III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ...'ın sanık ...'dan 2009 yılından itibaren 2015 yılına kadar faiz karşılığı 200.000,00 TL civarında borç para aldığı ve karşılığında taşınmazını ipotek ettirdiği, ilerleyen günlerde sanık ...'nın isteği ile ipotek ettirdiği taşınmazı sanığın eşi olan temyiz dışı sanık ...'ya 2012 yılı içinde inançlı temlik ile devrettiği, ayrıca katılan ...'nin sanık ...'ya suça konu 10.03.2013 düzenleme ve 10/04/2013 ödeme tarihli 132.000,00 TL bedelli bonoyu borçlu kısmını imzalayıp verdiği, ancak sanık ...'nın bu bononun kefil kısmına diğer katılan ...'ın isim ve kimlik, adres bilgilerini yazdığı, imzaladığı veya başka birisine yazdırıp imzalattırdığı, bu şekilde aralarındaki ticari bir ilişki kapsamında temyiz dışı sanık ...'ya verdiği, ilişkinin sonlanması üzerine herhangi bir ciro işlemine tabi tutulmadan bonoyu geri alan sanık ...'ün bonoyu babası olan temyiz dışı sanık ...'ya verdiği, onun da Samsun 6. İcra Dairesi'nin 2014/6070 esas sayılı dosyası üzerinden katılanlar aleyhine icra takibi başlattığı, yapılan imza incelemesinde kefil olarak yerine imza atılan katılan ...'ın bonoda adına atfen atılmış olan imzanın eli ürünü olmadığının belirlendiği, sanık ...'nın katılan ...'ye faiz karşılığında borç verme eylemini meşrulaştırmak için katılan ... adına imzalı görünen suça konu oto satış sözleşmelerini sunduğu, yapılan imza incelemesinde sözleşmelerdeki katılan ... adına atılı bulunan imzaların, tespite elverişli olmayan kolay teslim edilebilir kalem hareketlerinden ibaret olduğu değerlendirildiğinden imzaların sahibi konusunda müspet menfi kanaat bildirilemediği, bu suretle sanığın, borç para karşılığı alınan suça konu bononun kefil hanesindeki katılan ...'a ait kimlik bilgilerini ve adını yazıp imzalatarak sahteleştirilen bono ve katılan ... hakkında sahte oto satış sözleşmelerini düzenleyerek zincirleme resmi belgede sahtecilik ve temyiz dışı sanıkla iştirak halinde hareket ederek suça konu bonoyu icra takibine koyarak nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Dosyada bulunan bilirkişi raporlarına göre;
a)09.02.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre senedin ön yüzünde bulunan kefil imzalarının katılan ...’a ait olmadığı,
b)28.10.2016 tarihli rapora göre, senedin ön yüzündeki rakamlar hariç el yazıları ile arka yüzündeki birinci ciranta olan ..., adres ve altındaki imza ... ya ait olması mümkün ve muhtemel olduğu, senedin ön yüzündeki borçlu ve kefil imzaları, senedin arka yüzü 2 ve 3. ciranta imzalarının, senet fotokopisinin altında "bu senetten dolayı ... dan alacağım yoktur ..." ibareli el yazıları ve altındaki imzanın ...'ya ait olduğunu gösterir nitelikte uygun ve kaligrafik ve grafolojik bulgu tespit edilemediği,
c)20.04.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna göre, 23.07.2014 tarihli sözleşmedir başlıklı belge aslı ve fotokopisi üzerinde yapılan inceleme sonucunda, fotokopinin metin bölümünün son satırındaki "...'dan alacağım kalmamıştır" ibareli elyazısı'nın ... eli ürünü olmasının mümkün ve muhtemel olduğu, bu "...'dan alacağım kalmamıştır" ibare ve rakamlar haricindeki el yazıları ile ... adına atılan imza ve belgenin aklındaki rakamlar haricindeki el yazılarının ve ... adına atılı bulunan imzanın ... ürünü olduğunu gösterir bulgur tespit edilemediği, ...’ya ait mukayese rakam olmadığından belgelerdeki rakamlar ile karşılaştırma yapılamadığı,
d)25.04.2016 tarihli uzmanlık raporuna göre; kefil kısmındaki ... adına atılı imzaların katılan ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine imkan verir yeterli nitelikli uygun bulgu tespit edilemediği, bu imzaların ..., ..., ... ve Keziban Öztürk'ün eli ürünü olduğunu gösterir nitelikli uygun bulgu tespit edilemediği, kefil kısmındaki ... , Hançerli Mah. ... Sok. İlkadım/Samsun içerikli elyazısının sanık ...’ün eli ürünü olması muhtemel olduğu,
