Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/378 · K. 2023/2067
12. Ceza Dairesi 2023/378 E. , 2023/2067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Taksirle öldürme, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkûmiyet- hükmün açıklanmasının geri bırakılması Katılanlar vekili tarafından temyize getirilen, sanık ... hakkında Yargıtay 1. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık ... tarafından temyize getirilen, Yargıtay 1. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ...'ın mahkûmiyetine ilişkin kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2014/233 E. 2015/346 K. sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ... Soylu hakkında, ...'a yönelik olası kasıtla öldürme suçundan beraat, sanık ... hakkında, ...'a yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü madde uyarınca 10 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına, sanık ... Mutğan hakkında; ruhsatsız tabanca taşıma suçundan beraat, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, silahla havaya ateş etme eyleminin kabahat olduğu kabul edilerek 5326 sayılı Kanun'un 36 ıncı maddesine göre 50,00 TL idari para cezasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2014/233 E. 2015/346 K. sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/3969 Esas, 2020/3362 Karar sayılı kararı ile; "...1)Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...’e yönelik olası kastla öldürme suçlarından kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 2)Sanık ... hakkında maktul ...’e yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanıklar Azer, ... ve ...’nin cezaevi firarisi sanık ...’ü yakalamak amacıyla aldıkları istihbarat üzerine olay yerine gittikleri, bir süre sonra sanık ...’ün de olay yerine beyaz Ford marka aracıyla geldiği ve daha önceden olay yerine gelip beklemekte olan tanık ...’in aracının yanından geçerek kendisini takip etmesini işaret edip birlikte olay yeri olan Viaport AVM’nin açık otoparkının çakıl taşlı alanına doğru gittikleri, her iki aracın yan yana durduğu, araçlardan birkaç kişinin daha indiği ve sanık ...’ün aracının bagaj kısmı önünde ayakta konuşmaya başladıkları, bu sırada sanık ...’ün yaya olarak kendilerine doğru yaklaşan sanıklar ...ve ...’ı fark etmesi üzerine, sanık ...’ın dur ihtarında bulunarak havaya ateş ettiği, sanık ...’ün de üzerindeki kurusıkı tabanca ile sanıklara doğru ateş ederek aracına doğru kaçtığı ve aracına binerek uzaklaşmaya başladığı sırada maktulün bulunduğu yere 19 metre, sanık ...’ün aracına olan uzaklığı ise 3 metre olan sanık ...’in sanık ...’ün aracına doğru ateş etmeye başladığı, maktüle yaklaşık 35-40 metre mesafede bulunan sanık ...’nin de kendisinin bulunduğu yöne doğru aracıyla gelen sanık ...’ün aracına doğru ateş ettiği, sanık ...’in yapmış olduğu atışlar nedeniyle sanığın aracının yakınında bulunan maktulün kafa arka kısmından aldığı tek isabet sonucu öldüğü olayda; Sanık ... ve diğer sanık polis memurlarının 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun ek 4. maddesi kapsamında suça elkoyma ve işlenmesinin devamını engelleme konusunda görevli ve yetkili olduğu, aynı Kanunun 16. maddesi uyarınca da görevinin gereklerine uygun şekilde hareket edilerek firari sanığın bulunduğu gruba sanık ... tarafından havaya iki el ateş edilerek dur ihtarında bulunulduğu, ancak sanık ...’ün üzerinde taşıdığı kuru sıkı tabanca ile 3 el havaya ateş ederek aracına binip kaçmaya çalıştığı sırada sanık ...’in sanık ...’ü durudurmak amacıyla aracının tekerlerine doğru ateş ettiği, bu kapsamda kanunun hükmünü yerine getiren sanığın eyleminin TCK'nın 24/1. maddesi kapsamında olduğu ancak sanığın, olay sırasında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak sanığın görüş alanı içerisinde olan maktül ve yanındakilerin isabet alıp ölebileceğinin öngörülebilir nitelikte olması karşısında; maktulün isabet alıp ölmesi ile sonuçlanan eyleminin TCK'nın 27/1. maddesi uyarınca ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması niteliğinde olduğu ve bu nedenle TCK'nın 22/3. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmemesi, 3)Sanık ... hakkında hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme, silahla havaya ateş etme suçlarından verilen hükümler yönünden yapılan incelemede; 3-a)Viaport isimli alışveriş merkezinin açık otoparkında arkadaşı ile buluşmaya çalıştığı sırada görevli polis memurlarını gören cezaevi firarisi sanığın sonradan kuru sıkı olduğu anlaşılan tabancası ile havaya ateş etmesi ve yakalanmamak amacıyla aşamalarda birden fazla görevliye direnmesi eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın havaya ateş etmesi eyleminin görevli memura direnme suçu içerisinde kaldığı ve birlikte değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca sanığın direnme eyleminin aşamalarda devamlılık göstermesi ve birden fazla görevliye karşı işlenmesi nedeniyle tayin edilen ceza üzerinden zincirleme suç hükümlerine göre TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-b)Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün gerekçesinde, sanık ...’e ait kuru sıkı tabancanın 6136 sayılı Yasa kapsamında olduğu belirtilmesine karşın, hüküm kısmında sanığa aynı gerekçe ile beraat kararı verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2021/170 E., 2022/438 K. sayılı kararı ile; sanık ... hakkında, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 27 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü madde, 53 üncü madde, 58 inci ve 63 üncü maddeler uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ceza ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.01.2023 tarihli ve 2022/158484 sayılı iade ve onama öneren Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.