V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... ve ... vekili, davalı ... Ltd. Şti. vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; davalılar ... Ltd. Şti. ve davalı ...'nın vekili olmamasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yine temsilde yanılma olması nedeniyle davalı Valilik vekili lehine vekalet ücretine de hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılardan ... lehine manevi tazminata hükmedilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Valilik vekili; alacağın zamanaşımı uğradığını, pasif husumetin olmadığını, kusurlarının olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili; alacağın zamanaşımı uğradığını, pasif husumetin olmadığını, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kusurlarının olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı ...; kusurunun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
5. Davalı ... Ltd. Şti. vekili; müvekkilinin kusurunun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... Ltd. Şti.nin işletmesinde olan kayak merkezinde meydana gelen kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması üzerine, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
2. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266 ncı maddesi.
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
A. Davalı ... Ltd. Şti vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 16.09.2020 tarihli ve 2019/136 E., 2020/94 K. sayılı ilamının davalı ... Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmediği ve davacılar lehine usuli kazanılmış hakkın olduğu anlaşılmakla davalı ... Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
B. Davalı ... Şubaşı'nın temyizi yönünden yapılan incelemede;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 16.09.2020 tarihli ve 2019/136 E., 2020/94 K. sayılı ilamının davalı ... tarafından temyiz edilmesine rağmen Dairenin 21.06.2022 tarihli ve 2022/3534 E., 2022/5998 K. sayılı ilamıyla davalı ...'ın temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verildiği, davacılar lehine usuli kazanılmış hakkın olduğu anlaşılmakla davalı ...'nın tüm temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
C. Davalı ... vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temsilcide yanılmanın söz konusu olduğu anlaşılmakla davalı Valilik vekilinin tüm temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
D. ... vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
1, Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi raporların taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık ve itirazları karşılar nitelikte olduğu anlaşılmakla davalı Bakanlık vekilinin sair temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10 uncu maddesi;“ Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacıların manevi tazminat talebi kısmen ret edilmiş olup, bu durumda yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Bakanlık vekili lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerekmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
E. Davacılar vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Kastamonu Valiliği yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10 uncu maddesi;“ Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacılardan ... Yumak'ın manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş olup, bu durumda yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davacılardan ... vekili lehine 4.600,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerekmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
3. Davalılar ... ve ... Ltd. Şti.nin karar esnasında vekille temsil edilmediği anlaşılmaktadır. O halde söz konusu davalıların vekili olmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.