V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davanın kısmi dava olması nedeniyle, Mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı ve hükmedilen maddi ve manevi tazminata yasal faizin, fiil tarihinden itibaren yürütülmesinin hatalı olduğunu, davacının müvekkil hastanede sağlık hizmeti aldığı tarih 22.11.2011 olduğundan dava tarihinde talep edilmeyen kısmın zamanaşımına uğradığını, itirazlarının mahkeme tarafından hiç değerlendirilmediğini, Mahkemece kusur ve illiyet bağına ilişkin yeterli değerlendirme yapılmadan ve dosya kapsamındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, davacı hastaya yapılan enjeksiyon deneyimli bir hemşire tarafından gerekli tüm özen gösterilerek uygulandığını, ATK raporunda bu durumun söz konusu ilaçların uygulanması sonrasında beklenebilecek bir komplikasyon niteliğinde olduğunun bildirildiğini, adli tıp kurumu raporu ile üniversite heyeti raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, aktüerya raporunun hatalı olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, davacı tarafın tedavi uygulandığı sırada 73 yaşında olduğu dikkate alındığında pasif dönem olarak değerlendirilmesi ve hesaplamaların buna göre yapılması gerekirken davacı hastanın ölene kadar aktif dönem içerisinde kabul edilerek aktüerya hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, bir kimsenin 83 yaşına kadar çalışma döneminin sona ermeyeceği, hastanın enjeksiyon sonrası bulguları, sürekli maluliyet gelişen dönemle aynı olduğundan 18 aylık bir iyileşme sürecinin göz önüne alınmaması ve olay tarihinden itibaren maluliyet hesaplamasının %13.2 üzerinden yapılması gerekirken maluliyetin %100 olduğu varsayımıyla yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının geliri herhangi bir belgeye dayanmaksızın hatalı bir şekilde ele alındığını, söz konusu gelir ile iş gücü kaybı arasında bir illiyet bağı bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, bozma ilamına uygun karar verilmediğini, maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hatalı tıbbı işlem nedeniyle oluşan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53, 502 ve 506 ncı maddeleri.
2. Bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması üzerine, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
3.Değerlendirme
1. Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile sağlık personelinin görev yaptığı sağlık kuruluşları için de geçerlidir (Dairenin 07.12.2022 tarihli ve 2022/5767 E., 2022/9263 K. sayılı kararı, 26.01.2022 tarihli ve 2021/5385 E., 2022/462 K. sayılı kararı, 23.06.2020 tarihli ve 2020/1255 E., 2020/5068 K. sayılı kararı).
2. Bozma ilamından sonra alınan bilirkişi heyet raporundan, enjeksiyonun yapılmasında tıbbı özensizlik bulunduğu, kişinin sağ siyatik sinirinde ortaya çıkan arızanın enjeksiyon işlemi ile illiyet bağı olduğu tespit edilmiştir. Bu raporun dosya kapsamına uygun, yeterli olduğu ve itirazları karşıladığı anlaşılmıştır.
3. Dosya kapsamındaki belgelere göre davacı ...'nun vefat edene kadar aktif olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekili tarafından ileri sürülen temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasını gerektirmiştir.