İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/3804 · K. 2024/9885
- Esas No
- 2023/3804
- Karar No
- 2024/9885
- Karar Tarihi
- 10.10.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2023/3804 E. , 2024/9885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/790 E., 2022/2636 K.
KARAR : Davacılar yönünden esastan ret, davalılar yönünden kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/650 E., 2021/275 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada ve 2019/250 Esas sayılı birleşen dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...'ın davalı işverenin sigortalı işçisi olduğunu ve 04.11.2015 tarihinde işverene ait “... Mah. ... Cadde No:... Bartın” adresinde faaliyet gösteren Bartın Çimento Fabrikasında çalışırken talimat üzerine Roller Pres Ünitesinde kontrol yaptığı esnada yaklaşık 5 metre yükseklikteki platformdan düşmesi neticesinde iş kazası meydana geldiğini, olayın iş kazası olduğu SGK kayıtlarıyla da tespit edildiğini, müvekkil yüksekten düşme neticesinde beyin kanaması geçirmiş, omuriliğinde ve kafatasında ... fonksiyonlarını etkileyecek kırıklar meydana geldiğini, uzun süre yatarak tedavi gören müvekkil birden fazla cerrahi öperasyon geçirdiğini, müvekkil yaşadığı sürece başkasının bakımına muhtaç olduğunu, kanunen alınması gereken iş güvenliği tedbirlerini almayarak kazaya davetiye çıkaran davalının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek davacı ... için 476.275,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili birleşen 2021/144 Esas sayılı dava dilekçesinde özetle; 04.11.2015 tarihinde işverene ait “... Mah. 114. Cadde No:... Bartın” adresinde faaliyet gösteren Bartın Çimento Fabrikasında çalışırken talimat üzerine Roller Pres Ünitesinde kontrol yaptığı esnada yaklaşık 5 metre yükseklikteki platformdan düşmesi neticesinde iş kazası meydana geldiğini, olayın İş kazası olduğu SGK kayıtlarıyla da tespit edildiğini, müvekkil yüksekten düşme neticesinde beyin kanaması geçirmiş, omuriliğinde ve kafatasında ... fonksiyonlarını etkileyecek kırıklar meydana geldiğini, uzun süre yatarak tedavi gören müvekkil birden fazla cerrahi öperasyon geçirdiğini, müvekkil yaşadığı sürece başkasının bakımına muhtaç olduğunu, kanunen alınması gereken iş güvenliği tedbirlerini almayarak kazaya davetiye çıkaran davalının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek davacı kazalı ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı eş ... için 150.000,00 TL, davacı çocuk ... için 75.000,00 TL, davacı çocuk ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı işverenden alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Bartın Çimento Fabrikası işyerinde iş güvenliği ve tedbirlerine yönelik mevzuatın öngördüğü tüm önlem, eğitim ve denetim işlemlerinin yanı sıra insan sağlığının kutsallığı çerçevesinde fennin gelişmelerine bağlı olarak ortaya çıkan tüm teknolojik imkanları kullanarak çalışanların eğitimi, kişisel koruyucu ve güvenlik ekipmanlarının işçilere verilmesi, sağlam olarak kullanmalarının sağlanması, çalışma sahalarına gerekli uyarı levhalarının mevzuata uygun olarak asılması ve bölüm müdürleri, şefleri, mühendisleri ve vardiya amirleri vasıtasıyla denetimlerinin yapıldığını, ayrıca İSG sözleşmeleri uyarınca iş güvenliği uzmanları tarafından işyerinde risk analizi yaptırılmakta, eksikliklerin derhal giderilmesi sağlanmakta, davacı dahil tüm çalışanların ağır ve tehlikeli işlerde çalışmaya sağlık açısından elverişli olup olmadıklarına dair sağlık raporu alındığı gibi işyeri hekimleri vasıtasıyla çalışanların sağlık durumları ve yaptıkları işe uygunlukları sürekli denetlendiğini, müvekkil şirketin davacının 04.11.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle yaralanmasında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, zira kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkil şirket iş sağlığı ve güvenliğinden ... yükümlülükleri başta olmak üzere gerek kaza öncesi ve gerek kaza sonrası yapmakla yükümlü olduğu her şeyi yerine getirdiğini, davacı işçi ... ihtilaf konusu kazaya tamamen kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Ananim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmuş olması gerekirken, davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmamış olması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, aynı kaza ve aynı talep ile ilgili Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/ 650 E. sayılı dava dosyası derdest olup, ihbar olunan olduğumuz mezkur dosya ile aynı konu ve talepleri içeren cevap verdiğimiz iş bu dava dosyasında derdestlik def'i itirazında bulunduklarını, müvekkil sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş poliçe, sigortalıya yöneltilebilecek iş kazasından ... talepleri; poliçe teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece sigortalının poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan ve SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan 172 işçisi için ve sadece poliçede bildirilen faaliyet adresinde meydana gelecek olaylar yönünden, sigortalı şirketin (varsa) kusuru oranında teminat altına aldığını, Genel ve özel şartlar çerçevesinde, sigortacı tarafından verilen teminat; poliçede "kişi başına" belirlenen üst limit ile sınırlı olduğunu, 438956312 nolu sigorta poliçesi olay tarihini kapsamakta ise de poliçemiz ... (meblağ) sigortası vasfında olmadığını, poliçedeki sorumluluk üst limit miktarı, hasar anında ödenebilecek maktu tazminat miktarı olmadığını, sigortacının tazminat yönünden sorumlu tutulabileceği azami miktarı olduğunu belirterek haksız olarak açılmış bulunan davanın esastan dahi reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davalı işveren Bartın Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. “nin kazanın meydana gelmesinde %40 oranında davacı kazalının % 60 oranında kusurlu olduğu, davacının sürekli iş göremezlik oranının ise % 67 olduğu kabulünden hareketle; 2017/650 Esas sayılı dava dosyası ve Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/250 E., 2019/305 K. sayılı yönünden;
Davanın kısmen kabulü ile
1-) Sürekli bakıcı gideri talebinin Davalı Bartın Çimento San. A.Ş. yönünden reddine,
2-) 406.598,34 TL iş gücü kaybı tazminatının kaza tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...