e)27.09.2021 tarihli uzmanlık raporuna göre; ... adına atılı kefil imzaları ile ...’ın imzaları arasında benzerlikler görüldüğü, bu yüzden ...'ın elinden çıkmış olması kuvvetle mümkün ve muhtemel olarak değerlendirilmiş ise de anılan izahat ve bahse konu imzaların kişilere affedilecek kaligrafik hususiyetleri sınırlı düzeyde ihtiva eden imzalar olması sebebiyle daha ileri derecede bir kanaat beyanında bulunabilmenin mümkün olmadığı,
f)11.10.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Belge İnceleme Şubesi raporuna göre ... adına atılı imzaların ...'a ait olmadığı,
g)Sanık ...'nın kendisinin aldığı 21.06.2017 tarihli teknik uzman mütalaasına göre, borçlu ve kefil adına atılan dört tane imzanın aynı kişi elinden çıkmış imzalar olduğu, bu nedenle bu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği, 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre ise, bono fotokopisindeki ... adına atılı imzaların katılan ...’ın ve sanık ...'ün elinden çıkmadığı, katılan ... adına atılı imzaların katılan ...'ın elinden çıktığı,
h)16.02.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre; ...otomotiv antetli üç tane araç için düzenlenmiş üç adet sözleşmenin incelenmesinde, sözleşmeler üzerindeki el yazılarının ve ... adına atılı imzaların sanık ... eli ürünü olduğu, ... adına atılan imzaların katılan ... ve sanık ...'ya ait olmadığı, katılan ... adına atılı imzaların tespite elverişli olmayan kolay teslim edilebilir kalem hareketlerinden ibaret olduğu değerlendirildiğinden imzaların sahibi konusunda müspet menfi kanaat bildirilemediği,
Belirlenmiştir.
3.Sanık ..., katılana 3 adet araç ve arsa satıp karşılığında suça konu bono ve katılana ait arsayı aldığını, sözleşmeleri ...'ın huzurunda imzaladığını ve araçları teslim ettiğini beyan etmiş ise de, uzmanlık raporuna göre suça konu sözleşmelerdeki imzanın katılan ...'a ait olmadığı gibi, Samsun Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün 29.02.2016 tarihli yazısına göre, katılan ...'ın satış sözleşmelerinde belirtilen plakada araçlarının olmadığı, ...'ın 06.06.2016 tarihli ifadesine göre, sözleşmede yazılı... plakalı aracı sanık ...'den 2011 yılında satın aldığını beyan ettiği, yine Ordu Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü 22.03.2016 tarihli yazısına göre ... plakalı aracın 25.10.2010 tarihinde .... adına tescil edildiği, 12.01.2011 tarihli satış sözleşmesine göre Atalay Kardeşler şirketi adına devir edildiği, Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü 28.03.2016 tarihli yazısına göre .... plakalı aracın 14.04.2012 tarihinde Yağmur Erdemir adına tescilinin yapıldığı, halen bu kişi adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından sanığın sunduğu araç satış sözleşmelerinin sahteliği konusunda şüphe bulunmadığı, ayrıca sanık ...'nın 30.03.2016 tarihli ifadesinde bonoyu bürosunda katılanların birlikte imzaladıklarını beyan etmesine karşılık 17.10.2017 tarihli ifadesinde, katılanlar ...ve ...'ın iş yerine geldiklerini, senedin ön yüzünü kendisinin doldurduğunu, katılan ...'nin borçlu kısmını gözü önünde imzaladığını, ancak sonra odadan çıktığını, döndüğünde kefil kısmının imzalı olduğunu, aleyhine başvuru yapılınca özel imza incelemesi yaptırdığını ve imzaların tamamını katılan ...'nin attığına dair özel rapor aldığını, odadan çıktığında kefil imzasını katılan ...'nin attığını düşündüğü şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
4.Temyiz dışı sanık ..., katılan ...'a sattıkları 3 tane otomobil karşılığı senet aldıklarını, oğlu olan sanık ... şehir dışında olduğundan senedi icraya kendisinin koyduğunu beyan etmesine karşın diğer ifadesinde yaşlandığı için Samsun'da işlerini vekaletle oğlu ...'nın takip ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
