A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 03.03.2014 tarih ve 2014/176 Esas- 2014/1951 Karar sayılı ilamıyla:
''Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanak örneklerinin varsa dayanağı kayıtları ile birlikte getirtilmesi, belirtilen tarihlere ait hava fotoğraflarının da Harita Genel Komutanlığından getirtilmesi, mahallinde yöntemine göre tespit edilmiş mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile jeodezi ve fotogrametri uzmanından oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının ve zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi, ziraat bilirkişileri kurulundan taşınmazın öncesinin mera vasfında olup olmadığı, temyize konu (A) bölümü ile 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geri kalan bölümü arasında ayırıcı unsur olup olmadığını, halen nasıl kullanıldığını, meradan kazanılmış olup olmadığını bilimsel verilere dayalı olarak açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarıyla gösterecek şekilde rapor hazırlamalarının istenilmesi, komşu köylerden seçilecek tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporları ile denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi'' gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Çüngüş Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2016 tarih, 2014/347 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaline, hükme esas fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 23.905,37 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 04.03.2019 tarihli 2016/5633 Esas, 2019/1403 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaz bölümünü gösteren, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ile tespit tarihi öncesine ait temin edilebilen en eski tarihli ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarının temin edilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu köylerde oturan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanından oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması; hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulunca stereoskop aletiyle inceleme yapılması ve çekişme konusu taşınmazın her bir hava fotoğrafında ayrı ayrı gösterilmesi suretiyle bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunun, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının ve zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi istenilmesi; ziraat bilirkişileri kurulundan taşınmazın öncesinin mera vasfında olup olmadığı, temyize konu (A) bölümü ile 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geri kalan bölümü arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, halen nasıl kullanıldığı, meradan kazanılmış olup olmadığı hususlarını bilimsel verilere dayalı olarak açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarının da eklendiği ve ortofoto ve uydu fotoğrafları ile keşif esnasında çekilen fotoğraflar üzerinde temyize konu (A) bölümü ile geri kalan bölüm arasında ki sınırın kabaca işaretlendiği rapor hazırlamaları istenilmesi; komşu köylerden seçilecek tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporları ile denetlenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi hususuna değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, çekişmeli taşınmaz bölümünün mera vasfında olmadığı gerekçesiyle dava konusu 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 23.905,37 metrekarelik bölümünün yeni ada ve parsel numarası verilmek suretiyle "tarla vasfı" ile Çermik Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.11.2021 tarih, 2021/232 Esas ve 2021/231 sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.