Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/3212 · K. 2024/5447
11. Hukuk Dairesi 2023/3212 E. , 2024/5447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/510 Esas, 2023/447 Karar HÜKÜM : Asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/868 E., 2019/1001 K. Taraflar arasındaki asıl alacak, birleşen itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen birleşen davanın kabulü kararına konu olan miktar 9.101,90 TL olup, karar tarihi itibariyle bu meblağın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesinde belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında olduğu anlaşılmakla; asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin birleşen dava yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ambalaj sektöründe faaliyette bulunduğunu, davalının davacıya korona tatbik edilmiş ve ambalaj sanayinde kullanılan şeffaf OPP tedarik ettiğini, bu kapsamda korona tatbik edilmiş olması gereken OPP rulolarını Belçika'da faal müşterisi için makarna karton ambalajı işinde kullanıp ürettiği makarna karton ambalajlarını yurt dışına sevk ettiğini, ancak 2015 Ekim ayı içerisinde elinde mevcut olan OPP rulolarındaki koronanın zayıf tatbik edilmesi - korona yönünün ters olması gibi sorunlar nedeniyle davalıdan bilgi almak istemişse de bu talebinin karşılanmadığını ve tam olarak ne kadar sorunlu ürün kullanıldığının tespit edilemediğini, davalıdan bu konuda net bir yanıt alınamaması nedeniyle müvekkilinin kendi imkanlarıyla sorunlu ürünleri tasnife çalıştığını, bunun sonucunda 1 konteyner ürünün Belçikalı müşteriden iade alındığını, ayrıca Ocak 2016 yılında da müvekkilinin müşterisi olan Soubry firmasının alıcısı Heinz şirketinin de şikayetleri sonucunda müvekkilinin müşterisinin kendi alıcısına 1.252,73 Euro ve 14.318,08 Euro bedelli 2 adet credit note yollamak zorunda kaldığını, müvekkilinin müşterisi tarafından yollanan credit note'un kendisine rücu edileceği yönde ihtarda bulunulması üzerine bu durumun davalıya bildirildiğini ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, bu nedenle davalıya ihtarname gönderildiğini, müvekkili yetkililerince sorunu çözmek için Belçika'ya gidildiğini, müşteri nezdinde doğan zararın 43.000,00 Euro olarak nazara alınmasında müşteri ile mutabık kalındığını ve bu miktarın davacı alacağından düşüldüğünü, bu nedenle davacı nezdinde Soubry credit note sebebiyle 43.000,00 Euro, bir konteyner ürün iadesi sebebiyle 13.414,91 Euro, kontrol ve iyileştirme bedeli olarak 11.134,38 Euro, hukuki destek nedeniyle 5.815,00 Euro, seyahat ve işçilik nedeniyle 13.355,59 Euro olmak üzere toplam 86.719,88 Euro zarar oluştuğunu, kar kaybı da yaşadığını, bundan doğan haklarının saklı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan ticari reeskont avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirket ile arasında ticari ilişkiden dolayı davalının müvekkiline 9.101,90 TL borcu bulunduğunu, davalının bu borcu ödememesi üzerine aleyhine Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğü'nün 2016/11304 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile davalının itirazının iptalini ve %20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.