IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davalı iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmadığını, davacının işe başladıktan sonra hamile kaldığını, iş yerinde kendilerinden sorumlu olan proje sorumlusuna hamile olduğunu söylediğini, bu hususun tanık Tülay'ın beyanı ile sabit olduğunu, okuma yazması olmadığından hamilelik bildirimini sözlü olarak yaptığını, davalı işveren tarafından hamile olduğu bilinmesine rağmen iş tanımı dışındaki temizlik, garson, paspasçı işlerinin tümünde çalıştırıldığını, kimyasala maruz bırakıldığını, gerekli techizat verilmediğini ve hafta sonları dahil uzun sürelerle çalıştırılarak en son ağır çay matının kaldırmasının istenildiğini, kanaması başladığında hamile olduğu bilinmesine rağmen hastaneye gitmesine izin dahi verilmediğini, iş saatleri içerisinde ve iş yeri sınırlarında düşük yaptığını, davalı iş yerinin kusur sorumluluğu ile birlikte kusursuz sorumluluğunun da olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin sigortalısı olarak dava dışı şirket bünyesinde yemek servis elamanı olarak çalışan ve hamile olan davacının 03.02.2019 tarihinde iş yerinde vajinal kanama geçirerek düşük yaptığı, Kurum tarafından olayın iş kazası olarak tespit edildiği, Mahkemece ilk olarak bir iş yeri hekimi ve 1 kadın doğum uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden 03.07.2021 tarihli kusur raporu alındığı, iş bu kusur raporunda, gebeliklerin saptanamayan düşükler de hesaba katıldığında yüzde 40’a yakınının düşükle sonuçlandığı, düşüklerin %80'inin gebeliğin ilk 12 haftasında gerçekleştiğini, düşüğe yol açabilecek tek bir sebebin olmadığı, bilinenler dışında bilinemeyen nedenlerin de olduğu, en önemli etken olan anne ve baba adayı yaşı dışında, anne adayında hormonal bazı hastalıklar, polikistik over, hipotiroidi (tiroid bezinin az çalışması), kronik hastalıklar; özellikle kalp, karaciğer ve böbrek hastalıkları, bazı otoimmun hastalıklar, tüberküloz, kanser, ileri derecede kansızlık, jinekolojik hastalıklar; rahim şekil bozuklukları, rahimde yapışıklıklar, miyomlar, sigara ve alkol kullanımı ve mesleki olarak bazı maddelere sürekli maruz kalmanın düşük oluşma riskini artırdığı, sigortalı işçinin 2 haftalık gebeliğinin düşükle sonuçlanması ile neticelenen olayda; İş Sağlığı İş Güvenliği Mevzuatının yükümlülüklerine dair ihmal veya ihlallere bağlı sebeple oluşmadığı, işverene ve işçiye bu yönde atfedilecek kusur bulunmadığı, ancak sigortalı işçinin gebeliğini yönetici ve iş yeri sağlık birimine haber vermesi gerekirken bunu saklamasının İş Sağlığı İş Güvenliği kuralı ihlali olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacı tarafın itirazı üzerine bu sefer, 1 kadın doğum uzmanı, 1 iş yeri hekimi ve 1 kimya mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alındığı, 01.12.2021 tarihli kusur raporunda da çevresel etkenler ile düşükler arasında somut ilişki kurulamadığı, davalının kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği , Bölge Adliye Mahkemesi tarafından iki iş güvenliği uzmanı ve 1 kadın doğum uzmanından oluşan heyetten yeniden kusur raporu alındığı, 30.10.2022 tarihli kusur raporunda; kendiliğinden oluşan düşüklerinin %80’inin ilk üç ayda gerçekleştiği, düşük sebeplerinin %50’sinin ise bugünkü yöntemlerle tespit edilemediği, ağır kaldırmanın, aşırı egzersiz yapmanın düşük sebebi olmadığı, davacının gebeliğinin sonlanmasında, davalı işverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu madde 4, 5, 10, 16, 17’de belirtilen hususlara aykırı bir tasarrufunun, gebeliğinin sonlanmasında alınmamış bir iş sağlığı ve güvenliği önleminin etkisi bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde işverenin veya davacı işçinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, olayda %100 oranında kötü tesadüf veya kaçınılmazlık faktörünün etkisinin bulunduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının kaza tarihinde 37 yaşında olduğu, gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Dairece alınan kusur raporlarında belirtildiği üzere, yaş ve gebelik süresi gözetildiğinde düşük riskinin yüksek olduğu, davacı tanığının davacının görümcesi olduğu, beyanlarına tek başına itibar etmenin mümkün olmadığı, kaldı ki masa silmede kullanılan kimyasalın düşüğe sebep olduğuna ilişkin dosyada somut bir tespit bulunmadığı gibi tıbbi değerlendirmeyi gerektiren bu olayın tanık beyanı ile ispatlanmasının mümkün olmadığı, Dairece alınan kusur raporunda ağır kaldırmanın düşük sebebi olmadığının belirtildiği, davalı tanıklarının beyanlarından davacının gebeliğini işverenden gizlediğinin anlaşıldığı, gerçekleşen iş kazasının bünyesel özelliklerden kaynaklandığı ve davalı işverenin herhangi bir kusurunun bulunduğunun dosya kapsamında ispat edilemediği, öte yandan, vajinal kanama sonucu gerçekleşen düşük sonucu gerçekleşen iş kazasında kaçınılmazlığın söz konusu olmayacağı, nedeninin tam olarak tespit edilmesi mümkün olmayan düşük riskinden davalı işverenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.