III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, ''Sanık ... ile katılanın olay tarihi olan 29.05.2022 tarihine kadar herhangi bir tanışıklığının bulunmadığı, olay günü gece saatlerinde katılanın arkadaşı olan sanık ... ve diğer arkadaşları ..., ... ve ... ile birlikte sanık ...'un evine gittikleri, şahısların birlikte alkol almaya başladıkları, katılanın alkol sebebiyle midesinin kötüleşmesi karşısında ...'un katılanı banyoya götürdüğü, katılanın ...'tan ...'yi çağırmasını istemesi üzerine ...'nin banyoya geldiği, katılanın mide rahatsızlığından ötürü kustuğu, ...'nin katılana duş aldırdığı, bu esnada ...'un da banyoda bulunduğu, sonrasında sanıkların katılanı ...'un yatak odasına götürerek yatağa yatırdıkları, katılanın sürekli kusması sebebiyle tekrar duş aldırdıkları, katılanın alkol alması ve sürekli kusması sebebiyle bitkin düştüğü, yataktayken sanık ...'un katılanın yanına yattığı, taraflar arasında katılanın rızası hilafına karşı koymasına karşılık gece ve sonrasında sabah saatlerinde olmak üzere iki kere cinsel birliktelik yaşandığı, katılanın olaydan bir gün sonra 31.05.2022 tarihinde sanık ...'un kendisine cinsel saldırıda bulunduğu, sanık ...'nin ise olayların yaşanmasında rolü olduğu iddiası ile sanıklardan şikayetçi olduğunun anlaşıldığı olay dahilinde,
Katılanın, olay gecesi tanık ...'nın sanık ...'nin olay gecesi hep birlikte oturmaktalarken kendisinin ... ile birlikte olması için 500-TL üzerinden anlaştığını söylemesi ve iddianamede de sanık ...'nin katılanı sanık ... ile birlikte alkol etkisinde karşı koyamayacak şekilde olmasından faydalanarak yatağa yatırmak suretiyle iştirak iradesinde olduğunun belirtilmesi karşısında dosyada dinlenen ve olay günü aynı evde bulunan tanıklardan ... ve ...'in bahse konu edilen 500-TL alımı şeklindeki bir konuşmaya şahit olmadıklarını beyan etmesi, tanık ...'nın aşamalardaki tüm beyanlarında aralarında sanık ... yönüyle bir konuşmanın geçmediğini, kendi aralarında şakalaşma mahiyeti ile genelde bu şekilde sohbet ettiklerini beyan etmesi, tanık ...'nın olaya ilişkin bilgisinin salt katılanın aktardığı şekli ile oluşu, sanık ...'un tüm aşamalarda böyle bir olayın yaşanmadığını söyleyişi, sanık ...'nin de aşamalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyişi, mahkememizce kabul gören oluş dahilinde olay gecesi katılanın alkol etkisi ile kötüleşmesi neticesinde sanık ...'un kendisini banyoya götürmesine karşılık katılanın ...'yi çağırmasını istemesi, ...'nin bu şekli ile banyoya gelmesi hususları bir arada incelendiğinde her ne kadar sanık ... ve sanık ...'nin katılana yönelik cinsel saldırı eylemini fikir ve eylem birliği içerisinde işledikleri iddiası ile kamu davası açılmış olsa da yukarıda izah edildiği şekli ile TCK 37. Madde kapsamında müşterek faillikten söz edilebilmesi için suç ortaklarının suçun icrasındaki rol dağılımları ve suçun işlenişine bulunulan katkının arzettiği önem ile zaruretin göz önünde bulundurulması gerektiği nazara alınarak sanık ...'nin katılana yönelik cinsel eylem noktasında diğer sanıkla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine ve yine aynı şekilde sanığın iddianame kapsamında TCK 39. Madde dahilinde yardım eden sıfatını haiz olduğuna dair de her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, maddi gerçeğe ulaşılması için kabul edilen "delilden sanığa" şeklinde gerçekleşen evrensel ceza yargılaması ilkesi gereği sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin delil ikame etme yasal yükümlülüğü altında bulunmadığının da kabulü ile birlikte "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi doğrultusunda sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiğinden ve her ne kadar katılan vekilleri tarafından olay gününden bir gün önce katılanın gelmemesi sebebiyle tarafların planlarını değiştirdiği, tüm planın katılanın üzerine kurulu olduğu bu hali ile ...'nin de iştirak iradesi içerisinde bulunduğu ileri sürülmüş olsa da tüm dosya kapsamı ve bilhassa katılan beyanları dikkate alındığında sanık ...'nin sanık ...'u katılan ile bahse konu cinsel eylem yönüyle bir araya getirdiğine, eylemin öncesi ve sonrasında bu yönde bir harekette bulunduğuna veyahut sanığın eylemine TCK 39. Madde kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığına dair herhangi bir delil mevcut olmadığından katılan tarafın bahse konu iddiası da mahkememizce kabul edilmeyerek tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın üzerine atılı suç yönünden 5271 sayılı CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiştir.
