İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/4530 · K. 2024/2959
- Esas No
- 2023/4530
- Karar No
- 2024/2959
- Karar Tarihi
- 05.06.2024
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2023/4530 E. , 2024/2959 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/796 E., 2023/240 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... ve ... ile temyiz dışı sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b.e., 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b.e., 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, temyiz dışı sanık ... hakkında kusurunun bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre verilen beraat kararlarının, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verildikten sonra sanık ... ve ... ile temyiz dışı sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b.e., 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b.e., 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, temyiz dışı sanık ... hakkında kusurunun bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; olayda kusursuz olan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın tüm güvenlik tedbirlerini almış olduğuna, taşeron olarak üstlendiği inşaatın kaba inşaat yapımı sırasında oluşan kaza ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığına, sanığın güvenlik tedbiri ve denetim konusunda Eko Global isimli şirket ile anlaşmış, tüm tedbirlerin alınması ile ilgili gerekli önlemlerin alındığı yönünde anlaşma yapmış olduğuna, sanığın beraat etmesi gerekirken verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğine, sanığın inşaat mühendisi olduğuna Kavuklar İnşaat firmasının "İzmir Point Bornova Alışveriş Merkezi" projesinde şantiye şefi olarak görev yaptığına, söz konusu proje inşaatının "anahtar teslim kaba inşaat yapım sözleşmesi" imzalanan diğer sanık ...'ın (Hünerli İnşaat) yüklenici sıfatını taşıdığı bir proje olduğuna, bu proje kapsamında devam eden inşaatta meydana gelen iş kazasından müvekkilinin cezai anlamda sorumlu tutulmasının hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı düştüğüne, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde katılanın Point bornova 'da bulunan Kavuklar inşaat firmasının müteahhitliğini yaptığı inşaatta sanık ...'ın Hünerli inşaat olarak taşeron olarak faaliyeti sırasında taşeron firmada işçi olarak çalıştığı, çalışmalar sırasında inşaat vincin halatının altıncı kattaki kalıp tahtasına çarparak, 245 cm uzunluğunda, 30 cm enindeki kalıp tahtasının katılanın işçinin üzerine düşmesi sonucu hayati tehlike geçirecek ve vücudunda birden fazla ağır (6) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; inşaatı üstlenen işveren durumundaki Kavuklar inşaat şirketinin yetkilisi olan sanık ... ve işin ihale edildiği alt işveren durumunda olan Hünerli inşaat şirketinin yetkilisi olan sanık ..., malzemeyi düşüren kule vincin operatörünün sanık ..., formen ve vinç işaretçisi sanık ..., saha sorumlusu olan inşaat mühendisi sanık ... ve şantiye şefinin sanık ... olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; sanık ... taşeron Hünerli İnşaatın yetkilisi olup inşaat alanında eğitim almış bir işaretçi çalıştırılmasını ve görevlendirilmesini sağlamama, uygun iş organizasyonunun kurulmasını sağlamama nedeniyle, sanık ... Kavuklar İnşaatın yetkilisi ve şantiye şefi durumunda olup iş güvenliği birimi tarafından yapılan uyarılara rağmen kule vincin çalışma alanı altında çalışmaları önlemek için uygun iş organizasyonunun kurulmasını sağlamama ve yapılan çalışmaları yeterince denetlememe nedeniyle kusurlu olduklarının kabulü ile; sanık ... ve ... ile temyiz dışı sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b.e., 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b.e., 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, temyiz dışı sanık ... hakkında kusurunun bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre verilen beraat kararlarının, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2021 tarihli ilâmıyla;
"...I-Sanık ...'nin taksirle yaralama suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay tarihinde inşaatta işçi olarak çalışan katılan, çalışmalar sırasında inşaat vincin halatının altıncı kattaki kalıp tahtasına çarparak, 245 cm uzunluğunda, 30 cm enindeki kalıp tahtasının katılanın işçinin üzerine düşmesi sonucu hayati tehlike geçirecek ve vücudunda birden fazla ağır (6) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; yüklenici firmada saha mühendisi olarak çalıştığını beyan eden sanık ...'ye ilişkin çalıştığı şirketten görev belgesi, şirket içi organizasyon şeması da getirtilerek, görev tanımının belirlenmesi ve gerektiğinde dosyanın iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alındıktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, sanık beyanı ile yetinilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suç açısından sanık ...'nin taksirinin bulunmaması nedeniyle sanık ... hakkında beraat kararı verilirken uygulama maddesi olan CMK'nın 223/2-c maddesine yer verilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi;
II-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanıklar lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanıklar lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verildikten sonra takdiren sanıklar hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına; sanık ... ve ... ile temyiz dışı sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b.e., 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b.e., 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, temyiz dışı sanık ... hakkında kusurunun bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Taksirle işlenen suçlarda birden fazla sanık olması durumunda yargılama giderlerinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının yargılama giderleri ile ilgili paragrafında yer alan "eşit olarak" ibaresinin, "sebebiyet verdikleri oranda" şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.