IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde; ağır kusurlu olan tarafın davalı-davacı erkek olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ortak çocuklar için takdir edilen tedbir nafakası miktarının çok düşük olduğunu, iştirak nafakasına ve artış oranına karar verilmediğini, mahkemeye sundukları 29.07.2020 tarihli tam ıslah dilekçesinin mahkemece hiç değerlendirilmediğini, müvekkili lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminata karar verilmesi gerektiğini, kararda reddedilen taleplerin belirtilmediğini, Mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın ıslah dilekçesindeki talepleri doğrultusunda tamamen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ederek kararı kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, tedbir nafakası miktarı, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında karar verilmemesi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı- davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde; davacı-davalının tam kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, ortak çocukların velâyetinin karar aşamasına kadar çocukların müvekkilinde kaldığını, karar ile birlikte ortak çocuklar lehine dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verildiğini, velâyetin anneye verildiği karar tarihinden itibaren nafaka kararı verilmesi gerektiğini, kararın gerekçe bölümünde karar tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, hüküm ile gerekçe arasında çelişki olduğunu, velâyetin müvekkiline verilmesi gerektiğini, ziynet eşyasına ilişkin talebi hakkında açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, buna rağmen tefrik kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, karşı davanın kabulüne, asıl davanın reddine, ortak çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ederek kusur tespiti, asıl davanın kabulü, velâyet, tedbir nafakası, tefrik kararı ile vekâlet ücreti ile yargılama gideri yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan inceleme sonucu; davacı-davalı kadının dava dilekçesinde delil bildirmediği, davacı-davalı kadın vekili, cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesini süresinde sunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli duruşmasında, davacı-davalı kadın vekiline esasa ilişkin beyanlarını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, taraf delillerinin toplandığı, tahkikat aşamasının tamamlandığı anlaşılmakla, sözlü yargılama aşamasına geçilmesine ve bir sonraki celsenin karar celsesi olacağına, taraflar gelmese dahi bir sonraki celse karar verileceğinin ihtaratına karar verildiği ve her iki taraf vekiline duruşmada ihtar edildiği, davacı-davalı vekili 28.07.2020 tarihinde davasını tamamen ıslah etttiği, ıslahın, en geç tahkikatın sona ermesine kadar yapılabildiği, bu nedenle davacı-davalı kadın vekilinin ıslah isteminin süresinde olmadığı, davacı-davalı tanıklarının dinlenmesi ve davacı-davalı kadın tanık beyanları doğrultusunda davalı-davacıya kusur yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı-davalı kadının, davalı-davacı erkeğe "şerefsiz, pezevenk" "seni sinkaf ederim" diyerek hakaret ve küfrettiği, ortak çocuklara "salak, gerizekalı" "...çocuğu" "ağzına...." tarzında küfrettiği, aşırı kıskanç olduğu ve fazla harcama yaptığı, ortak evden ayrıldığı böylelikle evlilik birliğinin sona ermesinde davacı-davalı kadının tam kusurlu, davalı-davacı erkeğin kusursuz olduğu gerekçesi ile davalı-davacı erkek vekilinin kusur tespitine ilişkin istinaf talebinin kabulü ile gerçekleşen kusurlu davranışlar yönünden İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin davacı-davalı kadının tam kusurlu, davalı-davacı erkeğin kusursuz olduğu şeklinde düzeltilmesine karar vermek gerektiği, davacı-davalı tam kusurlu olduğundan asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının asıl davanın kabulüne ilişkin kısımlarının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, velâyetin anneye verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu, ancak yargılama boyunca çocukların baba yanında kaldığı anlaşılmakla, ortak çocuklar lehine dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verilmesinin doğru görülmediği, ayrıca hüküm kısmında ortak çocuklar lehine dava tarihinden itibaren, karar gerekçesinde ise karar tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verildiği belirtilmekle, hüküm ile gerekçe arasında da çelişki oluşturulduğu, İlk Derece Mahkemesince ortak çocuklar lehine hükmedilen tedbir nafakası miktarı hakkaniyet gereğince az olduğu gibi, çocuklar lehine iştirak nafakasına karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacı-davalı kadının tedbir nafakası miktarı ile iştirak nafakasına karar verilmemesine yönelik, davalı-davacının tedbir nafakası başlangıç tarihine yönelik istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bunlara ilişkin kısmının kaldırılmasına, ortak çocuklar lehine çocukların davacı-davalı anneye teslim tarihinden itibaren ayrı ayrı aylık 750,00'şer TL tedbir nafakasının davalı-davacıdan alınarak, davacı-davalıya verilmesine, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren tedbir nafakalarının iştirak nafakası olarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı-davalı kadının dava dilekçesinde yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat talebinde bulunmadığı, hatta maddî ve manevî tazminat talebinin olmadığını beyan ettiği, ayrıca davacı-davalı kadın vekili tarafından sunulan 28.07.2020 tarihli ıslah dilekçesinin de süresinde olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davacı-davalı kadın lehine yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminata ilişkin karar verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kadın yararına tedbir nafakası verilmesi ve miktarının uygun olduğu, tefrik kararına karşı da ancak esas hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabildiğinden açıklanan nedenlerle davacı-davalı kadının tedbir nafakası miktarı ile iştirak nafakasına karar verilmemesine yönelik istinaf talebinin kısmen kabulüne, davalı-davacı erkeğin kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, ortak çocuklar lehine hükmedilen tedbir nafakasının başlangıç tarihine ilişkin istinaf talebinin kısmen kabulüne, taraf vekillerinin diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.