İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/3410 · K. 2024/5437
- Esas No
- 2023/3410
- Karar No
- 2024/5437
- Karar Tarihi
- 16.10.2024
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2023/3410 E. , 2024/5437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/3405 E., 2023/77 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1- Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına dair Tekirdağ 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2016 tarihli ve 2015/1147 E - 2016/487 K sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25/05/2022 tarihli, 2020/4205 E. 2022/4066 K. sayılı kararı ile, suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini nedeni ile esastan bozulmasına karar verilmiştir.
2-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda,Tekirdağ 2.Asliye Ceza Mahkemesinin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 24.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına dair verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanık; Eksik inceleme ile hatalı kusur tayini sonucu hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu ile re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
2-Sanık müdafinin temyiz sebebi; Eksik inceleme ile hatalı kusur tayini sonucu sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu ile re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
3-Katılanlar vekilinin temyiz sebebi; Olayda bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ile eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ile re'sen nazara alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içerisinde, azami hız limitinin 70 km/saat olduğu, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, çift şeritli, aydınlatmanın bulunduğu cadde üzerinde gece vakti seyri esnasında yaya geçidi trafik levhası bulunan olay mahalline geldiğinde yaya geçidi üzerinden, aracın istikametine göre yolun sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmek amacı ile kaplama üzerinde bulunan yaya ...'na aracının ön kısımları çarpması sonucu yayanın ölümüne sebebiyet verdiği olayda,
dosya kapsamında alınan 14/03/2016 tarihli, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporu doğrultusunda, olayın meydana gelmesinde sanık sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken dayanak madde olan TCK'nın 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine,
2-Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde "taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline'' karar verilmesi,
3-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda vekalet ücretinin 9.200,00 TL olduğu ve kendilerini ortak vekil ile temsil ettiren katılanlar açısından vekalet ücreti bölünemeyeceğinden, katılanlar lehine 9.200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde her bir katılan için ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün (3.) paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 1215 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2.maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20-TL olarak hesabıyla 24.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün (5.) paragrafında yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin bildirilmesine" ibaresinin hükümden çıkartılması ile yerine "Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtaratı" ibaresinin eklenmesi ve hükmün (9.) paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine "Ortak vekil tarafından katılanlara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00TL vekalet ücretinin, katılanlar kendilerini yargılama sırasında aynı vekille temsil ettirdiklerinden, sanıktan alınarak katılanlara verilmesine" ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle, hükmün tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.