Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/3175 · K. 2024/5301
11. Hukuk Dairesi 2023/3175 E. , 2024/5301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2122 Esas, 2023/400 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI :2017/228 E., 2020/59 K. Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, davalı şirkette 1333 hisse karşılığı ortaklığı bulunuğunu, müvekkilinin, şirket işletmesinde fiilen ortaklarıyla ve sigortalı çalıştırdıkları elemanları ile birlikte şirkete hissesi oranında koyması gerekli taahhüt ettiği sermaye olan 25.000,00 TL'yi şirketi devreden ortak hesabına yatırdıklarını, müvekkilinin ihtarnamesine karşı, davalıların cevaplarında soyut ve mesnetsiz iddialarda bulunduklarını, şirketin muhasebesi ile ilgilenmediği için şirketin ekonomik açıdan kötü durumda olduğunu bildirdiklerini, ancak limited şirkette muhasebe ile ilgilenme görev ve yetkisinin asli olarak ortaklar kurulunca atanan şirket müdürüne ait olduğunu, şirketin zarar etmesi durumunda asli sorumlunun kasadaki paraları toplama ve muhasebesini yapma yetkisinin bir tek kendisinde olan şirketin ortaklarından ve aynı zamanda tek müdürü olan ...'e ait olduğunu, müvekkilinin 01.11.2016 tarihinde diğer ortaklar tarafından iş yerine girmesine, çalışmasına fiilen ve fiziken engel olduklarını, ailesinin yanında müvekkiline hakaret edildiğini, iftira atıldığını, müvekkiline karşı kaba kuvvet kullanmak suretiyle ortaklığı sürdürmesine ve iş yerine girmesine engel olunduğunu, bu hususun Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma aşamasında bulunduğunu, müvekkilinin şirketten hiç bir hakkını almadan göndermeyi düşünerek yıldırma politikası uygulandıklarını, müvekkilinin şirket hesaplarına ulaşamaması ve alacağının, payının tehlikeye girmesi nedeniyle şirketin hesaplarını tutması, kontrol etmesi yönünde şirkete hesap kayyumu atanmasını, müvekkilinin şirketteki hissesinin, sermaye payının ve ayrıca bilirkişi raporu ile tespit edilecek kar payının alması gereken davalı şirket ortaklarınca (... ve ...) müvekkile ödenerek şirketten çıkartılması, müvekkilinin yaptığı şahsi cironun şirkete ait hesaplar, kredi kartları ve mali kayıtların bilirkişi ile incelenerek ve tesbit edilerek müvekkile verilmesini, davalı şirket ortaklarından biri veya hepsinin müvekkilinin sermaye payını ve alamadığı kar payını, şahsi çalışması ile yaptığı cirosunu ödemek istemezlerse de şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası haklı sebeple şirketin feshine karar verilmesine, akabinde sermaye payları ve almaları gereken tasfiye bakiyesi haklarının tespit edilip dağıtılmasını talep etmiştir.