Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2023/2944 · K. 2025/1828
1. Hukuk Dairesi 2023/2944 E. , 2025/1828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/851 E., 2023/1082 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/589 E., 2022/699 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babası ...’ın maliki olduğu 35 ada 25 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümü ve 4917 parsel sayılı taşınmazını önce 31.07.2007 tarihli vasiyetname ile davalı oğulları ... ve ...'e bırakıp daha sonra 07.04.2010 ve 09.04.2010 tarihli akitlerle eşit paylarla davalı oğullarına satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; iddiaların doğru olmadığını, mirasbırakanın 31.07.2007 tarihli vasiyetnamede davacıya da iki parça taşınmazını bıraktığını, dava dışı kardeşleri ...’in yüklü miktardaki borcu sebebiyle mirasbırakanın dava konusu taşınmazları satmaya karar vermesi üzerine aile yadigarı olan taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını, mirasbırakanın geride birçok taşınmazının kaldığını, ayrıca mirasbırakanın davacıya da gençliğinden itibaren birçok kazandırmada bulunduğunu, borçlarını ödediğini, yine mirasbırakanın davacının eşine de bir parça taşınmazını bağış yoluyla devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.