IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
5271 sayılı CMK'nın “Elkoyma kararını verme yetkisi” başlığı altında düzenlenen 127. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerinin elkoyma işlemini gerçekleştirebileceği, aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında da, hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulacağının, hakimin kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklayacağının, aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağının hükme bağlandığı;
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin “Aramada emir ya da karar kapsamı dışında elde edilen bulgular ve ele geçirilen kişiler” başlıklı 10. maddesinde, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse kolluk kuvvetlerince ne yapılması gerektiğinin düzenlendiği, buna göre, bu tür bir delil elde edildiğinde, delilin koruma altına alınması ve durumun Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilerek elkoyma işleminin gerçekleştirilmesi için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir istenmesi gerektiği, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde, kolluk amirinin yazılı emriyle de elkoyma işleminin gerçekleştirilebileceği, maddenin devamında, hakim kararı olmaksızın elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulacağı, hakimin, kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklayacağı, aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağı düzenlemelerine yer verildiği;
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Isparta 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.07.2020 tarih ve 2020/1412 değişik iş sayılı kararı ile, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca kaçak tütün ile ilgili suç ve suç unsurlarının tespiti ile ilgili olarak arama yapılmasına, arama sonucunda ele geçen suç eşyalarına elkonulmasına karar verildiği, anılan karara istinaden kolluk kuvvetlerince sanığın işyerinde arama yapıldığı ve arama işleminin 16.07.2020 tarihi, saat 11:50 itibariyle düzenlenen tutanağa bağlandığı, arama sonucunda, 2863 sayılı Kanun kapsamında 38 adet eser ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısı ile görüşme tutanağının ise aynı tarih, saat 11:30 itibariyle düzenlendiği, tutanakta Cumhuriyet savcısı tarafından, arkeolojik eser ile ilgili olarak ayrıca tahkikat evrakı düzenlenmesi şeklinde talimat verildiğinin kaydedildiği anlaşılmakla;
Yukarıda kısaca özetlenen kanun ve yönetmelik hükümleri gereğince, Isparta 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.07.2020 tarih ve 2020/1412 değişik iş sayılı kararına istinaden yapılan aramada suça konu kültür varlığı bulunduğunda, bunların koruma altına alınarak derhal Cumhuriyet savcısına bilgi verilmesi ve elkoyma işleminin gerçekleştirilebilmesi için Cumhuriyet savcısından yazılı emir istenmesi, ardından hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulması gerektiği, ancak, somut olayda bunların hiçbirinin yapılmadığı ve kültür varlıklarına yönelik elkoymanın hakim onayına sunulmadığı, dolayısıyla Isparta 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.07.2020 tarih ve 2020/1412 değişik iş sayılı kararına dayanılarak yapılan elkoyma hukuka uygun olmadığından, elde edilen delillerin hükme esas alınmasının da mümkün bulunmadığı, sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte hukuka uygun olarak elde edilmiş delillerle ispat edilebilmesi olduğu, bu itibarla, hukuka uygun olmayan elkoyma işlemi sonucunda ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla; atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2025 tarihinde karar verildi.