IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, öncelikle iş bu davanın muhatabının müvekkil Kurum olmadığını, muhatabın davacının çalıştığı firma olan "... Temizlik Turizm Gıda İnşaat Ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti." olduğunu, davanın müvekkil idare yönünden sıfat (pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu hak ve alacakların hak düşürücü süre/zamanaşımına uğradığını, 13.11.2019 tarihli duruşma zaptında taraf vekillerinin maluliyet oranına itirazda bulunmadığının görüldüğü belirtilmiş ise de maluliyet oranına ilişkin herhangi bir yazı tebliğ edilmediğini, ayrıca tespit edilen maluliyet oranını da kabul etmediğini, kazanın meydana gelmesinde özellikle davacı işçinin tam kusurunun mevcut olduğunu, zararın oluşmasında müvekkil idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hastane ile yüklenici diğer davalı firma arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi gereğince hastanenin ihaleyi veren konumunda olduğunu, Sağlık Bakanlığına bağlı olarak hizmet veren hastanenin, 506 sayılı Kanun'un 87 nci maddesi anlamında asıl işveren olmadığını, ihale makamı konumunda olduğunu, davacınin iş kazası sonucu yaralanmasıyla ilgili hukuki sorumluluğun yüklenici firmada olduğunun açık olduğunu,
tazmin müessesesi, bir zenginleşme vasıtası olmayıp, gerçekten uğranılmış olan zararların tazmini gayesine yönelik olduğunu, diğer taraftan talep edilen maddi tazminat kalemleri arasında yapılmış sağlık harcaması bakımından, tedavi giderlerinin bir sosyal güvenlik kurumunca karşılanmış olup olmadığı araştırılarak bu kalem bakımından talebin reddi veya istenen meblağın tenkise tabi tutulması gerektiğini, ayrıca asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla maddi tazminata hükmedilmesi halinde yasal faizin idareye müracaat tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, manevi tazminatın türü için faiz talebinin tamamen mesnetsiz olduğunu, zira manevi tazminata niteliği itibariyle faiz yürütülemeyeceğini,
Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında talep edilen meblağın indirilmesi gerektiğini, Mahkemece müvekkil bakanlığın 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13./j mad. gereği harçtan muaf olduğunun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının SGK kayıtlarına göre davalı ... Temizlik Turizm Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinin işçisi olarak diğer davalı ... Bakanlığına bağlı hastanede inşaat teknikeri olarak çalıştığı, davalı ... Bakanlığının asıl işveren, davalı ... İnş. Şirketinin alt işveren olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 ncı maddesi uyarınca dava konusu iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminattan her iki davalının birlikte sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının husumete yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf talebi incelendiğinde; kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 72 nci maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup kazanın meydana geldiği 05.10.2015 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi geçmeden 20.01.2016 tarihinde eldeki davanın açıldığı görülmekle zamanaşımına ilişkin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Davalının diğer istinaf talepleri incelendiğinde; yerel Mahkemece tarafların kusur oranlarının tespiti için bilirkişi heyetinden alınan raporda davacının %10, davalı ... Bakanlığının %30, davalı ... Şirketinin %60 oranında kusurlu oldukları belirlenmiş olup bilirkişi raporunun yasal mevzuata ve dosya kapsamına uygun hazırlandığı, kusur oranlarına ilişkin bilirkişi tespitinde ve bu rapora göre verilen yerel Mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyet oranına ilişkin 21.06.2019 tarihli SGK Kurum Sağlık Raporunda belirtilen davacının %33,2 maluliyet oranının ve kontrol muayenesinin gerekmediğine ilişkin tespitin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının maluliyet oranı ve tarafların kusur durumu esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporundaki maddi tazminat tutarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu kazanın haksız fiile ilişkin olması nedeniyle hükmolunan tazminatlara haksız fiil tarihinden faiz işletilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davalının manevi tazminat ile ilgili istinaf talepleri incelendiğinde; ...Somut olayda; kaza tarihi itibarı ile davacının yaşı, maluliyet oranı, davacının kaza ve sonrası tedavi sürecinde duyabileceği elem ve ızdırap, sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihi itibarı ile paranın alım gücü, kaza tarihi ile davanın açıldığı tarih hep birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece takdir olunan 25.000 TL manevi tazminat miktarının yerinde olduğu sonucuna varılmış, davalının bu yöndeki istinaf taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
Davalının harca yönelik istinaf talebi incelendiğinde ise ... harçtan muaf olduğu halde yerel Mahkemece davacı tarafından yatırılan 435,48 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı, 4,30 TL vekalet harcı ve 3.276,00 TL tamamlama harcından davalı ... Bakanlığının diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına ilişkin yerel Mahkeme kararının hatalı olduğu görülmüş, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak dosyada deliller toplandığından Dairemizce yeniden hüküm kurularak harçla ilgili söz konusu hata giderilmiştir..." gerekçesiyle davalı ... Bakanlığının istinaf başvurusunun kabulü ile
" İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
-Davalı T.C. ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davanın kabulüne,
a-Maddi tazminat davasının kabulüyle 192.294,87 TL maddi tazminatın 05.10.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
b-Manevi tazminat davasının kabulüyle 25.000,00 TL manevi tazminatın 05.10.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine...Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda manevi tazminat davası yönünden kesin, maddi tazminat davası yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık" şeklinde hüküm kurulmuştur.