Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2023/3091 · K. 2023/921
3. Ceza Dairesi 2023/3091 E. , 2023/921 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/147 E., 2018/185 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2021/9727 Esas, 2022/6922 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2023 tarihli ve KD- 2022/165360 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İtiraza konu uyuşmazlık, sanık hakkında eksik inceleme ile karar verilip verilmediğine, mahkemenin kabulüne göre ise kanıtlanan eylemin ''silahlı terör örgütüne yardım '' olarak nitelendirilmesi gerektiğine ilişkindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 Esas 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Öncelikle, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçuna dayanak eylemlerinin her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya çıkartılması bakımından, ''Yeğen'' kod isimli gizli tanık tarafından getirildiği belirtilen Flash belleğin elde ediliş şekline ilişkin tutanaklar, CMK’nın 134 üncü maddesi uyarınca alınan mahkeme kararı, imaj alma tutanağı ve 30.06.2016 tarihli bilirkişi raporu getirtilip CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorularak delilin hukuka uygunluğunun denetlenmesi, anılan flash belleğin ''Yeğen'' kod isimli gizli tanık tarafından kendi rızası ile teslim edildiğinin tespiti halinde ise flash bellek üzerinde yapılan inceleme işlemi öncesinde materyalin imajının alınıp alınmadığı, materyal üzerindeki verilerde herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise son değişiklik tarihinin ne olduğu ilgili birimlerden sorulup gerekirse belirtilen hususlarda yeni bir uzman bilirkişi raporu alındıktan sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre ise; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarih, 2021/5824 Esas 2022/5714 Karar ve Yargıtay ( Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 11.06.2019 tarih, 2019/4303 Esas 2019/4083 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; Herhangi bir örgütsel kod adı kullandığı ve örgütsel iletişim ağına dahil olduğu tespit edilemeyen sanık ...'nun, terör örgütü ile irtibatlı Bakırçay Sanayici ve İş adamları Derneğine üyeliği, "Yeğen" kod adlı gizli tanıktan ele geçen dijital materyaldeki verilere göre 2013 yılında 2000 TL kira adı altında, yurt dışına kurban bağışı adı altında örgüte maddi destekte bulunması, "Yeğen" kod adlı gizli tanık beyanına göre küçük esnaf olarak tuhafiye işleten sanığın ilçe imamı talimatıyla Doğu'dan gelen öğrencilere ara sıra giyim yardımı yapması, sohbet toplantılarına katılması biçimindeki eylemlerinin, (tanık Z.Ç.'nin, sanığın 2014-2015 yıllarında 3-4 kez Bakırçay İlk Öğretim Okulu'nda yapılan yemekli sohbet toplantılarında gördüğünü ancak sanığın N.P. -ilçe imamı olduğu iddia edilen kişi- ile tartıştıktan sonra bir daha toplantılara katılmadığına dair beyanları da dikkate alındığında) sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermediği, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturacağından bahisle düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.