5.Katılan ..., Samsun'da herkesin tefecilik işiyle uğraştığını bildiği sanıktan 2009-2015 yılları arasında toplamda 200.000,00 TL borç aldığını, sanıktan araç almadığını, sözleşmelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, sanığın tefecilik işlemlerine kılıf uydurma amacıyla bu şekilde davranmış olabileceğini, sanığa olan borcu bittiğinde senedini ve taşınmazını istediğini, ancak sanığın senedi veremeyeceğini, borcunun kalmadığına dair belge verebileceğini söylediğini, bir hafta 10 gün sonra arayarak senetten dolayı alacağı olmadığına dair yazıyı gözü önünde yazdığını ve ayrıca dosyaya sunduğu "Protokoldür" ve "Sözleşmedir" başlıklı evrakları verdiğini, suça konu senede katılan ...'ın kefil olarak imza atmadığını, icra takibinin ilk başta katılan ...'a yöneltilip kendisine tebligat gelmediğini, ...'ın imzasının kendisine ait olmadığını ispatladığını, sanığın eşi üzerine devrettiği taşınmazın adına devrini sağlamak amacıyla 02.11.2015 tarihli ihtarname göndermesinden sonra senetten dolayı başlatılan icra takibinin yöneltildiğini beyan etmiştir.
6.Katılan ..., katılan ...'nin, işleri iyi gitmediğinden faizci ve tefeciye takıldığını söylediğini, kendisinin sanık ile orta yolda anlaşmaları için hazırlanan protokole tanık olarak imza attığını, katılanın 60.000-80.000 TL civarında olan borcu için sanığın 132.000 TL istediğini, bu şekilde suça konu senedi düzenlediklerini, bu senede imza atmadığını, katılan ...'nin borcunu ödediğinde sanığın borcunun bittiğine dair belge verdiğini, ancak arsa ve senedini katılan ısrarla istemesine rağmen iade etmediğini, daha sonra kendisi adına sahte imza atılmış senetle icra yapıldığını beyan etmiştir.
7.Her iki tarafı tanıyan tanık ... ilk beyanlarında, katılanın paraya ihtiyacı olduğundan bahsettiğinden faizle borç verdiğini bildiği sanıkla tanıştırdığını, katılanın sanıktan aldığı borcunu ödeyemediği için yapılandırma yoluna gittiğini, ara sıra katılan ile karşılaştığında sanığın "haciz gönderirim, yaşatmam" gibi sözlerle tehdit ettiğini, arsasını elinden aldığını söylediğini, borcu yapılandırmak amacıyla katılan ile birlikte sanığın yanına gittiklerinde sanığın 80.000,00 TL borç çıkardığını, yapılandırmak için ipotek göstermesini istediğini, bu sebeple katılanın arsasını ipotek gösterdiğini, taraflar arasında çok para alışverişi olduğunu, ancak araba alış verişi olmadığını, iki tarafla da sorununun olmadığını beyan ettiği, 25.01.2022 havale tarihli yazılı dilekçe içeriğine göre ise sanık hakkında yalan tanıklık yaptığını, vicdan azabı çektiği şeklinde beyanlarda bulunduğu, ancak, 28.09.2022 tarihli şikayetçi sıfatıyla verdiği savcılık ifadesinde yalan tanıklık yaptığına dair dilekçeyi sanığın yazılı halde verip yazılanları mahkemede söylemesini istediğini, sanığın avukat olan kızının ofisine giderken sanığın arabada silahını gösterdiğini, büroya gittiklerinde elinden telefonunu aldıklarını, yazılı bu ifadeye imza atmaz ise ellerinde bulunan açık senedi icraya koyacaklarını söylediklerinden korkup okumadığı bu belgeyi imzalamak zorunda kaldığını, daha sonra da mahkemeye gidip bu belgenin doğruluğunu söylemesini istediğini beyanla tehditle yalan tanıklık konusunda imza atmasını sağlayan sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
8.Tanık ..., matbaa işlerini yapan katılan ...'nin, sanıktan faizle borç aldığını, faizlerin çok olduğunu söylemesinden dolayı beraber konuşmaya gittiklerini, 72.000,00 TL olan ana borcun 132.000,00 TL'ye çıktığı için bunun düşürülmesini sanıktan istediğini, ancak sanığın 1 TL dahi düşmeyeceğini söylediğini, sonraki süreçte katılanın borcunu ödemesine rağmen sanığın tapu ve senedi vermediğini söylediğini beyan ettiği görülmüştür.
