Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/4458 · K. 2025/523
3. Hukuk Dairesi 2023/4458 E. , 2025/523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1989 E., 2023/634 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/175 E., 2022/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.01.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'nun sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının 31.03.2014 tarihinde merada hayvanlarını otlatmakta iken davalıya ait elektrik direğine 2-3 metre yakın mesafede bulunması sonucunda elektrik akımının çekimiyle elektrik çarpması meydana geldiğini ve davacının ağır şekilde yaralandığını, hayatını eskisi gibi idame ettiremediğini, Kahramanmaraş ... Şehir Hastanesinden alınan sağlık raporunda maluliyet oranının %58 olarak tespit edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69 ve 71. maddeleri uyarınca ortaya çıkan zararı davalı şirketin tazminle yükümlü olduğunu ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 maddi tazminat ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 10.11.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 360.714,73 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; söz konusu enerji nakil hatlarının mülkiyetinin TEDAŞ'a ait olduğunu, arıza onarım bakım yükümlülüğünün dava dışı ... şirketi üzerinde olduğundan husumetin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davacının kazanın meydana geldiğini belirttiği tarihte tüm şehirde hız sınırı 80 km'ye ulaşan rüzgar ve kasırganın bulunduğunu, kasırga esnasında evinde bulunması gerekirken merada bulunan davacının kazanın meydana gelmesinden sorumlu olduğunu, ağaç direğin yıkılma suretiyle değil kırılarak devrildiğini ve bu tespitin fırtınanın şiddetini gösterdiğini, direk üzerinde uyarı levhasının bulunduğunu, kazanın davacının ağır kusuru ile meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.