Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/3117 · K. 2025/364
6. Hukuk Dairesi 2023/3117 E. , 2025/364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/866 E., 2023/685 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ...14. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/89 E., 2021/194 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.11.2018 tarihinde davalıya mail göndererek yüzünde çökme ve asimetri olduğunu, kök hücre yağ enjeksiyonunun ücretinin ne olduğunu sorarak iletişime geçtiğini, davalının 16.11.2018 tarihinde verdiği cevapta maliyetin 6.500,00 TL olduğunu bildirdiğini, 28/11/2018 günü davalının muayenehanesine gittiğini, davalının muayene sırasında, boyuna yağsız zenginleşmiş kök hücre ve dudaklara da kök hücreden zenginleştirilmiş az yağ dolgusu, yüze ise alınan yağın bir kısmını saklayarak 2. seans yağ enjeksiyon dolgusu yapacağını söylediğini, müvekkilinin daha önce yaptığı araştırmalarından edindiği bilgilerle bu tür operasyonlarda kalçalardan yağ alındığını duyduğunu, bunu kesinlikle istemediğini, sadece karın bölgesinden yağ alınmasına onay verdiğini, müvekkilinin karın bölgesinde operasyondan sonra deformasyon olup olmayacağını sorduğunda davalının kesinlikle böyle bir şeyin olmayacağını söylediğini, operasyon öncesinde karşılıklı mutabık kalınan 7.000,00 TL ücreti 12.02.2019 tarihinde ödediğini, müvekkilinin genel onam formunu imzaladığını, 20.02.2019 tarihinde ameliyat olmak üzere ...Hastanesinde davalının iknaları üzerine ikinci defa onam formu imzaladığını, bu formdaki imzasının müvekkiline ait olduğunu ancak yazıların kendisine ait olmadığını, yaklaşık 3 saat süre operasyonun ardından aynı gün taburcu edilen müvekkilinin tüm vücudunda kırmızı izler oluştuğunu, sargıyı çıkardığında hem karın bölgesinde hem de belinde kocaman çukurlar oluştuğunu, kalçasının küçüldüğünü, davalı tarafın bu durumun geçici olduğunu ve düzeleceğini söylediğini, ancak bir düzelme olmadığını, onay verilen bölge haricinde de davalı tarafından yağ alındığını, davalının müvekkiline vadettiği sonucu gerçekleştirmediği gibi rızası hilafına vücudunda işlemler yaptığını, sadece karın bölgesinden yağ alınmasına rıza gösteren müvekkilinin başka yerlerinden de yağ alındığını, vücudunun yağ alınan bölgelerinde çukurluklar ve deformasyonların ameliyat sonrası oluştuğunu, ameliyat öncesi ve sonrasına ait fotoğrafları delil olarak sunduğunu, ameliyat öncesi yağ alınacak bölgeyi çizip fotoğraflaması gereken davalının böyle bir işlem de yapmadığını, mail yazışmalarından açıkça anlaşıldığı üzere davalının kök hücreden zenginleşmiş yağ enjeksiyonu yapacağını söylemesine rağmen bu anlaşmanın aksine klasik-normal yağ enjeksiyonu yaptığını, müvekkilinin yüz bölgesinde asimetriler oluştuğu gibi çene altında da oyuk oluştuğunu, sıcak aylarda yüzü şişen müvekkilinin soğuk aylarda çekildiğini, bu durumun normal olduğunun söylendiğini fakat ekte sunduğu birçok hekim görüşünden anlaşılacağı üzere bu durumun normal olmadığını, davalının mesleki olarak yapmış olduğu işlemleri epikriz raporunda belirtmesi gerekirken dudak ve boyun bölgesine yaptığı müdahaleyi gizlediğini, çünkü bu bölgelerde başarı sağlayamadığını, müvekkilinin turizm alanında çalıştığını, estetik görüntünün önemli olduğunu, müvekkilinin yüzünde, karın, bel ve bacaklarındaki çukurlukların bu alanda çalışmasını engelleyecek nitelikte olduğunu, müvekkilinin hem maddi hem de manevi olarak zarara uğradığını belirterek 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.