekilde bir rapor düzenlemesini kabul edilemeyeceğini, raporun 5. sayfasının 3 numaralı bendinde: “davacılara ait format sunuluş biçimi, akışı, içeriği benzer formattaki programlar gibi hususiyet taşımayan alelade formatlardan olup fsek kapsamında eser vasfını haiz değildir. zira davacıya ait formayahususiyet katan herhangi bir unsur söz konusu olmayıp bu tür programlar birçok kişi tarafından yapılmakta ve genellikle aynı özellikleri taşımakta ve harcıâlem nitelik arz etmektedirler” ibarelerinin yer aldığını, müvekkili ile diğer davacı ... tarafından tescil ettirilen yarışma formatı arasında herhangi bir benzerlik olmadığı gibi her iki davacının sunduğu formatların birlikte cümleler ile sıradan kabul edilerek eleştirilmesini kabul edilemeceğini, müvekkili tarafından ortaya konulan fikrin özgün bir fikir olup bu sayede Kültür Bakanlığı tarafından tescil edildiğini, Müvekkilinin sunduğu formatın eser mahiyetinde olup olmadığını tartışılmasının elindeki tescil belgesinin gücü karşısında hukuken olanaksız olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususta hiçbir açıklama bulunmadığını, mahkemenin bilirkişi heyetine dava konusu formatın eser niteliği olup olmadığını da sormadığını, bu formatın eser niteliğini Kültür ve Turizm Bakanlığı tescil etmiş olduğuna göre artık hiç kimsenin harcıâlem olarak değerlendiremeyeceğini, bilirkişilerin anlaşıldığı kadarı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının üzerinde bilgi sahibi şahıslar olduğunu,
Diğer davacının ve davalının tescil belgeleri ise noterliklerden alınmış ve tamamen beyana dayalı durumu tespit niteliğinde belgeler olduğunu,
İstanbul 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/806 E. sayılı dava dosyası ile birleştirildiğini, delillerin ise birleştirilen dava dosyasının içinde mevcut olup bilirkişi raporunda mukayese tablolarına ve fotoğraflara yer verilmediğini, delillerinden bahsedilmediğini, tablonun tekrar sunulduğunu, her iki programın amblemi, tanıtımı ve sunumu arasında çok büyük benzerlikler bulunduğunu, bu benzerliklerden dolayı ana ... müvekkilinin özgün buluşu olan fikir etrafında çalıntı eser halinin çağrıştırılmaması için yapılmış küçük değişiklikleri barındırdığını, müvekkilinin bu programı Show TV’ye yayınlatmak üzere götürdüğüne dair tanık dinlettiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığının eser mahiyetini kabul ederek tescil ettirdiği format özgün fikrine ilişkin bir fikir eseri olup davalı taraf eğer bunun aksini iddia ediyor ise önce bu tescil belgesinin iptalini dava etmesi gerektiğini, kararda ortada bir intihalin bulunmadığına hükmediş ise de dinlenen tanıkların beyanlarını hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, müvekkilinin programını Show TV’ye sunmuş, örneğini bırakmış ve daha sonra geri almamış olduğunu, bilirkişilerden sadece ... Karstayanç İstanbul Üniversitesinde görevli akademisyen olup diğer iki bilirkişinin uzmanlıklarının nereden geldiği çözülemediğini, ... ...'in Avukat olarak internet ortamında bulunmuş olup bu kimliğini gizleyerek FSEK uzmanı olarak raporu imzaladığını, bilirkişi ... ...’ta reklam şirketi sahibi olup Show TV’ye onlarca reklam vermiş olabileceği ihtimali üzerinde durulması gerektiğini,
Gerekçeli kararın son sayfasında: “olsa olsa esinlenme kapsamında değerlendirileceği” ibarelerine yer verilirken müvekkilinin formatının özgün niteliği ile Kültür Bakanlığının yönetmeliğine uygun bulunup eser vasfı gözetilerek tescili hakkında yorum yapılmaktan kaçınılmış olması kararın gerekçesizliğini gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, mahkemece iki ayrı bilirkişi raporu alınmış olup her iki rapor da aynı doğrultudadır. Raporlarda her iki davacının formatı dava konusu program ile ayrı ayrı karşılaştırılmıştır. Davacı ..., eserinin hususiyet unsurunun kimin bilemeyeceğini tahmin etmek olduğunu ileri sürmüş ise de özellikle ilk raporda; yarışmada her katılımcının hem asil yarışmacı hem de rakip olduğunu, bu yönüyle formatın "En Zayıf Halka " "Kİm Gitsin" Programlarındaki mantık ile aynı olduğu, ...' e ait yarışma formatında kimin bilemeyeceği yarışması tarafından tahmin edilmekte olduğu, davalılara ait programda sıklıkla kullanılan ve kilit cümle olan "KİM BİLEMEZ" cümlesi olduğu, programda da bu ifadenin sıklıkla kendini belli ettiğini, ancak bu cümlenin veya fikrinin tek başına davacının hususiyetini taşıyan unsur olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Davacının delil olarak dayandığı noter belgesinde formatın kesin sınırlarla belirlenmiş bir çerçevesinin olmadığı, şartların kuralların değişkenlik gösterdiği, keza birleşen dosyada davacı ...'ın "Çekice Zok Basit" isimli yarışma formatında ise yarışmada kimin bileceğinin tahmin edildiği, formatta tam anlamıyla şekillenmemiş hususlar olduğu, geçerli bir formatta hususiyetten bahsedebilmek için kim bileceği yahut kimin bilemeyeceğini tahmin etmek dışında başka benzerlikler olması gerektiği, davalıların programı ile davacı formatı arasında intihal, iltibas olmadığı tespit edilmiştir.
Asıl davacı delil olarak dayandığı 25 sayfalık sunum dosyasının dava dışı TRT çalışanına gönderildiğinin belirtmiş ise de, bu delil davalılar ile ilişkilendirilememiştir. İstinaf dilekçesi eki beyan dilekçesindeki Usb bellek, HMK 357 md gereğince yeni delil olarak istinaf aşamasında incelenmeyecektir. Bu durumda; dosyadaki her iki bilirkişi raporunda davacıların formatının FSEK kapsamında eser olmadığı belirlenmiş olmakla dava konusu program ile davacıların formatı arasında intihal bulunmadığından haksız rekabet de oluşmayacağı kabul edilerek davaların reddine karar verilmesi yerinde olup davacı ve birleşen davacı vekilinin istinafının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.