IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... Gayrımenkul Değerleme A.Ş. ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'un ekspertiz raporunu SPK Lisanslı GM Değerleme uzmanı sıfatı ile imzalamış olup, sorumlu olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı ... ... değerleme uzmanı olarak imzalamışken davalı ...'un SPK Lisanslı GM değerleme uzmanı sıfatı ile imzaladığını, raporun iki davalı tarafından birlikte imzalandığını, davalı şirket ile aktedilen hizmet sözleşmesinin 5.9. maddesinde SPK lisanslı eksperler ile çalışılacağı belirtildiğini, müvekkilinin SPK Lisanslı değerleme uzmanı olması nedeniyle davalı ...'un imzasına itibar ettiğini, raporda davalı...'un imzasının üzerinde onay ibaresi olduğundan onayladığı düşünülse dahi bunun sıradan bir şirket yetkilisinin onayından öte olup, SPK Lisanslı uzman olarak da imza attığının kabul edilmesi gerektiğini, davalı ...'un ceza dosyasında beraat almış olması bu davalı yönünden davanın reddi gerekçesi yapılmasının doğru olmadığını, hukuk ve ceza yargılamasının birbirinden bağımsız olduğunu, davalının sadece kastından değil ihmal ve kusurlu davranışları nedeniyle de sorumlu olacağını ve gerçek değer ve tespit edilen değer arasındaki fark gözetildiğinde basit bir hatadan söz edilemeyeceğini davalının SPK Lisansının sorumluluklarını yerine getirmediğinin ortada olduğu, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; TBK 74. maddesi gereği beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü, ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi hususların hukuk hakimini bağlamayacağının açık olduğunu, davacı bankanın davasına dayanak ettiği raporların hiçbirinde müvekkilinin imzasının olmadığını, davalı müvekkile ait olduğu ifade edilen imza görüntüleri kaşe ve lazer yazıcı ile oluşturulmuş sahte imzalar olduğunu, ceza dosyasındaki eksper raporları üzerinde 30 kat büyütme yapılarak alınan görüntülerin incelenmesinde müvekkiline ait olduğu iddia edilen imza görünümlü şeylerin gerçekte lazer yazıcı ve kaşeler ile sahte olarak üretildiğinin gözle göründüğünü, imza görüntüsünün aslında bir kaşe ürünü olduğu, kaşe üzerindeki bulunan kırmızı, mavi ve siyah mürekkep lekelerinin olduğu bu mürekkep lekelerinin farklı renklerde stampa kullanıldığının bir göstergesi olduğunun anlaşılmasına rağmen bilirkişi raporunda bu hususların göz ardı edildiğini, bilirkişi raporun hatalı ve eksik düzenlendiğini ve hatalı karar verildiğini, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir.
Davalı ... Gayrımenkul A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Raporlar arasında müterafik kusur ve kusur oranları açısından çelişki bulunduğunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 51. maddesine göre kredi açma yetkisinin banka yönetim kuruluna ait olduğunu ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu, verilen milyonluk kredilerin risk yükünün basit bir ekspertiz hizmeti ve ücreti karşılığında yapan müvekkil şirkete yüklendiğini, davacı bankanın müşterisinin risk analizlerini yapmadığının icra dosyasından anlaşıldığını, tüm riskin 3. kişiye ait taşınmaz üzerine yüklediğini, ayrıca rapordaki belirtilen değere göre çok kıymetli olduğu anlaşılan taşınmaz için tek ekspertiz raporu ile kredi vermiş olması nedeniyle davacının da kusurunun açık olduğunu ve kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, dolayısıyla davacının müterafik kusuru olup raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre zararın ekspertiz raporunda çıkan değer ile icra dosyasındaki fark şeklinde hesaplanmış olmakla kabul edilemeyeceğini, nitekim taşınmazın değerinin tamamı kadar kredi verilemeyeceğini, veriliyor ise yasaya aykırı davranılmış olacağını, hesaplamanın kredi tahsis oranına göre yapılması gerektiğini ve Yargıtay kabullerinin de bu yönde olduğunu, zarar hesabının da hatalı olduğunu, davacının bankacılık işlemlerini ihlal ederek oluşturduğu fazladan zararın müvekkiline yüklenmesinin doğru olmadığını, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ekspertiz hizmet sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalılar ... Gayrımenkul Değerleme A.Ş. ve ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı bankanın davadışı şirkete kullandırdığı kredi miktarı karşılığı ayni teminat olarak kabul ettiği 3 adet gayrımenkulün krediyi kullanma tarihindeki kıymet takdirini davalı ...Ş. ne 23.06.2008 tarihinde yaptırmıştır. Dava konusu olan ekspertiz hizmet sözleşmesi gereği düzenlenen ekspertiz raporundaki ... İli,... İlçesi ,... Köyü, 2223 parselde kayıtlı bir adet soğuk hava deposu, bir adet tek katlı kargir ev ve müştemilatı ve tarlanın değeri 1.825.000,00 TL olarak belirlenmiş, kredinin geri ödemesindeki düzensizlikler nedeniyle açılan icra takip dosyasında 19.03.2009 tarihinde icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdirinde ise 488.750,00 TL olarak tespit yapılmıştır. Bu tespite göre, gayrımenkul değerleme şirketinin tespiti ile icra dairesi tespiti arasında yaklaşık 4 katı fark bulunmaktadır. Aynı icra dosyasında alınan rehin açığı belgesindeki 1.081.340,32TL tutar yönünden davacı banka alacağını alamadığı için rehin açığı belgesi düzenlenmiştir. Bu durumda davalı şirket, davalı şirket yetkilisi ve SPK onaylı değerleme uzmanı yakın tarihli raporlara göre fahiş fark içeren rapor düzenlemiş olduğundan kusurlu bulundukları sabit olmakla müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken davalı ...'un sorumlu tutulmaması ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen farklı tespit ve hesaplamalar içeren bilirkişi raporlarından hangisine itibar edilerek karar verildiği açıklanmaksızın hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı bankanın alacağı esas alınarak bu kredi nedeniyle rehnedilen diğer taşınmazlardan yaptığı toplam tahsilat mahsup edilmek suretiyle bu davanın konusu taşınmazın icra dairesince yapılan kıymet takdiri ile davalı şirketin yaptığı 1.825.000,00 TL kıymet takdiri arasındaki farkın ( davacı bankanın alacağını aşmayacak şekilde ) davalı şirket, şirket yetkilisi ve değerleme uzmanından müteselsilen tahsiline hükmetmekten ibarettir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.