Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2023/4461 · K. 2024/7089
1. Hukuk Dairesi 2023/4461 E. , 2024/7089 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/273 E., 2022/11 K. HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2019 tarihli 2016/1411 Esas, 2019/86 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; ... ilçesi, ..... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 103 ada 163 parsel sayılı taşınmazın ... adına tescil edildiğini, taşınmazın özel mülkiyete yazılan miktar fazlası olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile kamu orta malı vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Of Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.10.2012 tarih ve 2009/218 Esas, 2012/389 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın mera vasfında olmayıp özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve 30 yıldan fazla süredir davalı tarafça tarım arazisi olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2019 tarihli 2016/1411 Esas, 2019/86 Karar sayılı ilamıyla; " Mahkemece taraf teşkili sağlanmadığı gibi yöntemince mera araştırmasının da yapılmadığı, bu sebeple dava konusu taşınmazın tapu kayıt maliki olan Salih oğlu ölü ...’ün mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü tebliğ ettirerek taraf teşkilini sağlaması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, taşınmazın bulunduğu yerde mera tahsisi yapılmış ise buna ilişkin kararlar, ekleri ve haritalarının getirtilmesi, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin en az üç farklı tarihte çekilmiş hava fotoğraflarının getirilerek taşınmaz başında aynı ve komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisi ile yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte varsa, mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, mera tahsisi yoksa, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, mera, yaylak veya kışlak vasfı taşıyıp taşımadığı, meradan açılıp açılmadığı, sınırında bulunan mera parseli ile arasında doğal ya da yapay ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, mera, yaylak veya kışlak vasfında olup olmadığını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; ondan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek..." karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, uzun yıllardan beri tarımsal alan niteliğinde olup özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, dava konusu yerin mera vasfı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.