İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/3087 · K. 2024/4539
- Esas No
- 2023/3087
- Karar No
- 2024/4539
- Karar Tarihi
- 03.12.2024
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2023/3087 E. , 2024/4539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/829 E., 2023/654 K.
KARAR : Asıl Davada Davalı ... Karşı Davada Davacılar Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Davalı ... ve önünden Husumetten Reddine, Davalı ... Yönünden Kabulü Karşı Davanın Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/819 E., 2021/57 K.
1) İlk Derece Mahkemesince eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemli asıl ve karşı davada; taraflar arasında birbirinin devamı niteliğinde iki ayrı sözleşme bulunduğu, ödemelerin ikinci sözleşmeye göre yapıldığı, ilk sözleşmede inşaata ilişkin sürelerin tayin edildiği, her iki sözleşmenin de taraflar arasında bağlayıcılığı bulunduğundan uygulanması gerektiği, davacının ek süre ile birlikte inşaatı 02.08.2014 tarihinde bitirerek yapı kullanma izin belgesi alınmış şekilde teslim etme yükümlülüğünde bulunduğunun tespit edildiği, sözleşmenin davalı iş sahipleri tarafından 17/04/2014 tarihli irade ile feshedildiği, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile işin tamamlanma oranın %40,48 olarak belirlendiği, davacı tarafından yapılan ve tahsil edilmeyen iş bedelleri toplamının 278.774,83 TL olduğu, davacı tarafından faturaları ibraz edilen keresteler kullanılmış olduğundan bunların bedeli olan 12.885,28 TL'nin davacı tarafından talep edilebileceği, davacının sözleşmeyi fesih etme yönünde bir iradesi olmadığı, davalı tarafın engelleri ve fesih iradesi ile sözleşmenin sonlandırıldığı ve davalı tarafın sözleşme konusu işin yapımını sonlandırdığı ve taraflar arasından bağlayıcı olan sözleşmeye göre belirlenen 50.000,00 TL ceza-i şartın davacı lehine değerlendirilmesi gerektiği, ödemelere ilişkin sözleşmede davalı ...'nun taraf olmadığı, ödemelerden sorumlu kişinin davalı ... olduğu, davalı tarafça fazla ödeme yapılmadığı ve cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davalılar ... ve...... yönünden husumet nedeniyle reddine, ... yönünden ıslah dilekçesi nazara alınarak davanın kabulü ile; 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 28/04/2014 tarihinden, 341,659.66 TL'nin ıslah tarihi olan 15/06/2020 tarihinden itibaren işlemiş kanuni faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
2) Mahkeme kararının süresinde asıl davada davalı ... - karşı davada davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; mahkemece, asıl davada davalı ...- karşı davacılar vekilinin karşı dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl dava yönünden ise davacı vekilince dava ve ıslahla birlikte harcı yatırılarak talep edilen alacak miktarının toplam 341.659,66 TL olduğu ancak mahkemece asıl davada talep aşılarak 10.000,00 TL'nin dava tarihinden, 341.659,66 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek toplam 351.659,66 TL'ye karar verildiği ve bu suretle talebin aşıldığı anlaşılmakla, asıl dava yönünden verilen kararın bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, asıl davada davalı ... vekilinin istinafının sadece bu nedenle kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın davalılar ... ve ...yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 28/04/2014 tarihinden, 331.659,66 TL'nin ıslah tarihi olan 15/06/2020 tarihinden itibaren işlemiş kanuni faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
3) Bu karara karşı süresi içinde asıl davada davalı - karşı davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından asıl davada davalı - karşı davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin ası davada davalı - karşı davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.