İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/3680 · K. 2023/4169
- Esas No
- 2023/3680
- Karar No
- 2023/4169
- Karar Tarihi
- 11.12.2023
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2023/3680 E. , 2023/4169 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/371 E., 2022/364 K.
DAVA TARİHİ : 11.05.2012
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ... tarafından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshine, yüklenicinin yaptığı inşaatın maliyetinin 2012 yılı bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplanarak şimdilik 20.000,00 TL kısmının arsa sahiplerinden tahsiline, yükleniciye düşen ve haksız olarak kiralanan, kullanılan ya da satılan yerlerin dava tarihinden itibaren geriye dönük olarak 5 yıllık kirasının şimdilik 50.000,00 TL kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte arsa sahiplerinden tahsiline, sözleşmede belirlenen cezai şartların şimdilik 10.000,00 TL kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte arsa sahiplerinden tahsiline, sözleşmede yer alan ve inşaatın yapılmasını engelleyen arsa sahiplerinin ödemek zorunda oldukları kira bedellerinin yükleniciye düşen tüm yerlere ait olmak üzere inşaatın durmasına neden oldukları tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte arsa sahiplerinden tahsiline, yükleniciye isabet eden yerlerin maliyeti ile satış değeri arasındaki net farkın da piyasa koşullarına göre hesaplanarak şimdilik 10.000,00 TL kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte arsa sahiplerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Bir kısım davalılar, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2.Davalılardan Ahmet Cengiz vekili davacının inşaatı yarım bırakıp kaçtığını, 20 yıldır ortada olmadığını, inşaatın mal sahiplerince yapıldığını davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2012/209 Esas 2013/303 Karar 07/05/2013 tarihli kararı ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 2012/209 Esas 2013/303 Karar 07/05/2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 26/06/2015 tarihli ve 2015/667 Esas, 2015/4976 Karar sayılı ilamında; mahkemece, davacı yüklenicinin inşaatı ortalama %45 seviyesindeyken terketmesi, davalı arsa sahiplerinin de dava dışı başka yükleniciyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamaları üzerine, taraf iradelerinin yapılan tüm sözleşmelerin feshi yönünde zımni olarak birleştiğinin kabulü ile, sözleşmelerin ileri etkili feshine ilişkin istemin reddine, zamanaşımı def'inde bulunan davalılar yönünden ise, diğer istemlere ilişkin olarak arsa sahiplerinin başka yükleniciyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıkları tarihten itibaren başlayan ve dava tarihi itbariyle yürürlükte bulunan BK'nın 126/4. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin, dava tarihi itibariyle dolduğunun kabulü gerekirken, anılan istemlerin yazılı gerekçelerle reddi doğru olmadığı, öte yandan, arsa maliklerinden davalı ...ile bir kısım arsa maliklerinin mirasçıları olan davalılardan .... ... ....ve ...'nun zamanaşımı def'inde bulunmadıkları anlaşılmış olup, müteselsilen sorumlu olan mirasçılardan biri ya da bir kaçı tarafından ileri sürülen zamanaşımı defi'nden, ileri sürmeyen mirasçıların faydalanması mümkün olmadığı halde, mahkemece, zamamaşımı def'inde bulunmayan ve yukarıda adları geçen davalılar yönünden de zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, ne var ki, yukarıda özetlenen dosya kapsamına göre, davacı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde kararlaştırılan 20 aylık inşaat süresi sonunda inşaatları tamamlayıp arsa sahibi davalılara teslim etmeyerek temerrüde düştüğü, daha sonra da inşaatı yarım bırakarak terkettiği, böylece kusuruyla sözleşmenin davalı arsa sahipleri tarafından başka bir yükleniciyle sözleşme yapılması suretiyle feshine sebebiyet verdiğinden, fesih nedeniyle olumlu ya da olumsuz zararını isteyemeyeceğinin kabulü gerektiği, bu durumda mahkemece, sözleşmenin ileri etkili feshi istemi, imalat bedeli ve masraflar dışındaki tazminat ve cezai şart istemleri yönünden davanın reddi ile zamanaşımı def'inde bulunan davalılar yönünden tüm davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediği, davacı vekilinin zamanaşımı