III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay tarihinde, sanık ...'in yetkilisi olduğu, sanık ...'in işletme müdürü olduğu tekstil fabrikasında işçi olarak çalışmakta olan katılanın, tarak makinasının arkasında bulunan silindiri temizlemeye çalışırken sağ kolunu makinaya kaptırarak hayati tehlike geçirecek ve organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde yaralandığı anlaşılmıştır.
2.Katılana ait Uşak Devlet Hastanesinin ... hakkında düzenlediği 28/12/2013 tarihli Genel Adli Muayene Raporlarında; katılanın ''hayati tehlike mevcuttur. BTM ile giderilemez, sağ üst eksremite dışında fasiyal yaralanma mevcuttur.'' ve ''iş kazası sonrası sağ üst eksremite humerus disterimite ampute edilmiş, özür oranı %60'dır'' şekilde yaralandığı bildirilmiştir.
3.Soruşturma aşamasında alınan 01.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda;
" Uşak İli ,Uşak Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerinde Uşak Organize Sanayi Bölgesinde faaliyetine 115.cadde No:241 de devam eden Payteks San.Tic.Lmt.Şti. fabrikasında çalışan ... adlı işçinin 28.12.2013 tarihinde saat 11 civarında işletmede tarak makinesine müdahale ederken sağ kolundan yaralandığı dosyadaki yaptığım incelenmeler ve Dosyaya ekli bulunan güvenlik kamerası ve Olay anı resim Cd’si izlenerek olayın gerçekleştiği tespit edilmiştir.Dosyadaki yapılan incelemelerde iş veren sorumlusu ... gerekli olan iş sağlığı ve güvenliği eğitimi güvenliğin temel ilkeleri ile ilgili kurs ve seminerleri yapılarak adı geçen kazada yaralanan ERDOĞAN'a bunlara imzalatarak belgelenmiştir. İşçinin ve olay anı ifade tutanaklarının incelenmesiyle ...’ın bu işte iş veren sorumlusu ...’de olay anında işçinin böyle bir tehlikeli iş yaparken sorumlunun olmaması tek başına olması ve olaya yalnızken müdahale etmeleri yönünden her ikisi de eşit oranda asli olarak kusurlu bulunmuştur. İş veren sorumlusu ... ve diğer işletme sorumluları tehlikeli ortamda çalışan işçileri sürekli gözetecek işyeri sorumlusu veya vardiya amiri bulundurmalıdır.İşçi her ne kadar eğitimde alsa can güvenliği riski olan işletmelerde ve şirketlerde mutlaka işçinin müdahale edemiyeceği önlemler alınmalıdır. Örneğin İşçinin makinenin tehlikeli kısmına siwiç’li kapıyı açarak girmesi önlenmeliydi. İşçi bu olaydan kalıcı olarak sakatlanıp mağdur oldugu için iş verenin bu magduriyeti iş verenin önlem alması gerekliydi. Sonuç olarak İşçide İş Verende Eşit oranda Asli Kusurlu olarak Tespit Edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
4.Yargılama aşamasında 12.12.2014 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 04.02.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "sanığın asli, mağdurun ise tali kusurlu olduğu" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
5.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma ilamından sonra alınan 06.09.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda;
"...İşveren ...'in 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu Kanuna Bağlı Yönetmelikler çerçevesinde işveren vekili olarak iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma görevi sorumluluğu bulunmakta olup, mesleki risklerin önlenmesi, iş ekipman kullanımında riskler, tehlikeler ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri almaması, uygun talimat vermemesi, gereken organizasyonu yapmaması, gerekli ... ve gereçlerin sağlamaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmemesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapmaması, alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izlememesi, denetlememesi ve uygunsuzlukları gidermemesi, iş ekipmanının tehlikeli bölgesinde riskleri bertaraf etmemesi, daha önceki iş kazası olayından ders çıkarmaması, teknik yöntem ve gelişmelere açık olmaması nedeniyle iş kazasının oluşuna doğrudan katkı sağladığı..." şeklinde kusur durumunun belirlendiği; sanık ...'a ilişkin olarak da;
"...... dosya eklerinde, kendi ifadelerinde kendisinin işletme müdürü olarak çalıştığını, çalışanların tanık ifadelerinde de ...'ın işletme müdürü olarak çalıştığını doğruladıkları görülmüştür. Değerlendirme kısmında anlatıldığı üzere; işletme müdürü kişi iş güvenliği konularında gerekli tedbir almak ve denetim yapmak görevine sahiptir. Bu durumun kazanın oluşumunda dolaylı katkı sağladığı..." şeklinde kusur durumunun belirlendiği; katılanın kazanın oluşumunda dolaylı katkı sağladığı, dava dışı ...'un ise kazada kusurunun bulunmadığının belirlendiği; 06.09.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna istinaden Mahkemece suç duyurusunda bulunularak sanık ... hakkında taksirle yaralama suçunda dava açıldığı anlaşılmaktadır.
