V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ilk yapılan hesaplamanın doğru olduğunu, tazminat hesabının PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu miktarın tamamının dikkate alınmak suretiyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer raporunda kişinin evleneceği kabul edilen yaşın hatalı belirlendiğini, tazminattan müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT gereğince belirlenecek nispi ücretin 1/5 i oranında olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan araçta davacının yolcu konumunda olan desteğinin vefatı nedeniyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesinde;
Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ... Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının tespit edilebilmesi için ... tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılan tazminat hesabının hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte % 1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Ancak PMF 1931 Yaşam Tablosunda belirlenen bakiye ömür süreleri TRH 2010 Yaşam Tablosunda belirlenen bakiye ömür sürelerinden daha kısa olmakla birlikte davacı tarafın talebi doğrultusunda ve taleple bağlılık ilkesi gereğince PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğinin kullanılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı için, PMF 1931 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle belirlenen tazminata kazanılmış haklara halel gelmeyecek şekilde karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51 inci maddesinde, hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; 52 nci maddesinde ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği, açıklanmıştır.
Somut olayda; Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/324 E. sayılı dosyasının incelenmesinden bilirkişi keşif ve kusur raporunda; kaza anını gösteren güvenlik kamera kayıtlarından araç sürücüsünün iki araç arasından geçtiği esnada hatalı ve tehlikeli şekilde şerit değiştirme manevrası yaptığı o esnada hızından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek sağa sola savrulduğu ve orta refüje çarparak ağaca çarptığı ve yine duramayarak yola doğru savrulduğu, savrulmalar ve çarpma esnasında araçta bulunan şahısların yola savrulduklarının görüldüğü, dolayısıyla müteveffanın emniyet kemeri takmayarak müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilerek tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
b- Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacının desteği olan mütveffa yolcu konumundadır. Ceza dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacının desteği olan müteveffanın davalı nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsünün arkadaş oldukları, Çatalan Barajına eğlenmek için gittikleri ve dönüş yolunda kazanın meydana geldiği anlaşıldığından olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.