Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/387 · K. 2024/217
Ceza Genel Kurulu 2023/387 E. , 2024/217 K. "İçtihat Metni"
DİRENME
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 393-342
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ilişkin Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.11.2014 tarihli ve 175-234 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 27.04.2021 tarih ve 6688-5148 sayı ile; "Olay tutanağı içeriği, sanığın yakalanış şekli, ele geçen uyuşturucu maddenin çeşitliliği ve adeti ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğu hâlde, yerinde olmayan ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesince 03.11.2021 tarih ve 135-232 sayı ile bozmaya direnilerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar verilmiş, hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 21.06.2022 tarih ve 6689-8116 sayı ile; "...Direnme kararında bozma nedenlerinin tartışılmış olması, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulması karşısında, karar, şeklen direnme gibi görünse de özde ilk karar mahiyetinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile temyizen inceleme görevinin Dairemize ait olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;" şeklindeki açıklama ile; "Olay tutanağı içeriği, sanığın yakalanış şekli, ele geçen uyuşturucu maddenin çeşitliliği ve adeti ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğu halde, yerinde olmayan ve dosya kapsamına uygun düşmeyen genişletilen gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi ise 11.11.2022 tarih ve 393-342 sayı ile; "...Sanığın olay günü yakalandığı metruk mahalde sanığın üzerinde atılı suçu işlediğine ve uyuşturucu ticareti yapıldığına ilişkin herhangi bir ihbar ve şikayetin bulunmaması, sanık hakkında üzerine atılı suçu işlediğine dair herhangi bir teknik veya fiziki takibin bulunmaması, sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde daha önce hakkında uyuşturucu ticareti suçundan açılan herhangi bir soruşturma ve kovuşturmanın bulunmadığı, soruşturma aşamasında yapılan sanığın idrar tahlili sonuçlarında sanığın olay anında üzerinde bulunan sentetik karabinoid-bonzai uyuşturucu maddesine rastlanılması, sanığın idrar tahlili sonucunun soruşturma aşamasında kolluk birimleri önünde olayın sıcağı sıcağıyla verdiği 'Zafer Mahallesinde bulunan kırık harabe bir yerde daha önceden uyuşturucu madde kullandığım için bu harabe yerde üç fişek bonzai uyuşturucusunu kullandım. Daha sonra polisler geldi ve bende cebimde bulunan yedi adet kağıtlara sarılı bonzai maddesini harabe yerde bulunan koltukların üzerinde attım.' şeklindeki ifadesiyle uyumlu olması, yine sanığın evinde ve olay yerinde bulunan uyuşturucu maddelerin kağıtlara sarılı paketçikler halinde bulunması yönündeki eylemin sanığın soruşturma aşamasında kolluk birimleri önünde verdiği 'Ben daha önceki tarihlerde doz aşımı olduğu için bonzai fazla kullanıp ölümden döndüğüm için kağıtlara ayırdım. Satmak gibi bir herhangi bir niyetim yoktu.' şeklindeki ifadesinden anlaşıldığı üzere sanığın olay yerinde ve evinde yapılan aramada fişekler halinde ele geçirilen bonzai isimli uyuşturucuyu daha öncesinde çok fazla kullandığı için tek kullanımlık olarak küçük kağıt parçalarına ayırdığını beyan etmesi, sanığın bu yöndeki savunmalarının aksinin başkaca herhangi bir delille desteklenmediği, sanığın evinde yapılan aramada bulunan uyuşturucu maddelerin satışa hazır olacak şekilde paketlendiğine yönelik hassas terazi vb. ölçüm aletlerinin bulunmaması, sanığın evinde ve olay yerinde bulunan farklı nitelikteki uyuşturucu maddelerinin yüksek mahkeme içtihatları ile belirlenen kullanım sınırlarını aşmaması, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanık savunmalarının aksini kanıtlar mahiyette başkaca bir delil elde edilememesi, sanığın olay yerinde ve evinde yapılan aramalarda ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak maksadıyla buldurduğuna yönelik mahkememizde kanaat oluşması, Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamalarında belirtilen uyuşturucu maddenin paketler halinde kısım kısım bulundurma eyleminin yan delillerle desteklenmediği sürece tek başına mahkememizce yapılan yargılamaya konu somut olaya özgü olarak uygulanamayacağı, Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair mahkememizce kesin bir kanaat oluşmadığı..." gerekçeleriyle bozma kararına direnerek sanığın önceki hüküm gibi beraatine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2023 tarihli ve 160482 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 16.05.2023 tarih ve 6093-4430 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.