V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; davacılara atfedilen bir kusur bulunmadığını, davalıların zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından maddi tazminatta indirim yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından hesaplanan bakıcı giderine %50 hakkaniyet indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminat miktarına ilişkin aktüerya raporu alındıktan sonra asgari ücret iki kere değiştiğinden aktüerya raporunun güncellenmesi gerektiğini, takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davalılar hakkında davaların aynı gerekçeyle red edilmiş olması dikkate alındığında mükerrer vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar Sekiz Eylül Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş. ve ... vekili; davalı doktor ...'in kendisinden talep edilen muayeneleri yaptığını, konsültasyon formlarını yazarak ve her iki muayene sonucunda da bebeğin ROP tedavi merkezine gönderilmesini önerdiğini, davalı doktorun sorumluluğunun, bebeğin rop muayenesini yapıp, bu muayene sonucu tespit ve önerilerini belirtmekle sınırlı olduğunu, bebeği rop muayenesine sevkini sağlama yükümlülüğünün olmadığını, davacıların olayın meydana gelmesinde kusurlu olduklarını, dosya kapsamında hükme esas alınan adli tıp kurumu raporu ile uzman raporu arasında açık bir çelişki mevcut olup söz konusu çelişkinin Mahkeme tarafından giderilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının doğumundan 18 yaşına kadar olan dönemin hatalı olarak hesaplamaya dahil edildiğini, davacılar tarafından bakıcı giderine ilişkin herhangi bir belgenin dava dosyasına sunulamadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık vekalet ilişkisinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Mahkemece alınan bilirkişi raporları bütünüyle değerlendirildiğinde, küçüğün takip ve tedavisini yapan doktorun kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı Şirket istihdam eden durumunda olup kendi hastanesinde çalışan doktorun kusurundan sorumlu olduğu, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için alınan raporların dosya kapsamına uygun, yeterli ve Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu, küçüğün "görme yetisini" kaybetmesi nedeniyle hayatı boyunca emsallerine oranla daha fazla efor sarf etmek zorunda kalacağı, bu haliyle sürekli iş gücü kaybının on sekiz yaşına kadar "efor tazminatı" olarak hesaplanmasında, sürekli bakıma muhtaç olması dikkate alınarak bakıcı giderine hükmedilmesinde usul ve Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşıyacağından bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim; bu konuda takdir hakkını kullanırken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Somut olayda, olayın oluş şekli, vakanın niteliği, gelecek hayatına etkisi, olay tarihi, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının isabetli olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazimanata ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranı gözetilerek hesaplanan maddi tazminattan indirim yapılmıştır. Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumlu olduğundan, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurlarının hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmesi ve kusurun bölünemeyeceğinin gözetilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca kusur nedeniyle indirim yapılması usul ve Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4. Dosyada yer alan 14.10.2020 tarihli raporda meydana gelen görme kaybının ilgili yönetmelik kapsamında %100 maluliyet oranı gerektirdiği, dava konusu olaya bağlı maluliyet oranı hesaplamasında sadece bu görme kaybına bağlı değerlendirme yapılarak %100 oranının bulunduğu, tespit edilmiştir. Davacı küçüğün "görme yetisini" kaybetmesi nedeniyle hayatı boyunca bakıma muhtaç olacağı anlaşıldığından, hesaplanması gereken bakıcı giderlerinden hakkaniyet indirimi yapılması usul ve Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
5. Karar tarihine en yakın yeni asgari ücretin dikkate alınarak hesaplama yapılarak, esasen davacının usuli kazanılmış hakkının gözetilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalının usuli kazanılmış hakkı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.