def'inde bulunmayan arsa maliklerinden davalı ... ile bir kısım arsa maliklerinin mirasçıları olan davalılardan ... .... ve ...yönünden imalat bedeli ve yaptığı masraflara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; kusuruyla sözleşmenin feshine neden olan davacı yüklenici, olumlu ya da olumsuz zararını isteyemez ise de, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak davalı arsa sahiplerinden verdiklerini geri isteyebileceği, mahkemece, davalı arsa sahiplerinin ikinci yükleniciyle imzalamış oldukları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin onaylı ve okunaklı örnekleri getirtilerek, sözleşmenin feshi yönünde ihtarname gönderen arsa sahipleri ve mirasçıları yönünden fesih ihtarının davalıya tebliğ edildiği tarih; sözleşmenin feshi yönünde ihtarname göndermeyen arsa sahipleri ve mirasçıları yönünden ise ikinci sözleşmelerin imza tarihleri itibariyle fesih iradelerinin birleştiğinin kabulüyle, davacı yüklenici tarafından yapılan imalatın arsa sahipleri yararına olup olmadığı, arsa sahipleri yararına ise fesih tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli ve arsa sahipleri yararına olan masraflar belirlenerek, davalılar ... ... ... .... ve ...'nun arsa payları oranında hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı gerekçe ve eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Tarsus 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/379 Esas 2020/373 Karar 03/12/2020 tarihli kararında; bozmaya uyulduğu, davacı yüklenicinin 14/10/2020 tarihli dilekçesi ile taleplerini 829.815,45 TL olarak ıslah ettiği, bozma ilamında; davalı arsa sahiplerinin ikinci yükleniciyle imzalamış oldukları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden bahsedilmiş olsa da böyle bir sözleşmenin dosya kapsamında bulunmadığı, sözleşmenin feshi yönünde hiçbir şekilde davacının ihtarname göndermediği, zamanaşımı def'inde bulunan diğer davalılar yönünden davanın zamanaşımına uğramadığı, bu sebeple davacı yüklenici tarafından yapılan imalatın arsa sahipleri yararına olup olmadığı araştırıldığı ve arsa sahipleri yararına olduğundan fesih tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli ve arsa sahipleri yararına olan masrafların 29/11/2019 havale tarihli raporda sonuç olarak; dava konusu binanın yapım bedeli proje ve harçlar dahil bedelinin 844.279 TL olduğu, davacıya isabet eden dükkanların bedelinin 1.197,829,50 TL olduğu, davacıya isabet eden 1.kat büroların bedeli 611.997,00 TL olduğu, davacıya isabet eden 4.kattaki mesken dairenin bedelinin 97.298,00 TL olduğu hesaplandığı belirtilerek davanın kabulü ile 829.815,45TL alacağın davalılardan hisselerine düşen pay oranında dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı müteveffa ..../ S....mirasçıları vekili, davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
5. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 02.03.2022 tarihli 2021/1410 Esas, 2022/1128 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri yerine getirilmediği, öncelikle ilk karar verilmeden önce zamanışımı itirazında bulunan davalılar açısından davanın reddine karar verilmiş olduğu ve bu karar dairece bozma dışında bırakıldığı için usuli kazanılmış hakları göz önüne alınmadan bu davalılar aleyhine davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bunun yanında davacının talebini ıslah etmesi üzerine davalılarca zamanaşımı def’inde bulunulmasına rağmen bu def’in değerlendirilmemesinin de doğru görülmediği, mahkemece yapılması gereken işin zamanaşımı def’inde bulunan ve haklarında açılan dava reddedilen davalıların usuli kazanılmış haklarının korunması, davacının yaptığı imalatın davalılar yararına olup olmadığının keşif yerinde belirlenerek varsa değerinin fesih iradelerinin birleştiği ikinci sözleşmenin imza tarihi itibariyle mahalli rayiçlere göre belirlenerek bu bedelin davalıların hisselerine göre bölünüp hüküm altına alınması, ıslahla talep edilen bedele karşı zamanaşımı def’inde bulunulduğu göz önünde bulundurularak karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. İlk Derece Mahkemesince 2022/211 Esas sayılı dosyasında verdiği 07/11/2022 tarihli tefrik kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/1410 Esas, 2022/1128 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı