Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2023/397 · K. 2023/2114
9. Ceza Dairesi 2023/397 E. , 2023/2114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/81 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/1708 Esas, 2022/1338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Mağdurenin olayı arkadaşına anlatınca ailesinin Ağustos 2021’de haberi olduğu, ancak olayın emniyete intikalinin 05.01.2022 tarihinde olayı din dersi hocasına anlatınca gerçekleştiği, mağdurenin olayı arkadaşlarına ve öğretmenine anlatımlarında balık tutarken gerçekleşen olaydan bahsetmediği, soruşturma sırasında beyanı alınırken bu olayı anlattığı, mağdurenin bir çok konuda “Mart mı Mayıs mı, Mayıs'ın hangi günü, sanığın cinsel organını çıkarıp çıkarmadığı, mağdurenin olaydan sonra ağlayıp ağlamadığı, eylemlerin ne kadar sürdüğü, mağdurenin olay tarihini öğrenmek için telefonuna mı tabletine mi baktığı, mağdurenin arkadaşı ...'ya olayı ... Pakdemir parkında mı, yoksa Burcu Kafe de mi anlattığı, mağdurenin ağabeyi ...'in bunlardan hangisine gittiği" konularında ifadesinin çelişkili olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerden sanığın ikinci olaydan dolayı cezalandırılması düşünülecek olsa bile balık tutarken gerçekleşen olaya ilişkin mağdurenin soyut ve muğlak ifadesinden başka delil bulunmadığı, eylemin gerçekleştiği tarih ve yere ilişkin net bir şey söylemediği, ayrıca sanığın göğsüne dokunması şeklinde gerçekleşen eylemi normal karşıladığını ifade ettiği, sübutu olmayan bir olay nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin olay tarihine ilişkin çelişkili beyanları olmasına rağmen mahkemenin olay tarihi olarak 21.05.2021 tarihini kabul ettiği, bu tarihe ilişkin olarak Emniyetten gelen yazıda sanığın o tarihte telsiz nöbetçisi olduğunun bildirildiği, mağdureye bu durum sorulduğunda 21.05.2021 olarak verdiği ifadesini inkar ettiği, şikayetçi ile sanık arasındaki ortaklık ilişkisi ve husumetin bundan kaynaklandığı olgusunun mahkeme tarafından görmezden gelindiği, oysa ki dinlenen tanık beyanlarının ortaklığın varlığını bildiklerine dair beyanlarının görmezden gelindiği, mağdurenin ilk olaydan, sanığa olan iftirasını güçlendirmek için bahsettiği, balık tutarken gerçekleştiği ileri süren olayın varlığının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığa alt sınırdan ceza verilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin üst sınırdan tatbik edilmemesi, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması ile 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasının hatalı olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.