6.Olayın tanıkları E.A., O.Ö., M.G., T.D., H.İ.D., G.T.'nin anlatımları, olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerini içeren CD ve inceleme tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay yeri tespit tutanağı, olay yeri krokisi, Payteks şirketine ait cevabi yazılar, sertifikalar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
7.Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 20.11.2014 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, bozma ilâmı öncesi duruşmada alınan ifadesinde katılanın;
"Ben konu ile ilgili daha önce hazırlıkta ifade verdim, o ifademi aynen tekrar ederim. Olaya konu yere bakım ustası olarak çalışmaya girdim. Kazaya konu makinada kaza gününe kadar 3 - 4 gün kadar çalışmıştım. Makinada çalışan işçiler işi bıraktığı için beni makinaya verdiler. Makina günlük 8 saat hiç durmadan çalışıyordu. Vardiya sonunda temizlik yapılıp makina tekrar çalıştırılırdı. Makina durdurulmasın diye yemek saatinde bile yemeğimi makinanın başında yiyordum, çünkü 15 dakikada bir gram ayarı yapılması gerektiği için devamlı makinanın başında duruluyor. Çayımı içtiğim esnada arka tarafta pislik olduğu için kumaşın yırtık geldiğini gördüm, çayı masaya bıraktım, herkesin yaptığı gibi hava hortumunu aldım makinanın arkasına geçtim, davul üzerinde bulunan silindiri temizlemek maksadıyla hava tutarken bir anda gözüm karardı, sendeledim, bu arada sağ kolumu makinaya kaptırdım, ben asıldım makinada bir taraftan çekiyor ve kolumu öğütüyordu, zar zor kolumu kurtardım ama kolum dirsekten daha yukarıdan itibaren komple kopmuş ve parçalanmıştı. Olayda benim kusurum yoktur, bana gerekli eğitimler ve kurslar verilmemiştir. İşe girerken iş güvenliği uzmanı bana 10 soruluk bir test çözdürdü, 4 yanlışım çıktı, bana yeni bir test verdi, doğru cevapları söyledi, o şekilde bana doldurttu. Bana yanlış yaptığım soruların doğrusunu anlattı. Makina üzerinde bana herhangi bir eğitim verilmedi, olayda benim kusurum yoktur, kusur iş verendedir, sanıktan şikayetçiyim, kamu davasına katılmak istiyorum, olay nedeni ile kolum koptuğu için ciddi şekilde kayıplarım vardır, emekli de olamadım." şeklinde beyanda bulunduğu, bozma ilâmı sonrası duruşmada alınan ifadesinde katılanın;
"Ben bu konu ile ilgili olarak daha evvel kollukta ve mahkemede beyanda bulunmuştum o beyanımda olayın nasıl gerçekleştiğini anlattım. Olay anlattığım şekilde gerçekleşmiştir.Aynen tekrar ederim. ... benim kaza yapmış olduğum dönemde işletme müdürü olarak görev yapıyordu. İşçileri yönlendirme yapıyordu. Onun da sorumluluğu olduğunu düşünmekteyim. Yargıtay ilamı hususunda takdir mahkemenindir. Avukatım da vardır, o detaylı beyanda bulunacaktır. Şikayetim devam etmektedir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
8.Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, yargılama aşamasında alınan savunmalarında;
Sanık ...'in, " "Ben konu ile ilgili daha önce Jandarma Karakolunda ifade verdim, o ifademi aynen tekrar ederim. Fabrikamızda iş güvenliği uzmanımız vardır, fabrikada çalışan işçileri iş güvenliği konusunda gerekli eğitimi vermiş, uyarıları yapmıştır, müştekiye de bu yapılmıştır. Olayda benim ve fabrikadaki diğer görevlilerin bir kusuru yoktur, müşteki tamamen kusurludur. Müşteki, tarak makinası çalışırken hiç bir şekilde müdahale edilmeyeceğini swichli kapıların hiç bir şekilde açılmayacağını biliyordu. Makinada elyaf birikintisi olduğundan öncelikle usta başı ... ya da diğer yetkililere haber vermesi gerekiyordu. Haber verildikten sonra makine panodan kapatılarak usta başı ya da diğer yetkilinin nezaretinde basınçlı hava sistemi ile elyaf birikintisinin temizlenmesi gerekiyordu, biz bunları talimat olarak bir çok kez müştekiye ve çalışanlara söyledik. Müştekinin iş kazası geçirdiği makina, koruyucu kapakları olan güvenli bir makinadır, olay günü öğle paydosunda ben müştekiye git makineyi çalıştır demedim. Ben o gün kendisini görmedim ofisimde oturuyordum, bir bağırış sesi duydum gidip baktığımda iş kazasının olduğunu gördüm. Müşteki tecrübeli birisidir biz tecrübeli diye işe aldık. olaydan önce bizde 1,5 - 2 ay civarında çalışmıştır. Biz ve iş güvenliği uzmanı tarafından makina durdurulmadan kesinlikle temizlik yapılmayacağı konusunda gerekli eğitim verildi, gerekli uyarılar yapıldı. Olayda tamamen müşteki kusurludur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, Mahkemeden öncelikle beraatimi, olmadığı takdirde hakkımda belirlenecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim."
Sanık ...'ın, "Bana okuduğunuz iddianamedeki olayı ve üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben söz konusu işletmede işletme müdürü olarak çalışmıyordum. Ön muhasebe ve idari işlere bakıyordum dolayısıyla yaşanan kazada bir kusurum yoktur. Mahkemeden beraatimi, olmadığı takdirde hakkımda belirlenecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim" şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.
9.Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
10.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına fiilen uyularak yapılan yargılamada; sanıkların savunmalarının alındığı, temyizen incelenen kararda mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde, mahkemenin uygulama yapmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmıştır.