Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/3768 · K. 2024/1858
11. Hukuk Dairesi 2023/3768 E. , 2024/1858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/253 Esas, 2023/665 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yıllardır emek vererek tanınmış hale getirdiği TESORI D'ORIENTE markasını tescil ettirmek için Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) 30.06.2015 tarihinde başvurduğunu ancak davalıya ait 2014/107474 sayılı TESORI D'ORIENTE ibareli marka gerekçe gösterilerek başvurunun reddedildiğini, müvekkilince yapılan itirazınsa kabul edilmediğini, müvekkilinin bu markayı ilk olarak 1998 yılında ihdas ettiğini, ayrıca WIPO ve OHIM nezdinde tescil ettirdiğini, davalının ise bu markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, tesadüfen bu ibarenin bulunamayacağını savunarak davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TESORI D'ORIENTE markasının anlamının ... Hazineleri olduğunu, bu ibarenin aynı zamanda 2007 yılında basılmış bir kitabın adı olduğunu, bu isimde basılmış ve doğudaki baharat ve otları anlatan bir kitap olduğunu, müvekkilinin söz konusu kitabı gördüğünü ve bu ibarenin ilgisini çekmesi nedeniyle marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin de birçok ülkede satış yaptığını, davacının WIPO başvurusunda Türkiye'yi seçmediğini, davacının tanınmışlık iddiasına dayalı delillerin ise kendisi tarafından yapılan sayfa ve resimlerden ibaret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.