V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi, kar payı ve katılım payı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası.
2. Aynı Kanun'un 644 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. 6098 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında; "Kanunun bu bölümünde veya ortaklık sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadıkça, yönetici ortaklar ile diğer ortaklar arasındaki ilişkiler, vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlere tabidir...
Yönetici ortaklar, yılda en az bir defa hesap vermek ve kazanç paylarını ortaklara ödemekle yükümlüdürler. Hesap döneminin uzatılmasına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Ortaklığı yönetenin ortaklardan birisi olmaması durumunda da aynı kural uygulanır.
" denilmiştir.
2.6098 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin üçüncü fıkrası iç ilişkiyi ilgilendirmekle birlikte emredicidir ve yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Emrediciliğin üç boyutu vardır. İlki, yöneticinin hesap vermesi olup, burada kastedilen finansal tablonun çıkartılmasıdır. İhtiyaç duyulursa buna faaliyet raporu da eklenebilir. Emrediciliğin ikinci boyutu, hesap dönemi süresinin üst sınırına ilişkin olup, üçüncü boyutu ise, yılda en az bir defa kar payı dağıtımını sağlamaktır. (Kendigelen, A.; Kırca İ., Şirketler Hukuku Cilt 1, İstanbul 2021, s.105)
3. 6098 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesi uyarınca; sona ermesi ile birlikte adi ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, katılım payları ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır.
4. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında düzenlenen 01.05.2015 tarihli protokol ile Rastgele Balık Restaurant Cafe Bar adlı işletmeyi işletmek amacıyla adi ortaklık ilişkisi kurulduğu, bu kapsamda ortaklığa davacılardan ... tarafından 200.000,00 TL, M. Karaca tarafından 70.000,00 TL, davalı ... tarafından 200.000,00 TL katılım payı konulduğu, restaurantın işletilmesinden elde edilecek kazancın taraflar arasında hisseleri oranında paylaşılacağının kararlaştırıldığı, zarardan da şirketteki hisseleri oranında sorumlu olacakları, restaurantın ortaklardan davalı ... tarafından işletileceği ve tüm üretim faaliyetlerinden de sorumlu olacağı belirtilmiş olup, işbu davada ortaklığın fesih ve tasfiyesinin talep edildiği, ortaklığın tasfiyesi kapsamında Mahkemece hükme esas alınan tasfiye raporunda ise; sunulan yasal defterler ve diğer belgelerle sınırlı olarak inceleme yapıldığı, adi ortaklık hesaplarının ... Turizm ve Yatçılık A.Ş. hesapları bünyesinde yer aldığından söz konusu şirketin başkaca faaliyetlerinden gelir ve giderlerinin olduğu münasebetiyle Rastgele Balık Restauranta ait kasa ve banka hesaplarının net olarak tespit edilemediği, bu hesapların bakiyesinin sıfır olarak değerlendirildiği belirtilerek, ortaklığın zararla sonuçlandığı kanaatine varılmıştır. Rapor, bu haliyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir.
5. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davalı yönetici ortağın, adi ortaklığın temsilci olarak diğer ortaklara karşı tıpkı bir vekil gibi özen, sadakat ve hesap verme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilerek, öncelikle ortaklığın kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve bu defterlerin dayanağı olan belge ve faturaların ibrazının sağlanması, yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan yapılan tüm iş ve harcamalar ile gerekli görülecek olan diğer hususlarda hesap listesinin istenilmesi, verilmesi halinde defter kayıtları ve diğer belgelerle uyumlu olup olmadığının belirlenmesi; hesap listesinin verilmemesi halinde ise; yönetici ortağın hesap vermekten kaçınmış sayılacağının kabul edilmesi, tarafların koydukları katılım payları, ortaklığa konu işletmenin konumu, vasıfları, devam süreci ve benzer işletmelerin gelir ve giderleri göz önünde tutulmak suretiyle ortaklığa konu işletmenin gelir ve giderlerinin, lokanta işletmesinden anlayan tasfiye memurunun da aralarında yer alacağı tasfiye kurulundan tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi ve son bilançonun düzenlenmesinin istenmesi, ve hasıl olacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.