def’inde bulunan ve haklarında açılan dava reddedilen davalılar usuli kazanılmış haklarının korunması yönünden bozulduğundan, Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının; Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ...., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ... (....), ... (....), ..., ..., ..., ..., ..., ...., ... yönünden tefrik edilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında mahkemeye ait 2022/211 Esas sayılı dosyasının 07/11/2022 tarihli ara kararı ile; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/1410 Esas, 2022/1128 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı def’inde bulunan ve haklarında açılan dava reddedilen davalılar usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiği, somut olayda; TBK 146. maddesi gözönüne alındığında davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı, mahkemeye ait 2022/211 Esas sayılı dosyanın 07/11/2022 tarihli ara kararı ile; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/1410 Esas, 2022/1128 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı def’inde bulunan ve haklarında açılan davada reddedilen davalıların usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiği anlaşılmakla; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, bir kısım davalılar Mustafa Başgut mirasçıları: ..., ..., ..., ... mirasçıları: ..., ..., ..., ... ... Hacı ... mirasçıları: ..., ... ... ..., ..., .... mirasçıları: ..., ..., ..., ... (...), ... (...), ...mirasçıları: ..., ..., ..., ..., ..., ..., .... mirasçısı: ... Vekili Av...., davalılar .../ .../ .../ ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili Av. ..., vekalet ücretinin yanlış hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
3. Davalılar .../ .../ .../ ... vekili Av. ..., vekalet ücretinin yanlış hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
4. Davalı ... vekili Av. ... vekalet ücretinin yanlış hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan alacak istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi, 437 nci maddesi, 166. maddesi,
3. Değerlendirme
1.HMK’nın 166/1. maddesinde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar. HMK’nın 166/4 maddesinde davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır.
2.Somut olayda, yüklenici tarafından açılan asıl davada yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshine, inşaat maliyetinin, yükleniciye düşen ve haksız olarak kiralanan, kullanılan ya da satılan yerlerin kira bedelinin, sözleşmede belirlenen cezai şartların, sözleşmede yer alan ve inşaatın yapılmasını engelleyen arsa sahiplerinin ödemek zorunda oldukları kira bedellerinin, yükleniciye isabet eden yerlerin maliyeti ile satış değeri arasındaki net farkın hesaplanarak faizi ile birlikte arsa sahiplerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında 2022/211 Esas sayılı dosyasında verdiği 07/11/2022 tarihli tefrik kararında; dairemizin 2021/1410 Esas, 2022/1128 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı def’inde bulunan ve haklarında açılan dava reddedilen davalıların usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiği ...., ..., ..., ..., ..., ...,...., ... (....), ... (....), ..., ..., ..., ..., ..., ... ... yönünden tefrik edilmesine karar vermiştir.
3.Temyiz konusu tefrik edilen dosya ile yüklenicinin sözleşmenin feshi ile fesihten doğan alacağının tazmini için açtığı asıl dava dosyası arasında davaların konusu ve tarafları bakımından maddi ve hukuki bağlantı var olduğu, sözkonusu davalarda aynı sözleşmeden kaynaklanan taleplerde bulunulduğu, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır.
4.O halde, mahkemece, eldeki dava ile tefrik edilen arsa sahibince açılmış Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/211 Esas sayılı dava dosyalarının birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu itibarla mahkemece davaların Dairemiz bozma ilamından sonra tefrik edilmesinde isabet yoktur. Dosyaların birleştirilerek görülmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
5-Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 1., 2., 3., 4. bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
5. no.lu bentte bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.