Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/366 · K. 2023/2085
10. Hukuk Dairesi 2023/366 E. , 2023/2085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/610 E., 2022/1589 K. vekili Avukat ... DAHİLİ DAVALI : ... DAVA TARİHİ : 15.05.2019 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/126 E., 2021/45 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; ...’ın 05.05.2015 tarihinde şirkette çalışmaya başladığını, 19.01.2019 tarihinde işten ayrıldığını, Kurumun 21.01.2019 tarihinde iş yerinde yaptığı denetimle 25.01.2019 tarih 9 sayılı düzenlenen raporda, ...'ın şirkette çalışmaya devam ettiği ve kuruma bildiriminin yapılmadığı gerekçesiyle 5.372,00 TL İPC uygulandığını, cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 19.01.2019 tarihinde işten ayrılan ...'ın denetim tarihinde kişisel eşyalarını toplamak, ve bazı eşyaları teslim etmek üzere işyerinde bulunduğunu, aynı dönemde iş yerinin tahliye edildiğini, şirket yetkilisi ve işçinin beyanı alınmaksızın böyle bir tespit yapıldığını ileri sürerek, ...’ın 19.01.2019 tarihinden sonra şirkette çalışmadığının tespiti ile idari para cezasının iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, süre, husumet itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddini istemiştir. Dahili davalı ... 25.09.2020 günlü celsede; "Ben ilk kez geliyorum, ben işten ayrılmıştım, ancak işverenin işleri kötü gittiği için kızarak veya küserek bir ayrılma yoktu, işten çıkarıldıktan sonra elimde satış işinden kalan teslim edilmemiş ancak siparişi alınmış mallar ve her teslime yönelik özel işler bulunduğundan bunları teslim etmek için iş yerine çıkıştan sonraki 2 gün gitmeye devam ettim, normal mesai saatlerinde gitmedim, 10-11 gibi gittim saat 16 ya kadar devirleri muhasebeci ...na yaptım, bu esnada işyeri tasfiye ve boşaltma hazırlığında olduğundan eşyaları taşımak zorundaydım ben ... ile aynı gün işten çıktım, iş yerinde kalan ise ... vardı, gizemde benimle aynı gün işten çıkarılmıştı o da işlerini devretmek için benimle birlikte iş yerine gelmişti, ben SSK denetimi yapıldığı sırada orada değildim, daha doğrusu görevlilerle konuşmadım, ben maaşımı bankadan aldım, maaşlarımız her zaman sabitti, en son maaşımı da bankadan aldım dedi, davalıya 21.01.2019 tarihli imzasının bulunduğu tespit tutanağı gösterildi imza benim değildir dedi, soruldu; Ben tutanağı okumadan imzalardım, oradaki çalışan olarak tespit edilmiş olmam hakkında hiç yanlışlık olduğunu düşünerek itirazda bulunmadım, tespit günü ben işten çıkmıştım, misafir olarak ya da iş devri için geldiğimi söylemedim, dolayısıyla tutanaktaki çalışma ile ilgili kısım doğru değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur.