Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/3723 · K. 2023/6681
7. Ceza Dairesi 2023/3723 E. , 2023/6681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/623 E.,2013/275 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat EK KARAR : İade talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2013 tarihli ve 2012/623 Esas,2013/ 275 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanıkların savunmalarının aksine cezalandırılmaları gerektiren her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli delil bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.06.2017 tarihli ve 2014/32227 Esas, 2017/5749 Karar sayılı ilâmıyla; sanıkların ithali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokmalarından dolayı 5607 sayılı Kanun'u 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraatlerine karar verildiği gerekçesiyle oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiş, aynı ilâmda dava konusu 40.000 kg atık hakkında ise mahallinde her zaman karar verilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2017 tarihli ve KD-2013/251879 sayılı yazısı ile sanıkların atılı suçtan cezalandırılabilmeleri için bilerek ve isteyerek yasal düzenlemelere aykırı şekilde suça konu ithalat işlemini gerçekleştirmeleri gerekirken, sanıkların tebliğe uygun ancak uluslararası sözleşmeye aykırı eylemden cezalandırılmalarının mümkün olmadığı, zira üst düzenleyici metne aykırı alt düzenleyici metne uygun işlem ilgili aleyhe değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle itiraz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.10.2017 tarihli ve 2017/11732 Esas, 2017/7819 Karar sayılı ilâmıyla Dairenin itiraza konu 14.06.2017 tarihli ilâmı yerinde görüldüğünden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 4.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.10.2021 tarihli 2017/7-1092 Esas, 2021/463 Karar sayılı ilâmıyla, "...Sanıkların ithal edilen malzemeye ilişkin analizlerin yanlış yapıldığı yönündeki savunmalarının aksine cezalandırılmalarını gerektiren her türlü şüpheden uzak yasal ve yeterli delil bulunamadığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine ilişkin Yerel Mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ...Anayasa'nın 90. maddesi gereğince usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğunda kuşku duyulmasa da somut olay özelinde yol gösterici niteliği bulunan Basel Sözleşmesi hükümlerinin herhangi bir Yüksek Sözleşmeci Taraf’ınkanunlarına ve onun taraf olduğu başka bir Sözleşme uyarınca tanınmış olabilecek insan hakları ve temel özgürlükleri sınırlayacak veya onları ihlal edecek biçimde yorumlanamayacağı, bu nedenle Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalatına Dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği (Tebliğ no:2011/3) ile 30.12.2011 tarihli ve 28158 sayılı (3. Mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği'nin (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2012/3) Basel Sözleşmesine aykırılık teşkil etmesinin sanıklar aleyhine değerlendirilemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır..." şeklindeki gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının oybirliğiyle kabulüne, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.06.2017 tarihli bozma kararının kaldırılmasına, ithali yasak olan eşyanın yurda sokulması suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların atılı suçtan beraatlerine ilişkine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2012/623 Esas, 2013/275 Karar sayılı kararının onanmasına karar verilmiş, muhafaza altına alınan dava konusu atıklar hakkında 13.04.2012 tarihli iddianame ile müsadere davası açılmadığından ve yerel Mahkemece de bu konuda bir karar verilmediğinden mahallinde anılan hususta her zaman karar verilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. 5.Sanık müdafiinin dava konusu atık maddelerin iadesi talebi üzerine mahkemece duruşma açılmaksızın 16.02.2022 tarihli ve 2012/623 Esas, 2013/275 Karar sayılı ek kararı ile iade talebinin reddine karar verilmiştir. 6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.02.2013 tarihli ve 2022/115382 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.