IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “SÜZME” ibaresinin ne bir peynir çeşidi ne de peynir üretiminde kullanılan bir tekniğin adı olduğunu, müvekkilinin kullandığı ve farklı bir üretim teknolojisi ve yöntemi ile elde ettiği peynir ürününün adı bulunduğunu, davanın reddine konu emtia bakımından tanımlayıcı bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu marka başvurusunun, müvekkilinin aynı esas unsurlu seri markaları ile iltibasa neden olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Süzme" ibaresinin "peynir, yoğurt, bal, çay" gibi emtiaları çağrıştıran bir ibare olduğunu, davalının başvurusundaki "Süzme" ibaresinin kullanımının, doğrudan "süzme peynir" şeklinde ve ürün adıyla birlikte olduğu da nazara alındığında, başvurunun kapsadığı tüm emtialar yönünden "Süzme" ibaresinin dışındaki unsurların asıl unsur olacağını ve tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” markası ile davacının işbu davaya dayanak gösterdiği “Sütaş Süzme” markaları arasında, 29. sınıfta hiçbir emita yönünden görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde, ilişkilendirme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusunda "..." ibaresinin markanın asli unsuru konumunda olduğunu, "Süzme" ibaresinin markanın tali bir parçasını oluşturduğunu, "süt ve süt ürünleri" emtiaları dışında “süzme” ibaresinin vasıf bildirici/düşük düzeyde ayırt edici yönünün bulunduğunu, zira "süt ve süt ürünlerinin" çoğunlukla aynı işletmede üretilen ürünler olup, genelde aynı unsurlardan oluşan marka ile ambalajlanarak pazarlandığını, toplumda yaygın olarak bilinen bir kelimenin bir kişiye bağlanmasının zor olduğunu, markaların bir bütün olarak tescil edildiğinden, benzerlik karşılaştırmasında kelimelerin tek tek ayrılarak değerlendirme yapılmasının, marka mevzuatına açıkça aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu başvurunun "... Süzme" ibareli olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının da "Süzme" asıl unsurlu bulunduğu, dolayısıyla davalının başvurusunda "Süzme" ibaresinin asıl unsurlardan birisi olarak yer almasının, ibareler yönünden taraf markalarını benzer kıldığı, ancak "SÜZME" ibaresinin özellikle süt ve süt ürünlerinin üretimine ve nihai kullanıma yönelik içerik ve yöntemi gösterdiğinin, Mahkemece görüşüne başvurulan gıda mühendisi bilirkişi tarafından sunulan ayrık raporda açıklandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararlarının da aynı yönde olduğu, dolayısıyla "Süzme" ibarenin "süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)" malları yönünden herkesin kullanımına açık bulunduğu, anılan mallarda ayırt ediciliği olmayan bu ibarenin, başka bazı sözcük ve şekillerle birlikte tescil edilebileceği, bu durumda somut uyuşmazlıkta da anılan ürünler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcıları iltibasa düşürecek düzeyde bir benzerliğin bulunmadığı, buna karşılık yukarıda belirtilen ürünler haricinde kalan ürünler yönünden "SÜZME" ibaresinin tanımlayıcı nitelik taşımadığı, soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, buna bağlı olarak yukarıda belirtilen ürünler dışında kalan ürünler yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin mevcut olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı TÜRKPATENT vekili ile davalı ... Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, marka başvurularının TÜRKPATENT tarafından Uluslararası Nice Protokolü’ne göre hazırlanan ve açıklanan mal ve hizmet sınıfları yönünden tescil edilebilip hükümsüz kılınabileceği, bu kurala aykırı şekilde “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” mallarını kapsayan marka başvurusu bakımından, sadece “peynir ve yoğurt” yönünden hükümsüzlüğüne dair, yazım şekli itibariyle de infazda tereddüt yaratacak şekilde YİDK kararının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı, dolayısıyla Dairece de davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile 29. sınıf "süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)" ürünleri için "Süzme" ibaresinin vasıf bildirdiği kabul edilerek, 29. sınıf "süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)" ürünlerinin tamamı yönünden davanın reddine, bu mallar haricinde kalan ürünler bakımından ise "Süzme" ibaresinin vasıf bildirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 02.01.2018 tarih 2017-M-11238 sayılı kararının, 29. sınıfta "kuru bakliyat, hazır çorbalar, bulyonlar, zeytin, zeytin ezmeleri, yenilebilir bitkisel yağlar, kurutulmuş konservelenmiş dondurulmuş pişirilmiş tütsülenmiş salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, yumurtalar, yumurta tozları, patates cipsleri" emtiaları yönünden iptaline, davalı şirket adına tescilli 2016/74202 sayılı "GÜLEK YÖRÜKSÜT SEVEN 7 SÜZME" ibareli markanın bu emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.