Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/3464 · K. 2024/4948
6. Hukuk Dairesi 2023/3464 E. , 2024/4948 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/297 E., 2023/740 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/662 E., 2022/772 K. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri arsa malikleri ile davalı yüklenici şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre inşaatın 18 ay içinde tamamlanmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen davalı şirket tarafından bugüne kadar hiçbir girişimde bulunulmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan eski binanın dahi yıkılmadığını, ruhsat başvurusunun yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmenin feshine, sözleşme uyarınca taşınmazın tapu kaydına işlenen şerhin terkinine, şimdilik 20.000,00 Türk Lirası menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı arsa malikleri tarafından inşaat yapılması, ifraz ve tevhid işlemlerinin yürütülmesi ve her türlü iş ve işlemlerin takip edilmesi için müvekkili şirkete vekaletname verildiğini, bu vekaletle gerekli çalışmalara başlanıldığını dava konusu parsel üzerinde bulunan iki adet binanın yıkımı, akabinde kot kesit rölevesinin alınması çalışmaları yapılırken dava konusu parselinde içinde bulunduğu imar uygulamaları ile ilgili 3. şahıslar tarafından idare mahkemesinde iptal davası açıldığını, yürütmenin durdurulması kararı verildiği 2015 yılı yazına kadar inşaata izin verilmediğini, bu tarihten sonra belediyeden imar durumu talep edildiğini, ancak davacıların vermiş olduğu vekaletin süresi bittiği için işlem yapılamadığını, arsa maliklerinden yeniden vekalet verilmesi talebi üzerine arsa maliklerinin haksız olarak bu davayı açtıklarını savunarak, haksız davanın reddini istemiştir. Davalı vekilli karşı dava dilekçesinde; vekaletnamedeki yazılı yetkilerin mahkemece belirlenecek süre kadar uzatılarak, inşaatın müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak yapılmasını, vekaletname süresinin uzatılması taleplerinin uygun görülmemesi durumunda davacı-karşı davalı arsa sahiplerinin sözleşmeyi haksız yere feshetmek istedikleri ve üstlenilen işin yapımının engelledikleri gözetilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, sözleşme yürürlükte olsa idi elde edilecek kazanç bedelinin tespiti ile, şimdilik belirsiz olan alacağın 10.000,00 Türk Lirası'nın, sözleşme sırasında davacı-karşı davalılara elden ödenen 100.000,00 Türk Lirası'nın ödeme tarihinden avans faizi ile ayrıca sözleşmenin 31. maddesinde yazılı 200.000,00 Türk Lirası tutarındaki ceza-i şartın davacı-karşı davalı arsa sahiplerinden müteselsilen avans faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; asıl dava yönünden idare mahkemesinde açılan davanın 31.03.2015 tarihinde feragat ile sona erdiği, yüklenicinin yeniden işlem yapılmak üzere belediyeye başvurduğu tarihler arasında geçen sürenin makul bir süre olarak kabulü gerektiği bu nedenle arsa sahiplerince vekalet süresinin inşaatın yapımına ve anahtar teslimine yetecek süre kadar uzatılması gerekirken, bu süre tanınmayarak ihtarname ile aynı gün sözleşmenin feshi hususunda dava açıldığından, davacı arsa sahibinin fesih talep etmesinde haklılık bulunmadığı karşı dava yönünden ise; davacı arsa sahiplerince vekaletnamenin inşaat yapımına yetecek kadar uygun süreli olarak uzatılmayacağının beyan edildiği, yüklenici sözleşme sırasında arsa sahiplerine ödendiği iddia edilen 100.000,00 Türk Lirası yönünden karşı davada davacıya yemin teklifi hatırlatıldığı, davacı asilin yemini ifa etmesi üzerine bahsi geçen ödeme yönünden karşı davanın ispatlanamadığı, sözleşmesinin 31. maddesinde sözleşmeden her ne sebeple olursa olsun cayan tarafın diğer tarafa 200.000,00 Türk Lirası ceza-i bedel ödemesinin kararlaştırıldığı, sözleşmeden dönen tarafın arsa sahipleri olduğu, yüklenicinin bu cezayı talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 200.000,00 Türk Lirası ceza-i şartın karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalılardan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, kar kaybı talebinin ve fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından arsa sahiplerinin sözleşmeden haksız olarak döndükleri, sözleşmenin 31. maddesi kapsamında dönme cezasının şartlarının oluştuğu, 200.000,00 Türk Lirası ceza-i şartın arsa sahiplerinden tahsiline; ancak dönme cezası sözleşmeden elde edilebilecek fayda yerine geçeceğinden müspet zarar istenemeyeceği, aşan zararın ve menfi zararların da ispatlanamadığı gerekçeleriyle kâr kaybı ve menfi zarara ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmuş taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, idare mahkemesinin yürütmenin durdurulması kararının kaldırıldığı 31.03.2015 tarihi ile yükleniciye verilen vekaletinin süresinin dolduğu 03.08.2015 tarihi arasında geçen sürede yüklenicinin yapı ruhsatı alamadığı gerekçesiyle sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilemeyeceği, arada geçen sürenin tahammül edilebilecek bir süre olduğu, yüklenici karşı davasında 1. isteminde sözleşmenin geriye etkili feshine rızasının bulunmadığını belirterek, inşaatın müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak yapılması için vekaletname süresinin uzatılmasını talep ettiğine göre taraflar arasındaki sözleşme geçerlidir ve yürürlüktedir. Dolayısı ile geçerli olan bir sözleşmede asıl davanın reddi doğru olmuş ise de karşı davada geçerli bir sözleşme bulunmasına rağmen cayma bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır. Sözleşme feshedilmediğine göre karşı davada yüklenicinin üstlendiği ve inşaat yapımı ve ruhsat alımı için gerekli olan yetki ile ilgili talebi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi kararı usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince KALDIRILARAK, Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/10/2022 ve 2020/662 E., 2022/772 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.