Mahkememiz Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/144 E. 2021/230 K. sayılı birleşen dosya yönünden;
1-)Davanın kısmen kabulü ile
80.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'a,
40.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'a,
15.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'a,
15.000,00 TLmanevi tazminatın davacı ...'a olay tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ayrı ayrı fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Kusur raporunun hatalı olup, somut olaydaki maddi gerçeği yansıtmadığını, hatalı kusur raporu dikkate alınarak aldırılan hesap raporuna karşı davalının itirazı üzerine aldırılan ek raporda zararın daha düşük hesaplandığını, Mahkeme tarafından söz konusu rapora itirazlarının değerlendirilmeden hatalı olan ikinci rapora göre hüküm kurulduğunu, bu raporu kabul etmediklerini,
-Asgari ücretin kamu düzeninden olup asgari ücretin artması halinde hüküm tarihine en yakın veriler dikkate alınarak yeniden rapor alınması gerektiğini, Yargıtay içtihat ve uygulamasının bu şekilde olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları uygulamalarında da asgari ücrette meydana gelen değişikliğin usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğunu, hükmün kaldırılıp dosyanın yeniden İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi sonucunda Mahkemece bu hususun dikkate alınması gerektiğini,
-Davacı müvekkilleri için hükmedilmiş olan manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğunu, itirazları doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek İstinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı Bartın Çimento vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Asıl ve birleşen davalarda maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada maddi tazminat yönünden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile birbiriyle çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
-Hükme esas alınan Davacı ...'ın olay nedeniyle %67 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine dair maluliyet raporu hatalı olup dosyadaki diğer maluliyet raporları ile çelişkili ve yetersiz olduğunu,
-Dosyada aldırılan kusur raporunun hatalı, taraf denetimine olanak vermeyip ve hükme dayanak yapılacak nitelikte olmadığını, hükme esas alınan kusur raporunda müvekkili davalının olayda %40 oranında kusurlu olduğuna dair değerlendirme ve tespitlere itiraz etmiş olmalarına rağmen itirazlarının hatalı ve yetersiz gerekçelerle reddedildiğini, kusur raporunda yapılan değerlendirmelerin yerinde ve somut olaya uygun olmadığını, davacı işçi ... ın düştüğü yerin hiçbir şekilde işyerinde çalışma mahalli olmadığının dikkate alınmadığını, meydana gelen olayda davalı müvekkili işverene yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, olayın tamamen davacı işçi ...'ın dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiğini,
-Hükme esas alınan aktüerya hesap bilirkişisi raporunun hatalı taraf denetimine olanak vermeyip hükme dayanak yapılacak yeterlilikte olmadığını, davacı için raporda kabul edilen aylık ücretin hatalı tespit edilmiş olduğunu, son üç aylık bordrolar yerine 12 aylık bordroların değerlendirilerek bu ücretin ortalamasının alınması gerektiğini, hesaplamada PMF 1931 hayat tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken, TRH-2010 yaşam tablosunun dikkate alınarak hesaplama yapılmasının doğru ve yasal olmadığını, SGK tarafından davacı işçiye yapılan tüm yardım ve ödemelerin hesaplanan zarar miktarından indirilmesi gerekirken hükme esas alınan aktüerya raporlarında indirilmediğini, hatalı ve yanılgılı değerlendirme yapıldığını, 27.05.2021 tarihli aktüerya hesap bilirkişisi kök raporunda davacı işçinin pasif dönem maddi zarar miktarı hesaplamasının 72.707,61 TL olarak hesaplanmış olup, bu hesaplamaya ve miktara davacı tarafça süresinde itiraz edilmediğinden kök raporun bu kısmının artık davalı açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, buna rağmen 16.08.2021 tarihli ek raporda pasif dönem zararının usuli kazanılmış hak ihlal edilerek 120.807,33 TL olarak hesaplandığını, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmadığını,
-Davacı tarafın bedel artırım dilekçesi sunmuş olmasına rağmen ve açıkça bedel artırım dilekçesi olarak belirtilmesine rağmen Mahkemece bu dilekçenin ıslah talebi olarak değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kısmı dava olarak açılmış olmasına rağmen bedel artırım talebinin ise sadece belirsiz alacak davasında yapılabileceğinden buna aykırı olarak verilen bedel artırım dilekçesinin ıslah olarak değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, ayrıca şartlar oluşmadığı halde kazalı İşçinin eş ve çocuklarına manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, birleşen dosya üzerinden davanın sigorta şirketine ihbarı talep edilmiş olmasına rağmen bu talep yerine getirilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme ile ana dosya ile birleştirilmesinin doğru olmadığını,
-Kabul ve reddedilen miktarlara göre tespit edilen yargılama harç ve giderleri ile karşı taraf vekalet ücretine ilişkin hükümlerin de hatalı olduğunu,
