Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/3179 · K. 2024/5520
11. Hukuk Dairesi 2023/3179 E. , 2024/5520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/318 Esas, 2023/257 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/157 E., 2020/363 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1989 yılından beri faaliyet gösteren, Brezilya, İsveç, Rusya, İspanya, Güney Afrika, Kuveyt gibi 81 ülkeye ihracat yapan bir firma olduğunu, müvekkilin markalarını ciddi ve yoğun bir şekilde kullanarak markalarına ayırt edicilik kazandırıp sektörde ayrıcalıklı bir yer edindiğini, “lüks” ve “lux” esas unsurlu birçok seri markanın sahibi olarak uzun yıllardan beri bu markaları yoğun ve ciddi bir şekilde kullandığını, bu markaların tanınmış marka haline geldiklerini, bu markalar üzerinde müvekkilinin önceki hak sahibi olduğunu, davalı şirketin 2017/48773 sayılı "Luxs" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca yerinde görülerek kısmen kabul edildiğini, müvekkilince başvurunun tümden reddi gerektiği iddiasıyla bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, ayrıca müvekkili markalarının tanınmış olmaları nedeniyle de başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-764 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.