Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/393 · K. 2023/1354
Hukuk Genel Kurulu 2023/393 E. , 2023/1354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/5 E., 2022/8 K. KARAR : Davanın reddine 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 6. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava ve 09.06.2022 havale tarihli açıklama dilekçelerinde; yüklenici firma tarafından müvekkili ve diğer hissedarlara karşı Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/307 Esas sayılı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat davası açıldığını, ikinci davanın ise müvekkili tarafından yükleniciye karşı aynı Mahkemede 2019/595 Esas numarası ile açılan riskli yapı nedeniyle yıkım bedelinin tespiti davası olduğunu, yüklenici şirket vekilinin ölümle tehdidi nedeniyle duruşmaya ara veren ihbar olunan hâkimin tutanak tutmadığını, aldığı ara kararların gereklerini yerine getirmediğini, ön sorun mahiyetindeki görev itirazını bir yıla yakın süre geçmesine rağmen karara bağlamadığını, yüklenicinin açtığı davada keşif kararı alınmasına rağmen aynı gün duruşması bulunan müvekkilinin açtığı davada keşif kararı verilmediğini, maddi hatalarla ilgili taleplerinin dikkate alınmadığını, dava dosyasındaki inşaat ruhsatının aslının davacı şirket vekiline ihbar olunan hâkimin izni ile verildiğini, vekâletsiz iş görmeden kaynaklanan zararın tazmini için Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/582 Esas numarası ile açılan davanın 2019/307 Esas sayılı dava ile birleştirildiğini ancak delillerin toplanmadığını, kat karşılığı arsa payı sözleşmesinin feshine ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğunu, ilgili diğer belgelerin ise celbedilmediğini, yıkım tehlikesi arz eden inşaata ilişkin tedbir ve kayyım taleplerinin karşılanmadığını, yüklenici tarafından idari yargıda açılan dava dosyasının getirtilmediğini, bu suretle hakkın yerine getirilmesinden kaçınıldığını ileri sürerek maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1,00 (Bir) TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı ... Hazinesi vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 tarihli ve 2021/5 Esas, 2022/8 Karar sayılı kararı ile; "...İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay'a gönderilmek üzere Afyonkarahisar adliyesi UYAP tevzi birimine teslim edilen dava dilekçesi tevzien Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/52 Esasına kaydedilmekle, mahkemece 28.01.2021 tarih 52-63 sayısıyla, dava dilekçesinin Yargıtay'a gönderilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiş, davacı tarafın anılan kararı istinaf etmesi sonrası dava açıldıktan sonra dava dilekçesi 15.09.2021 tarihinde takriben 9 ay sonra Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne ulaşmıştır. Dilekçelerin gönderilmesi safhasından sonra 18.01.2021 tarihli ön inceleme oturumu, davacı tarafın mazereti sebebiyle 15.03.2022 tarihine, yine ikinci kez mazeret bildirimi üzerine 29.05.2022 tarihine bırakılmış, davacı taraf hakim sorumluluğu sebepli eldeki davada, ayrım ve tasnif yapmadan, esas davadaki dilekçe ve eklerini her bir talep ve dilekçesinde yinelemesi sebebiyle, 29.05.2022 tarihli oturumda, HMK 31, 48 ve 194 maddesi uyarınca davacı taraftan açıklama istenmiş, 09.06.2022 havale tarihli açıklama beyan dilekçesi alındıktan sonra HMK 137/2, 140/4 uyarınca iki oturumda ön inceleme duruşması yapılamamış, 27/09/2022 tarihli oturumda ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulh olamamışlar, davacı taraf yazılı kayıtları dosyaya kazandırdığı imzalı beyanıyla belirterek talep gibi karar verilmesini istemiştir. Davacı taraf esas davadaki talep ve dilekçe ve suretlerini her bir talep dilekçesine ekleyerek, eldeki davanın hakim sorumluluğuna bağlı dava olduğu ayrımını yapmadan, dilekçeler arasında ayrım