9. Suça konu belgeler:
a) "Sözleşmedir" başlıklı belgede: "... ile önceki yaptığım arsa alışverişlerinden kaynaklanan düzenlenmiş senetli veya çekli alacağım yoktur" yazılı ve altı ... isimli şahıs tarafından imzalı olduğu,
b)"Sözleşmedir " başlıklı içeriğinde, belirli parsel ve ada numaralı arsanın ...'a, ... tarafından satıldığı ibareleri yer alan belgede alıcı kısmında ... adlı şahsın, satıcı kısmında ... adlı şahsın isim ve T.C numaraları ile imzalarının bulunduğu,
c)10/03/2013 tarihli bono fotokopisinin altında "bu senetten dolayı ...'dan alacağım yoktur" ibaresinin yer aldığı,
Görülmüştür.
10.Mahkemece, dosya kapsamındaki kriminal raporlar içeriklerinde katılan ... adına atılı bulunan imzanın katılanın kendisinin, diğer katılanın ya da sanıkların herhangi birinin eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte uygun kalografik bulgular tespit edilemediği, bozma sonrası alınan 09/11/2021 tarihli kriminal raporda inceleme konusu senet üzerinde ... adına atılı bulunan kefil imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında benzerlikler görüldüğü, söz konusu imzaların ... elinden çıkmış olması kuvvetle muhtemel olarak değerlendirildiği ve bahse konu imzaların kişilere atfedilebilecek kaligrafik özellikleri sınırlı düzeyde ihtiva eden imzalar olması sebebiyle daha ileri derecede bir kanaat edinip beyanda bulunabilmenin mümkün olmadığının tespit edildiği, bozma sonrası tarafları tanıştıran, borç para alışverişi sebebiyle ortak tanıdıkları olan tanık ...'ın vermiş olduğu 25/01/2022 tarihli beyan dilekçesinde yalan tanıklık yaptığını ve kefil imzasını ...'ın attığına dair beyanları, yine senette yer alan imzanın katılan eli ürünü olmadığına dair kesin bir tespit yapılamaması ve sanığın henüz herhangi bir kriminal inceleme yapılmayan aşamada verdiği savunmalarında senetteki yazı ve rakamların kendisine ait olduğunu ifade etmesi, aşamalardaki diğer savunmalarında asıl borçlu katılan ...'ın imzasının huzurunda alındığını, kefil borçlu katılan ...'ın imza atacağı esnada ortamdan ayrıldığını, döndüğünde imzanın tamamlanmış olduğunu gördüğünü, eylemin katılanlardan asıl borçlu ... tarafından borçtan kurtulmak amacıyla işlenmiş olabileceğini anlatması, dosya kapsamında savunmanın aksini ispata yarar delil bulunmadığı gibi belge üzerinde sanık müdafii tarafından yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda senet üzerindeki katılan asıl borçlu ... adına atılı bulunan imzalar ile katılan kefil borçlu ... adına atılı bulunan imzaların aynı el ürünü olduğunun mütalaa edilmesi, katılan ... hakkında aynı senedin altına alacağın tahsil edildiği yönünde sanık ismine atfen gerçeğe aykırı yazı yazıp imzaladığından bahisle sahtecilik suçundan birleşen Samsun 10.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış bulunması, senette asıl borçlu ... adına atılı bulunan imzanın sahteliğine dair herhangi bir iddia veya tespit bulunmamasından hareketle senedin mevcut haliyle anılan katılana yönelik olarak takibi mümkün ve geçerli olması karşısında sanığın üzerine atılı suçlar bakımından mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat hükümleri kurulmuştur.