V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili; Elektirik tellerini zemin altına almayan diğer davalı ... Elektirik Şirketinin tam kusurlu olduğunu, aynı zamanda ağaç budama işinde GDZ Elektirik ve ...'ın dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ile işçinin elektriğe kapılmasına sebep olduklarını, Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada müvekkillerine kusur verilmediğini, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin kendisine atfedilen kusurla sınırlı sorumlu tutulması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili davacılar desteğinin müvekkili işçisi olmadığından genel mahkemelerde yargılamanın yapılması gerektiğini, müvekkilinin iş kazasında kusurunun olmadığını, dava konusu olay ... ve ... dolayısıyla ... Şirketi kusuru ile meydana geldiğini, müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi raporlarında müvekkil şirkete %10 kusur atfedildiğinden bu kusurla sınırla sorumluluğuna hükmedilmesi yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... Sistem Bilişim İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili; ceza dosyasının hükme esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin işveren sıfatı taşımadığını, tedbir alması gerekenlerin asıl işveren belediye ve alt işveren ... Şirketi yetkilileri olduğunu, özetlemek gerekirse, iş ağaç budama işidir ve işveren ise belediye ile onun altişvereni ... Şirketinin açıkça görüleceği üzere davaya konu iş kazasının meydana geldiği olayda müvekkil şirket ... ile yetkilisi müvekkil ... 'ın ne işverenlik sıfatı ne de talimat verme yetkisi bulunmadığını, tazminatlardan kusur oranında sorumluluğa gidilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... İnş. Tem. Gıda Nakliyat Peyzaj Özel Güv. Ltd. Şti. vekili; müvekkil şirket kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirerek, işçilerine iş güvenliği konusunda çok hassas davranmışlardır. Dosya da mevcut tanık beyanlarıyla dikkate edileceği üzere işçinin üzerinde baret, kemer gibi malzemeler vardır. Keza ... müvekkil firmadan önce ki firmalarda da bu görevi yapmakta idi. Yani kalifiyeli bir çalışandır. Kazanın meydana gelmesine sebep olan elektriklerin kesilmemesi hususunda ise dava sürecinde alınan bilirkişi raporlarında ifade edildiği gibi bu hususta Gediz Elektrik AŞ ile ... şirketinin müteselsil sorumlu oldukları, Karşıyaka Belediyesi yetkilisi ..., olayın meydana geldiği esnada görev yerinde bulunmakta olup sorumluluk kendisine ait olduğu, Elektrik kesintisinin yapılması gereken yerde bulunan budanacak ağaçlar tek tek ... tarafından Gediz A.Ş yetkilisi ... 'a gösterilmiş olup, elektriğin kesilmesi işlemi ve elektriğin kesildiği yönündeki onay da ekiplerimize ve Gediz A.Ş'nin bir diğer yetkilisi olan ... ...'a ... tarafından bildirildiğini, tüm bunlar göstermektedir ki elektrik kesintisine dair bilgi akışı, onay ve talimat Gediz A.Ş ve Karşıyaka Belediyesinin yetkilileri arasında gerçekleştiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalanların tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Fer'i müdahil ile ilgili 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66 ncı maddesinde; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, aynı Kanun'un 68.maddesinde; müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder, düzenlemeleri yer almaktadır.
2.Temyiz hakkı ile ilgili olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361 inci maddesinde; Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabileceği düzenleme altına alınmıştır.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 nci maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.
2. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke değil, tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Bu çerçevede gerek çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde gerekse bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukukî korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında, hatta hukukî uyuşmazlıklarla ilgili yargılama dışında ortaya çıkan çözüm yollarında, her bir yargılama, çözüm yolu ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı şekilde hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır.
3.Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddianın ileri sürülmesi, savunmanın yapılabilmesi ile delillerin eksiksiz olarak toplanılıp tartışılabilmesi öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan, davaya bakılamaz, yargılama yapılamaz.
4. Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal dinlenme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur.
5. Öte yandan hukuk doktrininde "atlamalı temyiz yolu" olarak adlandırılan istinaf başvurusunun atlanarak, temyiz incelemesinin yapılıp yapılamayacağı üzerinde de durmak faydalı olacaktır.
6. Hukuk mahkemelerinin kesin olduğu yasalarla belirtilenler dışındaki kararlarının kanun yolu denetimi 5235 sayılı Kanun ile kurulan bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihine kadar sadece Yargıtay tarafından " Temyiz yolu ile " yapılmakta iken 5235 sayılı Kanun ile kurulan bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçirilmesi üzerine kanun yolu denetimi iki kademeli ... gelmiştir. Başka bir deyişle ilk derece mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra verdiği kararlara karşı doğrudan bir başka değişle atlamalı temyiz yolu kapatılmıştır.
7. 6100 sayılı HMK'daki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur.
8. İstinaf kanun yolu uygulamasında, ilk derece mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır. bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı ... gelmiştir. Önce ilk derece mahkemesinde ilk derece yargılaması yapılarak karar verilmekte, ardından bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesi ile vakıa ve hukukilik denetimi yapılmakta, son olarak da Yargıtayda temyiz incelemesine gidilmektedir. Yeni sistemde temyiz edilen karar ilk derece mahkemesinin kararı değil, bölge adliye mahkemesinin kararıdır. Artık ilk derece mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir.
9. Ayrıca dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükme karşı kanun yoluna başvurma hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen karara karşı kanun yoluna başvurma hakkı yoktur. Ancak mahkemece taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. (Dairemizin 25.06.2024 tarih ve 2024/5480 E.- 2024/7101 K. sayılı ilamı bu yöndedir)
10. Somut olayda, davalı ... Başkanlığının yargılama sırasında, aleyhine ihbarda bulunduğu ...'un 14.10.2016 tarihli dilekçesiyle fer'i müdahil olarak yargılamaya katılması yönünde başvuruda bulunduğu ve ilgilinin bu talebinin Mahkemenin 20.03.2017 tarihli ara kararıyla kabul edildiği ve İlk Derece Mahkemesi kararında da anılan ilgilinin fer'i müdahil olarak gösterildiği ve kararın gerekçesinde de fer'i müdahilin %5 oranında kusurunun bulunduğuna dair kusur raporuna itibar edildiğinin belirtildiği, her ne kadar, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kendisine tebliği üzerine fer'i müdahil vekili süresi içerisinde istinaf talebinde bulunmamış ise de yanında katıldığı Karşıyaka Belediye Başkanlığının istinafından haberdar olması üzerine sunduğu 18.04.2019 tarihli dilekçesi ile "müvekkiline verilen %5 oranındaki kusurun yerinde olmadığını, olayın gerçekleşmesinde ... ve müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığına dair itirazlarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını" talep ettiği anlaşılmıştır.
11. Bu açıklamalar doğrultusunda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararını fer'i müdahil süresi içerisinde temyiz etmemiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 359/2 nci maddesinde Bölge Adliye Mahkemesinin vereceği karar için "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu kapsamda fer'i müdahil ... vekilinin 18.04.2019 tarihli dilekçe ile sunduğu itirazlarının HMK'nın 68 inci maddesi kapsamında yanında bulunduğu ... ile beraber hareket ederek sunduğu istinaf dilekçesi olarak değerlendirilip, bu dilekçede ileri sürülen sebeplerle ilgili olarak da bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükmüne aykırı olarak bu istinaf başvurusu değerlendirilmeden yazılı şekilde eksik hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
12.Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
13. O hâlde, HMK’nın 369/1 inci maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırı görülen bu husus re'sen dikkate alınarak, bu aşamada temyiz yoluna başvuran davalı taraf vekillerin temyiz itirazlarının incelenmesinin kanunen mümkün olmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi hükmü usulden bozulmalıdır.