Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2023/2883 · K. 2023/14819
6. Ceza Dairesi 2023/2883 E. , 2023/14819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/596 E., 2016/449 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama, Bozma A. Katılanın kovuşturma aşamasında alınan beyanında, davaya katılma talebinde bulunduğu ancak mahkemesince katılma talebi hususunda bir karar verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca, davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; B. Sanık ... hakkında hakaret suçu açısından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 inci maddesi uyarınca verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 231/12 nci maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Yasa'nın 264/1. maddesi uyarınca katılanın yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin iadesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde belirlenmiştir. C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hakaret, sanık ... hakkında tehdit, ... hakkında hakaret suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: