Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/4780 · K. 2025/229
3. Hukuk Dairesi 2023/4780 E. , 2025/229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1413 E., 2023/1664 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/253 E., 2021/1938 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.01.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat Tugay Kayhan’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıya ait soğuk hava deposunda 06.04.2013 tarihinde çıkan yangında müvekkiline ait depoda bulunan malların zarar gördüğünü, müvekkili şirketin sigorta poliçesine göre 500.000 Euro tenzili muafiyet söz konusu olduğunu sigorta kapsamında tazmin edilemeyecek olan söz konusu muafiyet bedelinin davalıdan tazmini gerektiğini, sözleşme kapsamında mücbir sebep olmaksızın meydana gelen yangınlardan kaynaklacak hasarlarda, zararın tazmini için davalının kusuru dahi aranmadığını, kaldı ki sözleşmede açık bir düzenleme yapılmamış olsa bile davalının yedinde bulunan ürünlerin zarar görmesinden sorumlu olacağı ileri sürülerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 500.000 Euro karşılığı 1.381.500 TL’nin olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davacının malların değerini ve miktarını bildirmediğini, yaptığı poliçedeki muafiyet klozundan müvekkile hiç söz etmediğini, kendi sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının sözleşmeye dayalı talepte bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin yangının meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.