Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/4780 · K. 2024/7390
11. Ceza Dairesi 2023/4780 E. , 2024/7390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2019/7684 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2019 tarihli ve 2019/165543 Soruşturma, 2019/95859 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.12.2019 tarihli ve 2019/7684 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 31.12.2019’da kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/2814 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87743 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87743 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, müşteki ile şüphelinin aralarında adi yazılı satış vaadi sözleşmesi düzenlediği, bu sözleşme uyarınca müştekinin şüpheliye ödeme yaptığı, ancak şüphelinin sözleşmede üstlendiği taşınmazı müştekiye teslim etmeyerek üçüncü bir kişiye sattığı, müştekiyi bu şekilde dolandırdığı iddialarını içeren dilekçe ile şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, söz konusu uyuşmazlığın hukuk mahkemeleri nezdinde çözümlenebileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, şüpheli tarafından İstanbul İli, Kadıköy İlçesi ... Mahallesi 3397 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek A1 Bloğun 2. Katında bulunan 16 numaralı bağımsız bölümü inşa sonrasında müştekiye satılacağının taraflar arasında düzenlenen adi satış sözleşmesi ile kararlaştırılmasına ve peşinat bedeli olan 170.000,00 Türk lirasının şüpheliye ödendiğinin sözleşmede belirtilmesine rağmen, anılan dairenin müştekiye teslim edilmediği olayda, müşteki vekili tarafından dosyaya ibraz edilen şikayete konu taşınmaza ait tapu kayıt örneği uyarınca, söz konusu taşınmazın taraflar arasında yapılan sözleşme tarihi olan 18/08/2014 tarihinden sonra, şüpheliye ait şirket tarafından 13/07/2015 tarihinde ... isimli şahsa satıldığının anlaşılması karşısında, öncelikle suça konu bu taşınmaza ait tapu kayıt belgelerinin getirtilmesini ve taşınmazın asıl maliki olduğu anlaşılan ... isimli şahsın tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasını müteakip, soruşturmanın seyri açısından şüpheli hakkında benzer soruşturma veya kovuşturma dosyalarının araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini takiben toplanacak tüm deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.