-Hükmün bu yönlerden ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İstinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Davalı ... yönünden usulüne uygun yapılan ihbar ile temerrüt oluşabileceğini, somut davada sigorta şirketine yapılan herhangi bir ihbar olmamasına rağmen, davanın ihbarı ile davadan ve alacaktan haberdar olmasına rağmen davalı ... yönünden de diğer davalı gibi kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu Yargıtay içtihatlarının bu doğrultuda olduğunu,
-Meydana gelen kazada sigortalı şirketin kusur oranının fahiş belirlendiğini, davaya konu kazanın tamamen kazalı işçinin özensiz ve tedbirsiz davranışları nedeniyle meydana gelmiş olduğunu,
-Hesap raporuna karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, hükmün bu yönüyle de hatalı olduğunu, davacının gelirinin asgari ücretin üstünde kabul edilerek asgari ücrete yapılan zam oranları uygulanarak tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu,
-2021 yılında asgari ücret bilindiğinden işlemiş dönemin raporunun tanzim edildiği 16.04.2021 tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiğini, işleyecek aktif dönem hesaplamasının ise Yargıtay içtihatları doğrultusunda 16.04.2021 tarihinden başlatılması ve artırım yapılmaksızın iskontolama yapılması gerektiğini, davacının iş kazası geçirdiği davalı işyerinden ayrılmış olması halinde TİS ile elde ettiği sosyal hakların tazminat hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiğini,
-Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı 1/20 olarak uygulanması gerektiğini hükümde ise 1/20 oranı uygulanmaksızın doğrudan binde 68,31 üzerinden karar ilam harcının hesaplanmasının hatalı olduğunu, hükmün bu yönlerden ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yukarıda belirtilen hususlara ilişkin istinaf talepleri haklı değildir.
Ancak davalı ... Şirketinin sorumluluğu haksız fiil sorumluluğu olmayıp, davalı işverenle imzalanan sözleşme gereği olmakla dava tarihinden daha önce ihtar yapılıp temerrüde düşürülmedikçe dava ve ıslah tarıhlerinden, temerrüd hali varsa temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren hakkında faize hükmedilmesi gerekip, somut dosyada temerrüde de düşürüldüğüne dair bir belge ve bilgi olmamakla Mahkemece olay tarihinden faize hükmedilmesi, ayrıca davalı ... şirketinin sorumluluğu da poliçe limiti ile sınırlı olduğu gözetilmeksizin hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Davalıların bu yöne ilişkin istinaf talepleri haklı olup hükmün bu yönden kaldırılması gerekse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmemekle Dairemizce karar verilmesi uygun görülmüş yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir..."gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında:
"Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne,
A-2017/650 Esas sayılı asıl dava ve Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/250 Esas sayılı birleşen dava dosyası yönünden;
1- 406.598,34 TL iş gücü kaybı tazminatının kısmen kabulü ile davalı ... Çimento ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren, ... yönünden dava tarihi olan 01.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ...'nin poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Sürekli bakıcı gideri talebinin davalı ... Çimento ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden reddine,
Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/144 Esas sayılı birleşen dava yönünden;
1-80.000,00 TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile olay tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Çimento ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş.den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,
2-40.000,00 TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile olay tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Çimento ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,
3-15.000,00 TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile olay tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Çimento ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,
4-15.000,00 TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile olay tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Çimento ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,
5-Fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...A.Ş. firması vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
2.Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
3.Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
4.Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2 nci maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir.
5.Gerekçe - hüküm çelişkisi, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
6.Eldeki davada, Bölge Adliye Mahkemesince karar ilamının gerekçesinde davalı ... ... A.Ş. Firmasının istinaf taleplerinin yerinde görülmediğinin açıklandığı devamla davalı ... vekilince ileri sürülen temerrüt başlangıç tarihi ile poliçe teminat limiti dahilinde sorumluluğa dair istinaf başvuru sebebinin yerinde görüldüğü ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün yalnızca sigorta şirketi yönünden kaldırılması gereğinin tespiti ile karar verildiği ancak ne var ki karar ilamının hüküm fıkrasında davalıların istinaf başvurularının kabulüne karar verildiğinin yazıldığı anlaşılmakla bu suretle de hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı ve bu şekilde infazı kabil hüküm tesis edilmediği açık olduğundan verilen karar isabetsiz bulunmuştur.
7.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
8. O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.