İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/3730 · K. 2024/1571
- Esas No
- 2023/3730
- Karar No
- 2024/1571
- Karar Tarihi
- 16.05.2024
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2023/3730 E. , 2024/1571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/608 E., 2023/766 K.
BİRLEŞEN 2016/105 ESAS SAYILI DAVADA
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/87 E., 2019/149 K.
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl davanın esastan, birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçesinde özetle; İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2690 Esas sayılı takip dosyasında tanzim edilen 25.01.2016 tarihli sıra cetvelinde 1. sırada yer alan davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinde davalı ayrılan payı kendi takip dosyalarına ödenmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı borçluya borç para verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının takip dayanağı senetlerin bono olduğu, miktarlarının toplam 500.000,00 TL olmasına rağmen bu miktarda bir para hareketinin tespit edilemediği, dava dışı borçlunun malları haciz tehdidi altındayken senet tanzim edilerek muvazaalı bir şekilde davalıya verildiği ve bu nedenle ilk haczin davalı tarafça konulduğu, davalının muvazaalı işlemlerle davacıların alacaklarının tahsilinin önününe geçmeye çalıştığı belirtilerek, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, birleşen davacı alacaklı ... Bakır Çinko San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ...'a sıra cetvelinin 11.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, birleşen davanın ise, 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 09.03.2016 tarihinde açıldığı, asıl dava bakımından ise, davalı alacağının doğum tarihinin davacı alacağından önceki tarihli olduğu ve doğmamış alacağa muvazaa yapılamayacağı belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili; davalı alacağının muvazaalı şekilde ve diğer alacaklıların alacağının tahsiline engel olmak maksadıyla oluşturulduğu, ticari kayıtlar ve faktöring sözleşmesi ile alacaklarının doğumunun önceki tarihli olduğunun sabit olduğu nedenleriyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve asıl davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Birleşen davada davacı vekili; sıra cetvelini 02.03.2016'da tebliğ aldıkları ve davanın süresinde açıldığı nedenleriyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 140 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi ile 366 ncı maddesi atfıyla 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1-Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362'nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366'ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; hükmü temyiz ve sıra cetveline itiraz eden asıl davada davacının satış tarihi itibariyle toplam alacağı 19.884,18 TL olup, itirazın lehine sonuçlanması halinde dahi temyiz eden asıl davada davacıya ödenebilecek miktarın, en fazla borçludan olan toplam alacağı kadar olabileceği ve bu tutarın Bölge Adliye Mahkemesi'nin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalması dikkate alındığında, asıl davada davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından:
Dava konusu 25.01.2016 tarihli sıra cetvelinin tanzim edildiği İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2690 Esas sayılı takip dosyasından, birleşen davada davacı vekiline yapılan muhtelif sıra cetvellerinin tebliğine ilişkin mazbataların incelemesinde; mazbatalar üzerinde yalnızca "Sıra Cetveli İhtiva Eder" şerhi bulunduğu, hiçbirinde hangi tarihli sıra cetvelinin tebliğine ilişkin olduklarının belirtilmediği görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi kararına esas alınan; "11.02.2016" tebliğ tarihli mazbataya ise, dosya kapsamında rastlanmamıştır. Tespit edilen ilk mazbata 11.02.2013 tebliğ tarihli olup, Bölge Adliye Mahkemesi'nce sehven bu mazbatanın 2013 olan tebliğ yılının 2016 olarak kabulü suretiyle hüküm kurulduğu kanaatine varılmıştır. Takip dosyasındaki ikinci mazbatanın ise; muhataba tebliğ tarihi 02.03.2015 olarak yazılmış olmasına rağmen, barkod numarası itibariyle inceleme yapıldığında, birleşen davada davacı tarafından dosyaya önyüzünün sureti ibraz edilmiş olan 01.03.2016 PTT çıkışlı tebligat olduğu anlaşılmıştır. Neticeten; itiraza konu 25.01.2016 tarihli sıra cetvelini ihtiva eden tebligatın, 01.03.2016 PTT çıkışlı evrak olduğunun ve birleşen davada davacı vekiline 02.03.2016 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece; birleşen davada davacının, yasal hak düşürücü süre içerisinde (09.03.2016 tarihinde) açtığı anlaşılan davasına ilişkin istinaf itirazlarının esasının incelenmesi gerekirken, birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Asıl davada davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2-Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl davada davacı ... Factoring A.Ş. ile birleşen davada davacı ... Bakır Çinko San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.