Diğer taraftan, her ne kadar sanık ... tarafından aşamalarda daimi olarak taraflar arasında iki kere yaşandığı açıkça ikrar edilen cinsel birlikteliğin katılanın rızası ile gerçekleşmiş olduğu savunulmuş olsa da, sanık ile katılanın olay tarihi olan 29.05.2022 tarihinden öncesine dayalı herhangi bir tanışıklığının bulunmaması, olay sonrası sanık savunmaları ile katılan ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde dosyada katılanın olay günü tanıştığı sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir husumet olgusunun, bu yönde bir beyanın veyahut delilin mevcut olmadığı, katılanın 29.05.2022 gecesi ve 30.05.2022 sabahı yaşandığını belirttiği olay bakımından 31.05.2022 tarihinde olay sıcaklığı ile şikayetçi olduğu, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tüm beyanlarının kendi içerisinde istikrarlı ve birbiri ile tutarlı bulunması, katılanın alkol etkisinde olduğunun taraf ve tanık beyanları ile doğrulanışı, sanık ...'un tüm aşamalarda katılana cinsel ilişki yaşayıp yaşamadığını defalarca sorduğunu ve katılanın istediğini belirtmesi üzerine cinsel ilişki yaşadıklarını belirtmesine rağmen sanık ...'un, sanık ...'nin ve dosya tanıklarının aşamalardaki beyanlarında da sabit olduğu üzere katılanın alkolün etkisi ile kötü durumda olduğunun açık olması, hatta sanık ...'nin de bu hususta kötü durumda olan katılanla ilgilendiğini, uyumaya gitmeden önce defalarca katılanı kontrol ettiğini belirtmesi, katılanın şikayetinde sanık ...'un eylemine karşı alkol etkisi ile tepki gösterirken vücudunu çizdiğini belirtmesi karşısında sanık ...'un 02.06.2022 tarihli ATK raporu ile sağ kolunda tırnak izi olabileceği değerlendirilen ve iyileşme sürecine göre rapor tarihinden en az 24 saat önce oluştuğu tespit edilen izleri soruşturma aşamasında piknikte olan çizikler olarak belirtmesine rağmen mahkememiz huzurunda bahse konu izleri daha önceki beyanları ile çelişmek suretiyle kedi tarafından yapılan çizikler olarak nitelendirmesi, sanık ...'un cinsel ilişkinin varlığını kabul etmesi karşısında aynı evde bulunan ve beyanlarında herhangi bir ses olsa duyabileceklerini beyan eden tanıkların bu beyanlarının olağan hayat akışına aykırı oluşu ve kendi içerisinde çelişkiye yol açması, sanık ...'un aşamalardaki savunmalarında olay örgüsünde çelişkili ve değişken ifadelere yer vermesi şeklindeki hususlar bir arada değerlendirildiğinde sanığın olay tarihi itibarıyla 18 yaşından büyük olan ve olayda alkol etkisinde bulunan katılana karşı katılanın rızası hilafına ve karşı koymasına karşılık cinsel saldırıda bulunduğu hususu mahkememizce her türlü şüpheden ari vicdani kanaat ile sabit bulunmuş ve sanığın TCK'nin 102/2. Maddesi uyarınca alt sınırdan ayrılmadan 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'nin üzerine atılı suçtan beraat etmesi ve sanığın eylemini tek başına gerçekleştirdiği anlaşıldığından hakkında TCK 102/3-d maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın da ikrar etmiş olduğu hali ile eylemin gece ve sabah gerçekleşmesi karşısında bahse konu eylemlerin tek suça vücut verip vermeyeceğinin irdelenmesi neticesinde ise eylemin iki kere gerçekleşmiş olması, katılanın almış olduğu alkol etkisinde bulunmaya devam edişi, eylemlerin aralarında geceden sabaha şekilde bir zamanın geçmesi ve eylemlerin işleniş şekli bir arada değerlendirildiğinde bu hali ile eylemlerin aynı suç işleme kastı altında değişik zamanlarda gerçekleştiği anlaşıldığından verilen cezada zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle 1/4 oranında artırım yapılarak neticeten 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK 62. Maddede yer alan takdiri indirim nedenlerinin tetkiki neticesinde sanığın herhangi bir pişmanlığının bulunmadığı dikkate alınmak suretiyle mahkememizce hakkında takdiri indirim yapılmasını gerektirir herhangi bir sebep bulunmadığından TCK 62. Maddenin uygulanmamasına, sanığa verilen sonuç ceza miktarı gözetilmek suretiyle sanığın tutukluluk halinin devamına'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.