Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/3747 · K. 2024/1601
11. Hukuk Dairesi 2023/3747 E. , 2024/1601 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/208 Esas, 2022/388 Karar İHBAR OLUNAN : ... Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... FER'İ MÜDAHİL : Zonguldak 1.Noterliği vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankada hesap açtırarak hazine bonosu aldığını, yanında çalışan ... ... isimli kişinin davalı bankadaki hesaplardan, banka çalışanlarının gerekli dikkati ve özeni göstermemesi sonucunda çeşitli tarihlerde, çeşitli miktarlarda paralar çektiğini, bu ödemelerden davacının haberinin olmadığını, bahse konu paraların yasalara aykırı şekilde ödenmiş olmasından banka ve istihdam ettiği kişilerin sorumlu olduğunu ileri sürerek tüm zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 18.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı geçtikten sonra açıldığını, hesap ile ilgili işlemlerde bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının işlemlerin tamamından haberdar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 18.10.2012 tarih, 2005/186 E. ve 2012/314 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ile ihbar olunan ... ... vekilince temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Dairemizin 27.02.2015 tarih, 2014/16833 E. ve 2015/2677 K. sayılı kararıyla hesaba giren paranın sadece hesap sahibine veya onun izni ile başkalarına ödenmesinde bankaların dikkat ve ... yükümlülüğünün bulunduğu, yapılan ödemenin usulüne uygun olduğunu ispat yükünün bankaya ait olduğu, ödeme belgelerinde davacının imzasının bulunup bulunmadığı, ödemelerin usulsüz olduğunun anlaşılması halinde, banka hesap ekstrelerinin getirtilerek davacının bu işlemlere icazet verip vermediğinin ve varsa usulsüz işlemleri yapan kişinin davacı çalışanı olması halinde zararın oluşumunda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının denetlenmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.12.2018 tarih, 2016/202 E. ve 2018/496 K. sayılı kararı ile davacının çalışanı olan dava dışı ... ...'nın davalının banka hesaplarından 20.12.2004 tarihinde 16.000,00 TL ve 07.12.2004 tarihinde 2.000,00 TL çektiği, 07.02.2004 ve 20.12.2004 tarihli dekonttaki imzaların davacının ... ürünü olmadığı, banka hesabına giren paranın hesap sahibine yada onun talimatı ile üçüncü kişiye ödenebileceği, davacı tarafından bahsi geçen ödemelere ilişkin herhangi bir talimatın verilmediği, banka tarafından yapılan ödemelerin usulsüz olduğu, dava dışı ... ...'nın davacının çalışanı olduğu ayrıca davacının hesaplarını kontrol etmediği ve zarar görmemek için gerekli önlemleri almadığı bu nedenle de davacının müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin 20.12.2004 tarihinden, 1.000,00 TL'nin 07.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davacı vekili, davalı vekili ve fer’i müdahil vekilince temyiz edilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 09.12.2019 tarih, 2019/1147 E. ve 2019/7915 K. sayılı kararıyla davacının ... ürünü olmayan belgelere istinaden paranın ödenmesi nedeniyle davalı banka, parayı çeken kişinin kendi elemanı olması nedeniyle de davacı eşit kusurlu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı tarafa ait hesabın hazine bonosu hesabı olduğu, paraya çevrilen hazine bonolarının öncelikle davacının hesabına yatırıldığı ve bu hesaptan dava dışı ...’a ödeme yapıldığı, konuya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Zonguldak 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/46 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında bizzat davacının 14.03.2005 tarihli duruşma sırasında “hesaplarımı günlük kontrol ettiğim doğrudur. Ancak Hazine bonosu hesaplarımı kontrol etmiyordum” şeklinde beyanda bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, bozdurulan hazine bonolarının öncelikle davacının günlük kontrolünü yaptığını ikrar ettiği hesaba yatırılıp daha sonrasında davacı çalışanı ... tarafından bankadan çekilip çekilmediği, teknik olarak bozdurulması halinde yatırım hesabından (aynı hesaptan) çekilmesinin mümkün olup olmadığı, bu suretle davacının hesaptan paraların çekilmesine icazet ... sayılıp sayılmayacağı hususlarının irdelenmesi ve icazet vermesi halinde davalı bankanın sorumlu tutulamayacağının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 16.06.2020 tarih, 2020/50 E. ve 2020/77 K. sayılı kararı ile önceki kararın gerekçesiyle direnme karar verilmiştir. F. Üçüncü Bozma Kararı Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2022 tarih, 2021/11-921 E. ve 2022/435 K. sayılı ilamı ile mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının taraf vekilleri ile fer'î müdahil vekilinin temyizi üzerine ... Dairece araştırmaya yönelik olarak davalı lehine bozulduğu, ... Daire bozma kararını müteakip Mahkemece 16.06.2020 tarihli duruşmada tarafların beyanlarının alındığı, davacı vekilinin, eksik tahkikata yönelik bozma ilamına bir diyecekleri olmadığını ve bozma ilamına uyulmasını belirttiği; davalı vekilinin de bozma ilamına lehe olan hususlar yönünden uyulmasını talep ettiği, bu durumda; bozma sebebinin kamu düzenine ilişkin olmadığı, bozmanın davalı lehine yapıldığı, taraflarca da direnme kararı verilmesinin istenilmediği gözetildiğinde mahkemece önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın usulden bozulmasına karar verilmiştir. G. Mahkemenin Temyize Konu Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışanı olan dava dışı ... ...'nın davacının 30900025 nolu hesabından 07.12.2004 tarihinde 2.000,00 TL çektiği, 30886412 nolu hesabından ise 20.12.2004 tarihinde 16.000,00 TL çektiği, 07.02.2004 ve 20.12.2004 tarihli dekonttaki imzaların davacının ... ürünü olmadığı, davacı tarafından bahsi geçen ödemelerin yapılması hususunda davalı bankaya herhangi bir talimat verilmediği gibi dava dışı ...'a hesaplarından para çekmesi hususunda vekaletname de verilmediği, ancak davacının Zonguldak 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/46 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında hesaplarını günlük olarak kontrol ettiğini ancak Hazine bonosu hesaplarını kontrol etmediğine dair beyanda bulunduğu, hükme esas alınan 01.11.2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca hisse senedi, yatırım fonu, hazine bonosu gibi yatırım ürünlerin alınıp satılırken vadesiz TL hesap üzerinden geçmesinin gerektiği, vadesiz TL hesabına geçmeden satılamayacağı, dava dışı ...'ın davaya konu 18.000,00 TL' yi vadesiz TL hesaplarından çektiği, davacının ceza yargılaması sırasında alınan beyanı göz önünde bulundurulduğunda davacının dava dışı ...'ın hesaptan para çekilmesine icazet verdiğinin kabulünün gerektiği, bu nedenle de davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.