Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/328 · K. 2024/2307
6. Hukuk Dairesi 2023/328 E. , 2024/2307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1394 E., 2022/3091 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/1030 E., 2021/1589 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının "bodybuilding" olarak adlandırılan vücut geliştirme sporu ile gençliğinden beri amatör olarak, son yıllarda ise profesyonel olarak ilgilendiğini, gelirini bu sporla kazandığını, davacının ... Hastanesinde geçirmiş olduğu ameliyatta kaslarının kesildiğini, bu sebeple de göğüs kaslarının küçüldüğünü, davacının eski görünümünü geri kazanması için estetik ameliyatı olması gerektiğini, estetik ameliyatı olsa dahi eski gücüne ulaşamayacağını, davalının kusurlu olduğunu ve davacının maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya yapılan ameliyatın bir estetik operasyonu olduğunu, bu suretle taraflar arasındaki akdi ilişkinin, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı olduğunu, zaman aşımı defi ileri sürdüklerini, davacıya uygulanan tıbbi operasyonda, öncelikle kendisine sözlü bilgilendirme yapıldığını, ilaveten, yazılı bilgilendirme ve onam formu verilerek okuması sağlandığını ve bu onam formunun da kendisi tarafından imzalandığını, olası komplikasyonlar hakkında bilgi verildiğini, her jinekomasti hastasına açıkça söylendiği gibi görüntüye yönelik belirtilen tüm müdahalelere rağmen, operasyon sonrasında meme başı altında ya da yanlarında dokuların alındığı bölgelerde deri çöküntü oluşabileceği, bunun, bu tür operasyonların komplikasyonu olduğu, her şey planlandığı gibi olsa da ameliyat sonrası dokuların alınması yetersiz kalırsa tekrar revizyon gerekebileceği, hem muayene sırasında sözlü olarak hem de ameliyat bilgilendirme ve onam formunda yazılı olarak beyan edildiğini, davacının ameliyatının tamamen tıbbi koşullara uygun ve normal bir seyir içinde gerçekleştirildiğini, operasyon sonrasında, hastada beklenmeyen bir kanama veya başka bir tıbbi problem ile karşılaşılmadığını, davacının daha sonra en son 22 Ekim 2013 tarihinde kontrole geldiğini, bu dönemde davacının herhangi bir şikayeti bulunmadığını, bu tarihten sonra yaklaşık 4 yıl boyunca bir daha kontrole gelmediğini, herhangi bir kusurları olmadığını, bu tür operasyonlar sonrası meme başı altında ya da yanlarında dokuların alındığı bölgede deri çökmesi oluşmasının en sık karşılaşılan komplikasyon olduğu, kaldı ki bu komplikasyon hakkında davacıya önceden bilgi verildiğini ve onam formunda hastaya ayrıca aktarıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.