ve tasnif yapmadan aynı dilekçe ve suretlerini defaatle yinelemiş, 4 klasör dolusu aynı dilekçe ve suretleri fiziki inceleme zorluğuna sebep olacak şekilde, müşkülatı barındırır biçimde dosyasına sunulmuştur. Davacı taraf hakkın yerine getirilmesinden kaçınıldığından bahisle, maddi tazminat istekli davayı açmış ise de, iş bölümü ve görev itirazlarının karşılanmaması, tazminat davasında keşif kararı verilmesi, kentsel dönüşüm temelli davada keşif isteğinini karşılanmamış olması, tedbir ve kayyım isteklerinin cevap bulmamış olması, ilgili esas dosyalarında itiraz ve kanun yolu incelemesi ile tartışılması yapılacağından, bu sebeplere bağlı tazminat isteği kabule değer görülememiştir. Yapı ruhsatı aslının karşı tarafa verilmiş olması belge ibrazında müşkülata sebep olur ise de ruhsata bağlı olarak verilen bir belge sıra dahilinde incelenerek kayıt altına alınarak belediyelerce ruhsat belgesi verildiği bilindiğinden, ruhsat veren birimden suretinin alınması mümkün görüldüğünden, konuya ilişkin tazminat isteği de karışlanamamıştır. Duruşmada ölümle tehdit konusu ceza yargılamasının konusu olup bunun takip, ispat ve sonuçlandırılması da ceza yargılaması ile olacaktır. UYAP sistemi teknolojik gelişmelere bağlı olarak adli hizmette kaliteli ve seri hizmet alınması için hizmete alınmış ise de, sistemde kayıt altına alma, sonuç çıkarma birimlerinde ayrı ayrı hizmet sağlandığından kayıt altına alınmadaki eksiklikten sonuç çıkarma birimindeki yargılama sujesinin sorumlu tutulmaması gerekir. Zira sistem bir bütün olup, yargılama sujesinin kendinin müdahil olmadığı bir durumdan ötürü sorumluluğuna gidilmesi düşünülemez. Bilakis kaydı esas merciine ulaştıracak kararı alarak dava dilekçesinin Yargıtaya gönderilmesini sağlamış, üzerine düşeni tamamlamış, bu sebeple sorumluluğu olamaz. Herkes haklarını kullanırken dürüst davranmak zorundadır. Kimse kanuni hakkını kullandı diye kınanamaz ise de, mesleki liyakati olan ruhsata bağlı olarak mesleğini yürüten birinin talep konusu ile sınırlı ve yeterli olacak şekilde talep dilekçesini hazırlaması incelemeye yetkili merciye verme ile yetinmesi işin mahiyetine uygun düşer iken, bundan sarfınazar edilerek aynı talep ve dilekçelerin fiziki takip ve müşkülata düşürür biçimde, ayrım ve tasnifi yapılmadan, yargılama sujesi önüne getirilmesinde yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülmesine ilerlemesine hizmet ettiği düşünülemez. Aynı şekilde ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtayda açılan bir dava için gönderilmek üzere ilk basamak adli yargı merciine verilen dava dilekçesinin UYAP sistemindeki işleyiş sebepli ilgili mahkemede esas numarası alması, esastan çıkarılması ve gönderme kararına karşı istinaf edilmiş olmasında, dava dilekçesinin 9 ay sonra açılan merciye ulaşmasında, geçen süreçte, hakkın dürüstlük kuralına uygun isabetle kullanılmış olduğunu söylemeye imkan yoktur. Bir hakkın sırf ızrar gibi kullanılmasını kanun korumaz. Hal böyle olunca, HMK 46. maddesinde sayılan hallerin varlığı ve ispatı yerine getirilmediğinden, hakların kullanılmasının dürüstlük kuralına uygun ve sakınılarak kullanılması asıl olduğundan kanuni şartları taşımadığından, tazminat istekli davanın reddi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın sabit olmadığından REDDİNE, 2-HMK'nın 49/1. maddesi gereğince 3.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi 13/2. maddesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 17.800,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Alınması gereken 80,70 TL ret harcından 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye irat kaydına, 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6100 Sayılı Kanunun 338. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,..." karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.